AKP, hukuk samimiyeti ve katledilenler
31 Mayıs gecesi Türkiye tuhaf bir durum içerisindeydi:
İnsani yardım gemileri tüm uyarılara rağmen yola çıkmıştı ve içindeki aktivistler İsrail askerlerince basılmış, tartaklanmış, ağır silahlarla vurulmuş ve kelepçelenip gemileriyle paket edilip açık denizlerden İsrail’e götürülmüştü. Ardından geziler yarıda kesilmiş açıklamalar gelmişti.
Peki, bu gelişmelerin ardından hala tuhaf bir koku var ortada; neden bir ülke olarak hesap soramadık?
Başbakan çıktı ve sanki insanların içindeki başkaldırı duygusunu tatmin edecek bazı şeylere değindi ancak bir türlü ‘neden benim vatandaşlarımı öldürdünüz?’ diye sor(a)madı. Yaşanan bu olayda öncelik katledilen yurttaşlarımız değil miydi?
Uluslararası kınama çalışmaları için yoğun çaba göstermişler. Saçma! Bu olay zaten siz çaba göstermeden kınandı bütün dünyada, kınanacakta, kınanmalı da. Öyle geri zekâlı muamelesi yapmayın dünyaya, tabi ki kınayacaklar. Buradan kendilerine pay çıkarmaya çalışmasın pek çalışkan hükümet.
Aslında bu yoğun çalışmanın hepsi bu olayı ABD’ye kınatabilmekti. Güya amacına ulaşmış Davutoğlu, tamamen palavra. Dış İlişkiler sözcüsü Gibbs’i tekrar izleyin, çok önemli bir ayrıntı var: ‘BM Konseyi olayı kınadı’ yani İsrail’in veya Türkiye’nin mi kınandığına değinmedi. Necip Türk basını olayı BM İsrail’i kınadı diye verdi ama Gibbs: ‘Açılan soruşturma sonrası kimin kınanacağı belli olacak, şu an olay kınandı’ dedi.
Dedim ya, Başbakan çıktı heyecanlı, öfkeli toplumun duygularını azıcık okşadı. Hanginiz izlerken tatmin oldunuz? İşte İsrail dersini aldı dedirtebilecek bir şeyle mi karşılaştınız, yoksa ‘çalışmalarımız devam ediyor’ söylemiyle mi? Maalesef ikincisiyle karşılaştınız…
Üstelik ‘gıyabında yargılama’ tehdidi tuttu, esirler salındı diye sevinenler var. Oysa şöyle denilmeli: Katledilen vatandaşlarımız hakkında karşı tarafı yargılamayla tehdit ettiniz, lakin ortada suç varsa, esirleri salsa bile onları yargılamalısınız.
Suçlular gıyabında yargılanır, hüküm giyerse, İsrail Cumhurbaşkanı, Başbakanı veya diğer bakan ve komutanlar hakkında tutuklama hükmü verilecek. Ve bir daha bu isimlerle Türkiye Cumhuriyeti hiçbir şekilde temas kuramayacak. Ve hatta Türkiye bu şahısları yakalamaya çalışacak...
Uçuk gelmesin, eğer yargılansalar sonuç buna gidecek. Ancak hükümet yarın yine aynı İsrail’in yüzüne bakmaya meyilli olduğu için bunu yapamaz, sadece blöf olarak kullanabilir ki bunu böyle kullanmak hukukun temeline aykırıdır.
Alın size hukukun gereğini yapmayan, ancak dünyadan hukukun gereğinin yapılmasını isteyen bir AKP.
Ölenler yine öldüğüyle kaldı, başın sağ olsun Türkiye! Ama üzülme, çok çalışan(!) bir hükümetin var.