08 Mart 2010, Pazartesi

Prof. Dr. Peach: Avrupa Kürtlere karşı çifte standarttan vazgeçmeli

Almanya’daki Sol Parti’nin (Die Linke) eski milletvekili Prof. Norman Peach, Avrupalıların ve Avrupa Birliği ülkelerinin yıllar önce genel hak olarak kabul ettikleri ‘halkların kendi kaderini tayin hakkı’nı, Kürtler söz konusu olduğunda tanımadıklarını ve bu nedenle Kürtlere karşı çifte standart uyguladıklarını söyledi.

-----

GÜNEŞ ÜNSAL

Türkiye'de son günlerde Kürt halkı ve politikacıları üzerinde yoğunlaşan baskılar karşısında uluslararası kamuoyunun sessiz kalması, Türkiye'nin altına imza attığı anlaşmalara uyması konusunda herhangi bir yaptırımın söz konusu olmaması Avrupa aydınlarının da tepkisini çekiyor. Geçtiğimiz günlerde Demokratik Toplum Kongresi tarafından Diyarbakır'da düzenlenen Uluslararası Müzakere ve Çözüm Deneyimleri Konferansı'na da katılan Almanya Sol Parti eski milletvekili ve uluslararası hukuk uzmanı Prof. Dr. Norman Peach, Avrupa ülkelerinin yıllar önce sömürge ülkeleri bağımsızlığa kavuşturan 'Halkların Kendi Kaderini Tayin Hakkı' ilkesini Kürtler için işletmediğini, AB'nin sorunun çözümüne katkı sunması için öncelikle Kürtlere karşı uygulanan çifte standarttan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.

'ÇİFTE STANDARTTAN VAZGEÇİLMELİ'

Prof. Dr. Peach, Türkiye'de hala çocuklarına Kürtçe isim vermelerinden dolayı onlarca insan ya da konuşmalarını Kürtçe yapmalarından dolayı binlerce Kürt politikacısı yargılanırken, Türkiye devlet televizyonu tarafından 24 saat Kürtçe yayın yapan televizyon kanalının açılmasının Türkiye'de Kürtçenin serbest olduğu yanılgısı yarattığı görüşünü paylaştığını ifade etti. Avrupa'nın bu çelişkiyi görmemesinin imkânsız olduğunu söyleyen Peach, Avrupa Birliği'nin Türkiye'de Kürt halkına karşı uygulanan hak ihlalleri konusunda bir yaptırım uygulayabilmesi için öncelikle Kürtlere yönelik çifte standardı bırakması gerektiğini ifade etti.

'AVRUPA KÜRT SORUNUNDA HAZIRLIKSIZ'

Peach konuya ilişkin şunları söyledi: Uluslararası hukukçu olarak bu probleme legal standartlar çerçevesinde bakmak zorundayım. Halkın kendi kaderini tayin hakkı ile yıllar önce sömürgelerin özgürleştirildiği Avrupa ülkelerinin, aslında Türkiye'deki hükümetlerin de Kürt halkı için kendi iradesine sahip çıkma-kendi kaderini tayin hakkı konusunda gerekli tüm hakları kapsayan bir hazırlık yaptıklarını sanmıyorum. Bence bu problemin merkezlerinden birisi, yasal haklar konusunda benimsenen yaklaşımdaki çifte standarttır. Kürt kimliği Almanya'da bile reddediliyor. Benim anladığım kadarıyla onlar da Kürt halkının nelerle karşı karşıya olduğunu tasavvur edemiyorlar."

'BİR ÇEŞİT OTONOMİ GEREKİYOR'

Sorunun sadece Kürt halkının kullandığı dile yönelik engellemelerden ve sınırlandırmalardan kaynaklanmadığını ifade eden Peach, Kürt halkının diğer tüm halklar gibi kendi kültürünü kendisinin tanımlamasının ve özgürce yaşamasının koşullarının sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Peach; "Bu bir çeşit otonomi ve aynı zamanda halkın kendi kültürünü kendisinin belirlemesi, tanımlamasıdır. Bu dünyadaki hemen hemen tüm ülkelere, halklara tanınan bir haktır. Ancak Türk hükümetinin bu konudaki ihlallerinin görülmemesi bir çelişkidir ki bu da gerçek anlamda bir çifte standarttır" dedi.

Almanya Sol Parti ve aydınların Kürtlere karşı uygulanan bu çifte standarda karşı savaştığını da sözlerine ekleyen Peach, sözkonusu mücadelenin uzun bir zaman alacağını ancak umutlarını kesinlikle yitirmediklerini de ifade etti. Peach, bir yıl öncesinde olduğundan daha fazla umutlu olduğunu da vurguladı.

'1966'DAN BERİ UYGULANAN KARAR TÜRKİYE'DE GEÇERLİ DEĞİL'

Halkların Kendi Kaderini Tayin Hakkı konusunda ise Peach şunları söyledi: "Kendi Kaderini Tayin Hakkı 1966-1967 yıllarında imzalanan İnsan Hakları Anlaşması'nın ilk paragrafında yer alır. Bu anlaşmaya göre herkes hatta anlaşmaya imza koymayan ülkeler dahi bu anlaşmaya uymak zorundadır. Bu geleneksel bir yasadır ve tüm ülkeler gerçekten takip etmek zorundadır. Bu nedenle diğer ülkeler, Ankara'yı bu hakları insanlara tanımak konusunda zorlanmalıdır."

(diha)