Paralı asker-paralı ölüm
Demokratik açılımın geldiği son nokta “özel ordu” oldu. Barışa inat, kardeşin kardeşe uzatacağı ele inat şimdi de özel ordu çıktı başımıza. Bizler barış diye haykırırken, AKP hükümeti yine duymadı bizleri, kan dökmeye devam dedi.
Hükümet oluşturduğu “özel ordu” planının detaylarını geçtiğimiz günlerde açıkladı. Açıkladı açıklamasına da, yine satır aralarını doldurmak bizlere kaldı.
Hükümete göre özel ordu bakın nasıl olacakmış?
Özel orduda görev alacak paralı askerlerin tümü bölge koşullarına göre eğitilecekler ve görev süresince savaş bölgesinde kalacaklarmış.
En fazla 32 yaşına kadar görev yapacak askerlere yüksek miktarda maaş ve tazminat verilecekmiş. Askerlerin ölmeleri halinde de geride kalan ailelerine yüklü miktarda tazminat ödenecekmiş.
Görev süresi dolan askerler maaşlarını alacak ve devletle ilişkileri kesilecekmiş. Yani tekrar toplum yaşamına geri döneceklermiş.
Bu çerçevenin içinde bir de bizim öğrenmek istediklerimiz var tabii.
Mesela, bu özel orduda insan kanı dökmeye kim talip olacak? Yatı, katı, “gemisi” olan aslan Türk gençleri değil herhalde. Yoksulluğa yenik düşen halk çocukları son umut bu diyerek çalmayacak mı bu ordunun kapısını? Ölseler bile geride kalanlara bırakılacak bir tazminat olacak. Kardeşler okuyacak, hasta anne-babalar tedavi ve ilaç parası bulacaklar. Yani bilinçli olarak paralı ölümü seçecekler. İşte bir “kader” hikâyesi daha karşımızda. Herhalde ilerleyen zaman replikleri de “onların kaderinde bu var, bilerek öldüler” olacak.
Öldürme zihniyeti ile eğitilen, öldürmek için dağlarda eğitim gören gençler bu sürede ölmezlerse sessiz sedasız, ceplerinde para topluma karışacaklarmış… Peki, yıllarını dağlarda savaş oyuncağı olarak geçiren, öldüren, kollarındaki ölü bedenleri sayan gençler kaybettikleri akıl ve ruh sağlıklarını nasıl kazanacaklar? Ya vicdanları nasıl onarılacak? Para ile yıkanınca silinecek mi içlerindeki kan izleri?
Tabii birde görev süresince dağda kalacak ve sadece öldürmek için eğitim alacak bu ordunun gücü meselesi var. Evet, bu güç nasıl kontrol edilecek? Özel Harekât, JİTEM, polis, asker, korucu, Özel Kuvvetler ve şimdi bir de Özel Ordu… Daha önce yaşanmış korucu vakaları unutulmadan, JİTEM’ in izleri silinmeden bir de özel ordunun yaratacağı ölüm makineleri mi bölge halkına dehşet saçacak?
Sorular, sorgulamalar ve hepsinin neticesinde yarım kalan yaşamlar.
AKP Hükümeti, Kürt sorununu özel ordu ile çözecekmiş. Terör böylece önlenecekmiş.
Mışlı, mişli cümlelerin ardında kalan soru işaretleri ile açılım demek, savaşa devam demekmiş!