23 Temmuz 2010, Cuma

Sözün bittiği yer

LEYLA ALP leyla.alp@gmail.com

Söz bir yerde biter.

Söyleyeceğin hiçbir kelimenin anlamı kalmamıştır. Çünkü ağzından çıkacak her kelime yaşanan karşısında bir o kadar anlamsız ve bir o kadar yalnız ve yarımdır. Tamamlayacak başka bir parça bulamazsın ve her kelime yetim kalır.

Söz bir yerde biter… bundan sonra düşünmek, konuşmak, bağırmak anlamsızdır. Her davrandığında kelimeler öyle tuhaf bakar sana. Bütün kelimelere yabancılaşırsın bütün harfler seni unutur.

“Van’da ailesiyle birlikte Hacıbekir Kışlası’nın yakınında piknik yapan Canan Saldık(16) ensesine gelen kurşunla hayatını kaybetti. Köylüler kurşunun kışladan geldiğini söyledi”

Ne denir şimdi buna…

Kim ne söyleyebilir.

Bir aile düşünün ki güle oynaya gittikleri piknikte kızları ensesine gelen kurşunla yere yığılıyor.

Bir ülke düşünün ki o kadar çok mermi atılıyor ki çocuklar artık “kaza” ile ölüyor.

Söyleyecek söz bulabilir misiniz…

Ne diyebilirsiniz ki bir çocuk kanlar içinde yatarken hangi sözcük kimi neyi avutur.

Öldü Canan artık yok.

Bir daha koşamayacak o çimenlerde. Bir daha piknik yapamayacak.

Annesine acıktım diyemeyecek.

Ağlamayacak, gülmeyecek.

Okula gidemeyecek.

Sevemeyecek, sevilemeyecek.

Büyüyemeyecek Canan…

Ne denir şimdi buna.

Yarın gazetelerde açıklamalar yapacak devlet büyükleri şimdi. Soruşturmalar açılacak sözüm ona. Belki inkâr belki ikrar. “Kışla yanında piknik olur mu “ diyecek hatta birileri. Aile hakkında soruşturma açılırsa hiç şaşırmayın.

Canan deyince insanın aklına alımlı bir kadın gelir.

Canan kadın olamadan öldü.

Peki ne için…

Devletin bekası için…