Denizler’in avukatı üç fidanı anlatıyor - Video
Yıllarca Denizler’i anmak için Karşıyaka Mezarlığı’nda yapılan tüm anmalara katılarak, gelenlere üç fidanın sözlerini aktaran Av. Halit Çelenk, tanık olduklarını CNN Türk’te yayınlanan “Oradaydım” isimli belgeselde de anlatmıştı.
Ankara 1 No.lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nde 16 Temmuz 1971 günü başlayıp 2 ay 23 günlük yargılama sonunda 9 Ekim 1971 tarihinde verilen idam kararının üzerinden 39 yıl geçti.
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının 'yargılandığı' davaya da, hükmün infazına da tanık olan Av. Halit Çelenk, yaşadıklarını kitabında şöyle anlatıyor:
“6 Mayıs 1972. Saat 0.30. Beşevler'deki evimin kapısı çalınıyor. Eşim Şekibe ile birlikte kapıyı açıyoruz. Kapının önünde, sivil emniyet görevlisi oldukları her hallerinden anlaşılan iki kişi duruyor. Birisi telaşlı bir sesle soruyor: ‘Avukat Halit Çelenk siz misiniz?’. ‘Evet’. ‘Ankara Savcısı Fazıl Bey sizi bekliyor’. ‘Geliyorum’... İnfazda bulunmak üzere çağrıldığımı hemen anlıyorum. Şekibe ile bir an ‘beklenen son geldi’ der gibi bakışıyoruz. Bu, beklenen bir gündü. (…) İnfazlarda hazır bulunmak üzere Avukat Mükerrem Erdoğan'la birlikte Ankara İnfaz Savcılığına başvurulmuş ve gece dışarı çıkma yasağı nedeniyle infaz yerinde bulunmamızın sağlanması istenmiştir. İnfazların yapılacağı gün gizli tutulmuş, avukatlara bir gün önceden bilgi verilmesi istendiği halde, bu yapılmamıştır. (…) Beş yıldan beri gözlerimin önünden gitmeyen, Ankara Merkez cezaevinin küçük avlusundaki karakavak ve leylak ağaçları, bu gece 23-24 yaşlarında üç devrimcinin; Yusuf Arslan, Hüseyin İnan ve Deniz Gezmiş'in idamını seyredecekler. Evet bu üç genç adam, gözlerini kırpmadan, korku nedir bilmeden, yürekli adımlarla ölümü selamlayacaklar, idam sehpası altında söylevler vererek, inançlarını ve davalarını savunacaklar ve hayatlarını verecekler. (…) Kısa bir süre önce, 13 Martta Mamak Askeri Cezaevinde yaptığımız görüşmede, bu yürekli ölüm yolcularının bana söyledikleri sözler belleğimde canlanıyor: ...Mesele hukuk ve yasa meselesi değildir. Mesele tamamen siyasi bir meseledir. İnfazlar yapılacaktır. Bizler ölüme hiç korkmadan, en küçük bir endişe duymadan, seve seve gidiyoruz.”