14 Nisan 2010, Çarşamba

Samsun medyasında tahrikçiler işbaşında

Kapatılan DTP'nin lideri Ahmet Türk'e yönelik saldırı, Samsun'daki çeşitli yerel gazeteler tarafından savunuldu. Ekip Gazetesi Yazarı İsmail Temiz, saldırı için "Öyle kendi seçim bölgeniz olan Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinde olduğu gibi rahatça gezeceğini sanırsanız yanılırsınız. Ahmet Türk'ün darp edilmesi de bunun kanıtıdır" ifadelerini kullandı.

-----

ABDURRAHMAN GÖK

Samsun'daki bazı yerel gazeteler Türk'e yönelik saldırıyı olumladı. Karadeniz bölgesini "milliyetçi ve devlete bağlılığın üst düzeyde olduğu bir bölge" olarak niteleyen İsmail Temiz adlı Ekip Gazetesi yazarı, "Öyle kendi seçim bölgeniz olan Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinde olduğu gibi rahatça gezeceğini sanırsanız yanılırsınız. Ahmet Türk'ün darp edilmesi de bunun kanıtıdır" diyerek hem yapılanı savundu hem de tehdit içeren cümleler kullandı. Temiz, ırkçı saldırıyı "demokratik tepki" olarak nitelendirmesi ise, ırkçılığın vardığı düzeyi gözler önüne serdi.

BAYDEMİR DE HEDEFTE

Söz konusu yazar olayın meydana geldiği gün de "Milletin Sabrı Sınanıyor" başlıklı bir yazı kaleme almış ve o yazıda da Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'e yönelik suikast girişimleri için tahsis edilen korumaların vazifelendirilmelerini eleştirmişti. Söz konusu yazıda şu ifadeler yer almıştı: "İşin ilginç yanı devletin kendisi aleyhine suç işlediği, terör örgütüne yardım ve finansman sağladığı gerekçesi ile hakkında sürekli dava açılan yani sakıncalı gördüğü birini o makamda tutması, üstüne bir de can güvenliğini sağlamak için devletin polisini yanına koruma diye vermesi. Vatanı ve milleti korumak için yemin eden polisler acaba Baydemir'in yanında 24 saat görev yaparken gördüklerini içlerine nasıl sindireceklerdir."

IRKÇILIK DİZ BOYU

Samsun'daki Halk Gazetesi'nin A. Yener Cabbar adlı yazarı da ırkçı saldırıyı şu sözlerle savundu: "Samsun Valisi'ni ve polisi suçlamak yerine 'Biz ne yaptık' diye aynaya baksalar 'O yumruğun nereden geldiğini' daha iyi anlarlar." Haber Gazetesi'nin Necdet Uzun adlı yazarı da, Bulanık davasını izlemeye giden milletvekilleri, avukatları, mağdur aileleri ve BDP yöneticilerini adliye kapısından çıkan suçlulara benzeterek, "Bu kişileri, polislerin arasında gören herkesin içinden aşağı yukarı aynı duygular geçer..." diyerek ırkçı saldırıyı savundu.

(diha)