13 Nisan 2010, Salı

DİSK ve KESK: Taksim için sayı tartışması yapmayız

DİSK ve KESK Başkanları, İstanbul Valisi Muammer Güler'in "İçinizden provokatörleri ayıklayın, Taksim'i açarız" açıklamasına karşı, sayı tartışması yapmayacaklarını, bunun bir pazarlık konusunu haline gelmesine izin vermeyeceklerini belirtiyor.

İşçi sınıfı ve ezilenler 1 Mayıs'a hazırlanırken, Taksim tartışması yeniden gündemde. 1978'den bu yana emekçilere kapalı olan Taksim, işçi ve emekçilerin mücadelesi sonucu kazanılmıştı. Bu yıl ise hükümet bir yandan 'Taksim'i açacağız' derken, diğer taraftan ilerici, devrimci siyasi parti ve örgütleri, işçilerden yalıtmayı amaçlıyor.

Ancak bu açıklamalar sendikalar cephesinden itibar görmüyor. Makul sayı tartışmalarının mimarı Vali Güler'in açıklamalarını değerlendiren emek ve meslek örgütleri, sayı tartışması yapmayacaklarını, bunun bir pazarlık konusunu haline gelmesine izin vermeyeceklerini belirtiyor. ETHA'ya konuşan sendika ve meslek örgütleri başkanları temel talepleri konusunda da bazı açıklamalarda bulundu.

SAYI TARTIŞMASI TALİHSİZLİK

DİSK Süleyman Çelebi: Valilik bu açıklamanın yanında, sayısal pazarlık tartışmasını da beraber yürütüyor. Bugün hala bir sayı tartışması yapmasını talihsizlik olarak değerlendiriyorum. Eskimiş, demode olmuş yaklaşım ve açıklamalardan kaçınmak gerekiyor. Uzun yıllardır verilen mücadelenin gölgelenmemesi adına, özgürce bir 1 Mayıs kutlaması yapılmasının önünde durulmaması, bu talebin engellenmemesi ve bunun bir gerilim unsuruna dönüştürülmemesi gerekiyor. Herkesin büyük bir coşku içinde bayramını kutlayabilmesi için bu tür açıklamalardan kaçınması gerekiyor valinin.

İkincisi, bizim temel taleplerimiz bellidir. Başta işsizlik sorunu ve işten atılmalar geliyor. Sonra demokrasi sorunuyla birlikte anayasal hak ve özgürlüklerimize, sendikal hak ve özgürlüklerimize ilişkin temel taleplerimizi alanlara taşıyacağız.

SAYI TARTIŞMASINA GİRMEYİZ

KESK Genel Başkanı Sami Evren: Vali'nin açıklamasını pozitif değerlendirmek mümkün değil. Bir sayı tartışması yapıyor. Üstü kapalı olarak sendikalar kutlasın; diğer örgütler, devrimciler, sosyalistler, yurtseverler Taksim'e girmesin demeye getiriyor. Bir kere biz Valilikle bir sayı tartışmasına asla girmeyiz.

İkincisi daha şimdiden "provokatörler var, gelip molotof atacaklar" gibi açıklamalarla başlarlarsa biz de şunları sormaya başlarız: "77'deki provokatörler kimlerdi? Devlet içinde bu tür provokatörler var mı? Gaz bombalarını emekçilere yıllardır atan kim?"

Devletin görevi bizimle böyle bir tartışmaya girmek değil, coşkuyla 1 Mayıs'ı kutlamak isteyen emekçiler için alanlarda güveniliği sağlamaktır. Bunun güvencesini verecek, güvenliğini alacak, gerisi sendikaların işidir. Biz kendimizin de, alanların da, emekçilerin de güvenliğini alırız. Ortamı terörize etmenin, durumu sabote etmenin anlamı yok.

GAZ SALDIRILARIYLA ÖNLEYEMEYECEK

TTB Merkez Konsey Başkanı Gençay Gürsoy: İstanbul Valiliği'nin engel çıkarmayacağı konusunda hala ümitli değilim. Bunu geçmiş örneklere bakarak söylüyorum. Bu konuda İçişleri Bakanlığı'nın zaman zaman olumlu yaklaşımına rağmen, Valinin bu tür engellemelerde bulunduğunu biliyoruz. Ancak bu kez durum biraz farklı. Kamuoyunun ve işçi sınıfının 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak için yoğun bir baskısı söz konusu. Bu baskıya daha fazla dayanabileceklerini sanmıyorum. Bu kez 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasını, geçmişteki gibi gaz saldırılarıyla önlemeyecek ve keyifli coşkulu bir kutlama olacak diye düşünüyorum.

Bu dönemde bütün işçi sınıfı ve emekçilerin talepleri açısından ise emeğin demokratik hakları ve insan hakları talepleri olacaktır diye düşünüyorum. Anayasa tartışmalarının gündemde olduğu bu günlerde kamu emekçilerine grevli toplu sözleşmeli sendika hakkının koşulsuz tanınması taleplerimizin başında gelecektir. 1982 darbe anayasanın çöpe atılarak çağdaş bir anayasa hazırlanması talebi de alanlara taşınacaktır.

TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı: Vali iyi bir şey yapmış. TMMOB, zaten 1 Mayıs'ı, başta Taksim olmak üzere Türkiye'nin bütün alanlarında emek ve demokrasi güçleri ve tüm dost örgütlerle birlikte kutlama kararı almıştı. Taksim Türkiye'de 1 Mayıs alanıdır. Aslında içinde bizim de bulunduğumuz örgütlerin son üç yıldır gösterdiği mücadelenin sonucunda Taksim yeniden 1 Mayıs alanı olarak açılmış durumda. Bu açıklamalar emekçilerin kazanımıdır.

(etha)