06 Nisan 2010, Salı

Çalışlar: Anayasa değişikliğine ilişkin BDP'nin önerileri dikkate alınmalı

Anayasa değişikliği paketine ilişkin tartışmaları değerlendiren gazeteci Oral Çalışlar, mevcut uzlaşmazlık tavrından vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, " BDP'nin hazırladığı değişiklik tasarıları dikkate alınması gereken ciddi öneriler. Kürtlerin de oyunu alabilecek bir değişiklik yüzde 50 barajını geçme ihtimalini daha fazla içinde barındırır. Şimdi önümüzdeki dönemde bu noktada bir tartışma olur diye bekliyorum" diye konuştu.

-----

ÖMER ÇELİK

AKP'nin geçen hafta son şeklini vererek Meclis Başkanlığı'na sunduğu, ancak Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in de imzasının bulunduğu iddiaları üzerine geri çekilen AKP'nin anayasa değişikliği paketi, yeniden Meclis Başkanlığı'na sunuldu. Aralarında Başbakan Erdoğan ve bakanların da bulunduğu 265 milletvekilinin imzasıyla Meclis Başkanlığı'na sunulan taslakta bazı değişiklikler yapıldığı ve 29 olan değişiklik madde sayısının 30'a çıktığı belirtildi. Kamuoyunda AKP'nin taslağı olmakla eleştirilen anayasa paketine ilişkin görüşlerini dile getiren aydınlar uzlaşma olmadan yapılacak değişikliğin bir anlam ifade etmeyeceği görüşünde.

Anayasa değişikliği ile ilgili devam eden süreçte tartışmamaların Anaysa değişikliği tartışması olmaktan çıktığını belirten Gazeteci Oral Çalışlar, "Her meselede olduğu gibi Türkiye ciddi derecede bir ikiye bölünme ve kutuplaşma yaşıyor ve bu kutuplaşma makul düşünmeyi de ortadan kaldırıcı etkiler yapıyor. Yani normalde "bu adam ne diyor?" diye anlamak yerine "bunu kim söylüyor?" sorunusun ön plana çıktığını ve başka bir söylem gelişmeye başlıyor ve bunun adı da yandaşlar ve muhalifler diye de yavaş yavaş bir yaftalamaya da dönüşüyor" dedi.

Türkiye'nin gerçekten çok büyük bir değişim ihtiyacı ile yüz yüze olduğuna dikkat çeken Çalışlar, dünyanın ve Türkiye'nin standartlarının değiştiğine ancak askeri darbenin hukuki ve siyasal yapısının değişmediğini belirterek "Değişmesi gerekiyor. Hepimizin buna ihtiyacı var" diye konuştu. Anayasa değişikliğinin en kritik yerinin devletin gerçekten en kritik merkezlerine dokunma amaçlı olması olduğunu belirten Çalışlar, Anayasa Mahkemesi ile HSYK'nın yapısında ki değişikliklere dikkat çekti. Çalışlar "Burada işin bir politik tarafı var. AKP kendisiyle ilgili bir kapatma davası tehlikesi görüyor. Ve buna karşı bir koruma mekanizması oluşturmaya çalışıyor. Bu, AKP tarafından getirilen değişikliğin politik tarafı. HSYK'da değişiklik yapmak istemesinin nedeni ise için Ergenekon davası. Çünkü HSYK'da oluşan çoğunluk Ergenekon davasını çökermek için uğraşıyor. Bundan sonra da böyle devam edileceği anlaşılıyor" dedi.

'AKP'NİN EN MAKUL UZLAŞABİLECEĞİ BDP'NİN TEMSİL ETTİĞİ GRUPTUR'

AKP'nin değişikliği geçirmek için iki desteğe ihtiyacı olduğunu belirten Çalışlar, AKP'nin firme ihtimali olduğunu belirterek en uzlaşabilecek olan grubun BDP olduğunun altını çizdi. Çalışlar, "Bunu ancak bu işe daha makul yaklaşabilecek kesimlerle uzlaşarak yapmak, burada da tabi esas olarak Kürt kimliği hareketi dediğim meclisteki BDP var. BDP ile uzlaşarak yapılabilinecek bir değişiklik önemli. Kürtlerin de oyunu alabilecek bir değişiklik yüzde 50 barajını geçme ihtimalini daha fazla içinde barındırır. Şimdi önümüzdeki dönemde bu noktada bir tartışma olur diye bekliyorum. Kürtlerden gelen ve BDP'nin hazırladığı değişiklik tasarıları dikkate alınması gereken ciddi öneriler. Anayasa değişikliği konusunda en makul uzlaşma topluluğunun BDP'nin temsil ettiği siyasi grup olduğu kanısındayım. Sadece onlarla konuşulabilinecek bir ortam var çünkü" diye konuştu. Çalışlar, toplumsal olarak paketin biraz daha genişletilmesi ve emekçilerle ilgili sosyal hakların, grev ve toplu sözleşme hakları daha da genişletilsin, AB standartlarına yükseltilsin diye referanduma kadar devam edebilecek baskı yapılaması gerektiğini belirtti.

'BDP'NİN ÖNERİLERİ CİDDİYE ALINMALI'

Tüm bunlara rağmen Anayasa değişikliğinin çok önemli ve hayati olduğunu düşündüğünü belirten Çalışlar, Abdullah Öcalan'ın anaysa değişikliği ile ilgili açıklamalarına dikkat çekti. Çalışlar, Öcalan'ın basına yansıdığı kadarıyla yaptığı açıklamalara bakılacak olunduğunda Kürt tarafından ciddi bir blokaj devam edecek. Onlar kendilerine danışılmadan ve kendi talepleri ciddiye alınmadan girişilecek böyle bir değişiklik hamlesine destek vermeyeceklerini ifade ettiler. BDP'nin yaptığı değişiklik tasarısı da bence önemli. Hepsi ciddiye alınması gereken öneriler. Önümüzdeki dönemi ben bu tartışma süreci olarak görüyorum" dedi. Değişiklik paketinin demokratikleşme açısında oldukça önemli olduğunu belirten Çalışlar "Ne kadar değişiklik yapılabilinirse yapılsın, ne kadar değişiklik imkânı varsa değiştirilsin hele ki Anayasa Mahkemesi ve HSYK gibi hayatımızı yıllardır karartan kurumlar ve merkezi devlet despotizminin araçları olan bu kurumların meclisin denetleyebileceği, içinde etkili olabileceği bir sisteme dönüştürülmesini Türkiye'nin demokratikleşmesi ve normalleşmesi açısından çok önemli görüyorum" diye konuştu.

'AKP HALEN İSTİSMAR EDİYOR'

1982 Anayasasının toptan değiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yelşildere, devlet zihniyetini vatandaşa bir baskı unsuru olarak kullanan kurumların her zaman değişmesi gerektiğini söyledi. Çocuklarla ilgili düzenlemeleri eleştiren Yeşildere Terörle mücadele yasasının kaldırılması gerektiğine dikkat çekti. Terörle mücadele yasasının Türkiye üzerinde muazzam bir baskı unsuru olduğunu istenilen parti üzerinde baskı unsuru oluşturarak belediye başkanlarını parti üyelerinin tutuklandığını belirten Yeşildere, "Bu kadar baskı unsuru olduğu rejimde bir devletin anayasa paketinde ne derece samimi olduğunu düşünmek gerçekten de soru işaretidir" diye konuştu.

'SEÇİM BARAJI DÜŞÜRÜLMELİ'

Yeşildere, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun açılması gibi olumlu yönleri olmasına rağmen parti kapatmalarına ilişkin düzenlemede bir parlamento uzlaşmasının sağlanması gerektiğini belirterek seçim yasasının değişmesi ve seçim barajının mutlaka kaldırılması gerektiğine vurgu yaparak her siyasi düşüncenin parlamentoda temsil edilmesi ile demokratik bir anayasanın yapılması gerektiğini söyledi. Hükümetin AB sürecinde temel hak ve özgürlüklere yönelik attığı adımların ve açılım sürecinin olumlu olduğunun ancak bütün süreçlerin askıya alındığını belirten Yeşildere "Halkı sürekli bir şeylerle uğraştırıyorlar ama gerçek bir açılım, gerçek bir demokrasi, temel hak ve özgürlükler konusunda bir yeniliğin getirilmediğini görüyoruz" diye konuştu. Anayasanın geçici 15. maddenin kaldırılmasının çok önemli olduğunu ancak tek başına bir anlam ifade etmediğinin altını çizen Yeşildere, "Onunla birlikte sürecin nasıl işleyeceği konusunda hükümetin herhangi bir görüşü de yok" diye belirtti.

'TOPLUMA BİR KANDIRMACA DURUMU DAYATILIYOR'

Hükümetin Anaysa Değişikliği ile ilgili yaptığı görüşme turlarının ardından gerçek bir değişikliğin olmadığını belirten DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi,"Bir kandırmaca, bir yanıltma bu topluma yeniden dayatılıyor ve Türkiye bir oyuna getirilmek isteniyor. Böyle yaklaştığımız zamanda anayasada sanki değişiklik istemeyen örgüt noktasına geliyoruz. Ya da bu anlayışta olanlar buna karşı çıkanlar anayasa değişikliğini istemiyormuş gibi bir kampa alınıyorlar. Veya bir gruba dâhil ediliyorlar" diye konuştu. Sendikal hak ve özgürlükler konusunda yapılan değişiklikleri değerlendiren Çelebi, "Bir yandan biz bu önerilerimizi yapıyoruz ama diğer taraftan da bu sözleşmelere uygun düzenleme yapılması konusunda sanki bir düzenleme yapılıyormuş gibi değerlendirme içerisine giriyorlar ve anayasa taslağını buna göre şekillendiriyorlar. Anayasa değişikliğini bir bütün olarak ele almaya gerçekten özgürlükçü eşitlikçi 12 Eylül hukukunu izlerini ruhunu taşıyan bir anayasa değişikliğine ihtiyaç var. Bazı düzenlemelerle bazı yanları değişiyor diye bazı bir iki iyileşme var diye bazı yaklaşımlar ortaya konuluyor ve vesayetçi bir anayasadan kısmen bazı noktaları kaldırılıyor gibi bir iyimser yaklaşımla buna onay vermek gerekir diyen bir yaklaşımı da çok istiyoruz hep beraber ama öncelikle vesayetçi bir anayasadan kesinlikle kurtulmak lazım" dedi. Çelebi, özgürleşmeye içinde olan bir Türkiye mi, AKP'nin gerçekten niyeti bu mu bunu çok iyi hesaplamak gerektiğini söyledi.

(diha)