26 Şubat 2010, Cuma

Sağlık emekçileri taşeronlaştırmaya karşı yürüdü

Dev Sağlık-İş sendikasının öncülüğünde bir araya gelen çok sayıda sağlık örgütün yönetici ve üyeleri, taşeronlaştırmaya, 4/B, 4/C ve güvencesiz çalıştırılmaya karşı yürüdü.

Ankara’da Demirtepe metro çıkışında toplanan sağlık emekçileri, taşeronlaştırmaya, 4/B, 4/C ve güvencesiz çalıştırılmaya karşı yürüdü. Dev Sağlık-İş öncülüğünde gerçekleşen yürüyüşe çok sayıda sağlık örgütü ve sendika da destek verdi. Yürüyüşe KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun, TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Halkevleri Genel Başkanı İknur Birol, DİSK İçanadolu Bölge Temsilcisi Kani Beko, Tekgıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel ve çok sayıda emekçi katıldı.

"Sağlıkta taşeronu durdurduk güvenceli iş istiyoruz" pankartı arkasında yürüyüşe geçen grup sık sık, "Direne direne kazanacağız", "IMF uşağı işbirlikçi AKP", "Sağlıkta taşeron ölüm demektir" sloganları attı. Yoldan yürümek isteyen grubun yürümesine izin vermeyerek GMK Bulvarı'na barikat kuran polis ile sağlıkçılar arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Gerginliğin ardından kaldırımdan yürüyerek YKM önüne gelen grup adına basın açıklamasını okuyan Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, güvenceli iş ve güvenceli gelecek istediklerini belirterek, "Sağlık alanında uygulanan politikalarla sağlık işçileri taşeron şirketlerle güvencesiz şekilde çalıştırılmak isteniyor. Bizler buna boyun eğmeyeceğiz" dedi.

'TÜRKİYE'DE SAĞLIK ALANINDA 150 BİN TAŞERON İŞÇİ VAR"

Üniversite hastaneleri ile birlikte Türkiye'de sağlık alanında 150 bin taşeron işçinin bulunduğuna dikkat çeken Çerkezoğlu, "İşte TEKEL işçileri buna dur demek için mücadele ediyorlar. Bizler bu uygulama gayri meşru diyoruz. Buradan Başbakan'a sesleniyorum bizim önümüze barikat koyarak bu mücadeleden alı koyamazsınız. Bizler taşeronlaştırma öldürür diyoruz. İşte maden ocaklarında yaşananlar ortadadır. Orada hayatını kaybeden arkadaşlarımız güvencesiz çalıştırılan insanlardır. AKP'nin Bakanları bunu anlamazlıktan geliyorlar. Biz onlara anlatalım, sizin güvencesiz çalıştırma anlayışınızın sonucudur oradaki ölümler" dedi. Çerkezoğlu, bundan sonra sağlık alanında yapılacak ihalelerin suç olacağını belirterek, "Bun güvencesiz çalıştırılan işçilerini ölümüne neden olmak demektir" şeklinde konuştu.

Tek Gıda İş Genel Başkanı Mustafa Türkel ise TEKEL direnişinin tüm emekçilerin, taşeron işçilerin, 4/C'ye muhtaç kılınan işçilerin mücadelesi olduğunu belirterek, "Sağlıkçıların ve TEKEL işçilerini mücadelesi Türkiye'nin mücadelesidir" dedi. KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek de taşeronlaştırmaya karşı alanlarda birlik olacaklarını belirterek, "Aslında bu fotoğraf son dönemde oldukça sık bir şekilde ortaya çıkmaya başladı. Gün geçmiyor ki bir can kaybı olmasın. Maden işçilerini ölümü bu ülkenin Çalışma Bakanı ve Başbakan'ının bu güne kadar iş sağlığı ve güvenceli iş için hiçbir şey yapmamasının ürünüdür. Çünkü onların esas amacı Türkiye'yi ucuz iş gücüne çevirmektir.73 gündür direnen TEKEL işçileri dün 1 şehit verdi fakat iktidar savaşı için toplantı yapan siyasi iktidar hiçbir açıklama yapma gereği görmedi. Çünkü kapitalizmin kâr hırsı hiçbir değeri görmüyor" şeklinde konuştu. Açıklamanın ardında Ela isimli bir işçinin küçük kızı TEKEL işçilerine hitaben şiir okudu.

(diha)