Sendikalaşan işçilerle dayanışmanın önemi
Son dönemde basına da sıkça yansıyan UPS, Bilgi Üniversitesi, KİPA, SAMKA Metal vb. irili ufaklı birçok işyerinde işçiler sendikal örgütlenme mücadelesi vermekteler. Patronlar ise sendikalaşmadan haberdar olur olmaz hemen işçi kıyımına başlıyorlar.
Bildiğimiz kadarıyla Bilgi'de 3,SAMKA'da 11, UPS'de bugüne kadar 90 işçi sendikalaştıkları için işten atıldı. UPS'de işçiler saldırıya uğradı ve kurşunlandı. Buna rağmen başta UPS işçileri olmak üzere bu işçiler aylardır kararlılıkla sendikal örgütlenme mücadelelerini sürdürmektedirler. KİPA'da Tez-Koop-İş yetki başvurusu yaptı ve büyük ihtimalle de yetkiyi alacak.
Bu işyerlerinde çalışan işçilerin çoğunluğu genç işçilerden oluşuyor. Tüm deneyimsizliklerine rağmen örgütlenmenin önemini keskin işçi sezgileri ile görüyor ve sendikalaşmada ısrar ediyorlar. Başarısızlıkla sonuçlanan girişimler yılgınlığa neden olmuyor, kısa süre sonra yeniden deneniyor. Son yılların bu sendikalaşma mücadelelerine bakarak ülkemizin genç kuşak işçileri yeni bir sendikal örgütlenme hamlesi başlatıyorlar dersek yanılmış olmayız.
Bunlar içerisinde UPS en öne çıkanlardan. UPS 200 ülkede faaliyet yürüten 470 bine yakın işçinin çalıştığı bir Amerikan kargo devi. UPS’nin Türkiye de çalışan işçi sayısı ise 5 bin. UPS hakkındaki bu kısa bilgiler bile hem ülkemiz hem de uluslararası sendikal hareket için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya yeterli. Bu işyerinde örgütlenen TÜMTİS sendikasının imkânları dikkate alındığında buraya verilecek desteğin dayanışmanın önemi bir kat daha artmaktadır.
Bunun bilincinde olan yurtdışından birçok sendika çeşitli şekillerde UPS işçilerinin mücadelesine destek vermekteler.5 Haziran'da UPS Avrupa Aktarma Merkezleri Baştemsilcisi Gerhard Edgers, Hollanda Sendikalar Birliği Bangengton Sendikasından Jonnes De Jong, Ver.di Sendikası UPS Köln Temsilcisi Murat Şahin, Dortmund NGG Sendikasından Selahattin Yıldırım İstanbul’da, 24 Haziran’da Dünya Genç İşçi Buluşması’na katılan yurtdışından sendikacılar (Brezilya, Belarus, Hollanda, Rusya, Ukrayna, Belçika, G.Afrika, Almanya, İngiltere vb.) ve genç işçiler İzmir UPS işçilerini ziyaret ederek destek verdiler.Yine 30 Haziran'da Avrupa Sosyal Forumu için İstanbul da bulunan yabancı sendikacılar İstanbul'da UPS işçilerini ziyaret ederek destek verdiler. Bu destek eylemlerinde yurtdışından gelen sendikacıların yaptıkları konuşmalardan anlaşılıyor ki bununla yetinmeyecekler kendi ülkelerinde de UPS işçileriyle dayanışmak için çeşitli eylem ve etkinlikler örgütleyecekler. Emek Dünyası’nı takip edenler konuyla ilgili haberleri okuma fırsatı bulacaklardır.
Türkiye deki çeşitli sendika ve duyarlı kesimlerde sürmekte olan sendikalaşma mücadelelerine destek ziyaretlerinde bulundular. Ancak geçmiş deneyimlerden de biliyoruz ki örgütlenmenin başarıya ulaşması ve patronların baskılarının püskürtülmesi için daha fazlasına ihtiyaç var. Bugün ülkenin çeşitli sanayi merkezlerinde sürmekte olan onlarca sendikal örgütlenme mücadelesi iyi incelendiğinde günümüz işçi kuşağının (yeterli destek ve yardımı alırsa) bu çabalarının sendikal harekette yeni bir dönemin başlangıcının adımları olacağını görürüz. Sendikal harekette değişimi sağlayacak ve taze kan taşıyacak temel dinamikte bu mücadeleler içindeki genç işçilerden başkası değildir.
Eğer şu anki sendikalaşma mücadeleleri başarıya ulaşırsa ülkenin belli başlı sanayi merkezlerinde birçok işyerinden işçilerin bu başarılardan aldıkları destek ve deneyimlerle aynı yolu izleyeceklerinden kuşku duyulmamalıdır.
Bunun içindir ki işçi sınıfının tüm imkân ve olanakları bu mücadelelerin başarıya ulaşması için kullanılmalıdır. Sınıfın yüz yıllardır yarattığı imkân ve olanakları şu ya da bu şekilde elinde bulunduranlar (sendikalar, politik akımlar vs.) bu imkânları bunun için kullanmayacaklarsa acaba ne için kullanacaklar ya da kullanıyorlar?