02 Nisan 2010, Cuma

Türkiye'de yargı kıskacında Kürtçe gazetecilik serüveni - 2

Sürgün hayatına son verilerek 2003 yılında Diyarbakır'da çıkarılmaya başlanan Azadiya Welat gazetesi, 10 yıl süren haftalık yayının ardından 15 Ağustos 2006 tarihinde günlük yayına geçti. Günlük yayına başlaması, "Terörle Mücadele Kanunu"ndaki değişikliklere denk gelen Azadiya Welat, yaşıt olduğu TMK nedeniyle, toplam 7 kez kapatılırken, 8 kez imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürünü değiştirdi. Kapatılma dönemlerinde ise, Rojev, Dengê Welat, Welat ve Hawar isimli gazeteler yayınlandı.

-----

Türkiye'de yayınlanan en uzun ömürlü Kürtçe gazete olan ve 1996 yılında yayına başlayan Azadiya Welat gazetesi, 2003 yılında sürgün hayatına son verilerek, Diyarbakır'a taşındı. Türkiye'de Kürtlerin yaşadığı coğrafyada yayınlanan ilk Kürtçe günlük gazete olan Azadiya Welat gazetesi 10 yıl süren haftalık yayının ardından, 15 Ağustos 2006 tarihinde günlük yayına başladı. Günlük yayına başlaması, "Terörle Mücadele Kanunu"ndaki değişikliklere denk gelen Azadiya Welat, yaşıt olduğu TMK nedeniyle, toplam 7 kez kapatıldı. Ayrıca, verilen cezalar ve açılan davalar nedeniyle, 8 imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü değiştirildi. Kapatılma dönemlerinde ise, Rojev, Dengê Welat, Welat ve Hawar isimli gazeteler çıkarıldı. Büyük ekonomik kayıplara uğrayan gazetenin imtiyaz sahipleri ve yazı işleri müdürlerine ise, yüz yıllara varan hapis cezaları isteniyor.

'SÜRGÜNDE BAŞLAYAN YAYINCILIĞA SON VERDİ'

Kürt basın yayın alanında en uzun soluklu gazete unvanına sahip olan Azadiya Welat gazetesi, Mısır'ın Başkenti Kahire'de 1898 yılında "Kürdistan" gazetesiyle sürgünde başlayan yayıncılık serüvenine de son verdi. 2000'li yıllara kadar bölgeye girişleri dahi yasaklanan gazeteler, buna rağmen bölgeye getirilerek dağıtıldı. Çok zor koşullarda halka ulaştırılan gazeteler yoğun ilgi görürken, Kürtçe yayınlanan bir gazetenin Kürtçenin konuşulmadığı bir yerde yayınlanmasının okurlara cevap olamayacağını düşünen Azadiya Welat çalışanları da, tamamı Kürtçe olan gazetenin kaynağından çıkarılması kararını aldı. 2003 yılında merkezi Diyarbakır'a taşınan ve buradan yayınlanan Azadiya Welat gazetesi, Kürtçenin gelişiminde ve ortak dilin yaratılmasında önemli bir rol oynadı. Türkiye'nin dışında İran, Irak ve Suriye'de yaşayan Kürtler tarafından ilgiyle takip edilen Azadiya Welat gazetesi, Kürtlerin siyasal, sosyal ve kültürel alandaki gelişmeleri takip ettiği belli adreslerden biri konumuna geldi.

170 GÜN YAYINI DURDURULDU

TMK'daki değişikliği ile yaşıt olan Azadiya Welat'ın, günlük yayına geçmesiyle de yasaklar ve cezalar peşini bırakmadı. Azadiya Welat, 23 Mart 2007'de 20 gün, 7 Ekim 2008'de 30 gün, 27 Kasım 2008'da 30, 11 Nisan 2009'da 30 gün, 27 Mart 2010'da 30 gün 28 Mart 2010'da 30 gün olmak üzere toplam 170 gün yayın durdurma cezası aldı. Genel yayın yönetmeni, yazı işleri müdürleri ve imtiyaz sahipleri hakkında Diyarbakır'da yüzyılları geçen cezalar istenmektedir. 2006 yılından bu yana 8 İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü değiştiren Azadiya Welat'ın kapatıldığı dönemlerde ise, Rojev, Dengê Welat, Welat ve Hawar isimli gazeteler yayınlandı. Rojev gazetesi de "örgüt propagandası" yaptığı iddiasıyla bir ay süreyle kapatıldı.

YÜZLERCE DAVA VE HAPİS CEZALARI

Gazetenin eski Yazı İşleri Müdürlüğü'nü üstlenen Hamdullah Yılmaz'a 21 dava açıldı bu davalardan birinden 4 yıl ceza verildi. Yılmaz, yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Aynı dönemde gazetenin Yayın Yönetmeni Tayip Temel'e de yazdığı yazılarda "Örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla 2 ayrı dava açıldı ve 1 yıl 2 ay ceza hapis cezası verildi. Hamdullah Yılmaz'dan görevi devralan Vedat Kurşun'a 105 dava açıldı. Kurşun bu davalar nedeniyle 7 Şubat 2008'de tutuklandı ve üç ay cezaevinde kaldı. Daha sonra tahliye olan Kurşun'a bu kez de 3 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Dosyası Yargıtay'da bulunan Vedat Kurşun 30 Ocak 2009'da bazı toplantılara katılmak için yurtdışına çıkmak isterken Atatürk Havalimanı'nda gözaltına alınarak tutuklandı. Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde tutuklu olan Kurşun'a 13 kez "Örgüt propagandası yapmak" suçundan 525 yıl hapis cezası isteniyor.

KÜRTÇE GAZETEYE İLK KEZ BİR KADIN YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ VE İMTİYAZ SAHİBİ OLDU

Vedat Kurşun'dan sonra Yazı İşleri Müdürü ve İmtiyaz sahibi Emine Demir oldu. Demir, bir Kürtçe gazetede imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürlüğü görevlerini alan ilk kadın unvanını aldı. Demir, hakkında da 80'den fazla dava açıldı ve 200 yıla kadar ceza isteniyor. Açılan davaların tümü "örgüt propagandası"na dayandırıldı. Emine Demir'den sonra Yazı İşleri Müdürlüğünü sırayla üstlenen Ozan Kılıç, Mustafa Akgül ve Mehdi Tanrıkulu hakkında da gazetede çıkan yazılar nedeniyle çok sayıda dava açıldı. Eski Yazı İşleri Müdürü Ozan Kılınç, gazetenin Haziran ayında çıkan 12 sayısında yer alan haberler nedeniyle toplam 21 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Hakkında açılmış iki dava daha bulunan Kılınç'ın bugüne kadar aldığı toplam hapis cezası, 26 yıl 3 aya yükseldi.

ADLİYE TEMİZLİKÇİLERİ VE POLİSİN KIT KÜRTÇESİYLE KAPATILAN GAZETE!

Azadiya Welat'ın eski Genel Yayın Yönetmeni Tayip Temel, Azadiya Welat'ın yaşadığı serüveni şöyle anlatır: "Azadiya Welat Kürt gazetecilik tarihinde kendi toprağında Kürtçe çıkan ilk gazetedir. Günlük yayına başladığı zaman dikkat çekici bazı şeyler ortaya çıktı. Savcılar 'Bu gazete nasıl Diyarbakır'da yayın yapar?' diye söylüyorlardı. İstanbul'da bir süre farklı bir gazete vardı ama devlet yetkilileri ve resmi kurumlar Diyarbakır'da çıkarılmasına alışamamışlardı. O dönem gazete kapatma kültürü ortaya çıktı. O dönem keyfi olarak kapatılıyordu. Hem Diyarbakır hem de İstanbul mahkemesi tarafından kapatılıyordu. O dönemde her 4-5 ayda kapatılıyordu." Azadiya Welat'ın her seferinde yanlış çeviri nedeniyle kapatıldığını ifade eden Temel, "Bu dikkat çekicidir. Bir keresinde Obama'nın Türkiye'ye gelişiyle ilgili çıkan haberden kapatıldı. O haberin propaganda ile hiçbir alakası yoktu. Ama yanlış çeviri yapıldığı için gazete ceza aldı. Ardından çok ilginç bir şey oldu. Gazetede tiyatrodan söz ediliyor ve bu kapatma gerekçesi oluyor. 'Örgüt propagandası' olarak görülüyor. Mahkeme gazetenin Kürtçe çevirmenlerini de kabul etmiyor. Çeviriyi bazen polis bazen de adliyedeki temizlikçiler yapıyor" dedi.

'AKP'NİN BASINA HEDİYESİ TMK'

Kapatılan gazetenin maliyetinin büyük olduğunu belirten Temel, "Bir örnek vermek istiyorum. Hürriyet gazetesi Türkiye'nin en büyük ve eski gazetelerinden biridir. 50-60 yıldır çıkıyor. Bu gazete bir yıl içinde iki kere kapatılırsa ne yapar? Çünkü büyük ekonomik sorunlar ortaya çıkar. Okuyucu sayısı azalır. Bu nedenle bir gazetenin kapatılması basın özgürlüğü katliamıdır. Gazete kapatıldığı zaman dağıtımcılarından editörlerine kadar herkes işsiz kalıyor. Büyük ekonomik sorunlar çıkıyor ve her şey yeniden başlıyor" dedi. Gazetelerin TMK nedeniyle kapatıldığını dile getiren Temel, "AKP döneminde çıkarılan TMK, gazetelerin kapatılmasını kolaylaştırıyor. TMK'ya göre savcı gazete hakkında toplatma kararı verebilir ve nöbetçi mahkeme gazeteyi kapatabilir. Yine gazeteciler hakkında rahatlıkla soruşturma açabilirler. TMK var oldukça basın özgürlüğünden söz etmek mümkün değildir. Muhalif basını en çok zorlayan bu kanundur. Bu kanunun kaldırılması lazımdır" dedi.

(SERTAÇ KAYAR / İSMET MİKAİLOĞLULLARI, diha)