09 Ağustos 2010, Pazartesi

"Erkek Sevgisi"ne devlet desteği

LEYLA ALP leyla.alp@gmail.com

Bir garip ülkedir bu ülke. Sevgisi de başkadır nefreti de. Mesela 2009 yılının ilk yedi ayında 953 kadın, erkekler onları "çok sevdiği için" öldürülmüş. Temmuz ayında intihar ya da cinayet nedeniyle ölen kadın sayısı otuz altı. "Çok sevdiği" için diyorum, çünkü kadınların öldürülme nedenleri kayıtlara aşk, kıskançlık, namus ve sevgi olarak geçiyor.

Sevildiğimiz için öldürülüyoruz yani...

Sevildiği için bıçaklanıyor kadınlar, tecavüze uğruyor, kurşunlanıyor, intihara zorlanıyor.

Bir erkeğe dokundu diye, bir erkeğe dokunmak istemedi diye koca koca adamlar, küçük küçük kadınların ölüm fermanlarını yazıyor.

Koca bir ülkede "Namus" diye namussuzca cinayetlere yol veriliyor. Sonra da sanki bütün bunlar başka bir ülkede yaşanıyormuş gibi anlatılıyor.

Geçtiğimiz ay gösterime giren "Soraya'yı Taşlamak" İran'da bir kadının taşlanarak öldürülmesini anlatıyordu ve bu ülkede 18 yaşında küçüklerin izlemesi yasaklandı. Ama onsekizinde genç kızların ölüme zorlanması bir türlü yasaklanamıyor. Bir türlü engellenemiyor.

Çok değil bundan birkaç yıl önce belki salıncak yapıp sallandığı iple asılıyor genç kızlar.

Hepsi sevgiden...

Sevgili devletimiz de o yüzden bu ölümler için bir şey yapmıyor, yapamıyor. Cinayetlerin ardından açılan davalarının sonuçlarına baktığımızda devletin erkekleri kadınlardan daha çok sevdiğini görüyoruz. Erkeklerin "sevgisine " karşı olabildiğince anlayışlı olan devlet, neredeyse her gün bir kadının öldürülmesini sadece izliyor. Erkekler de severek öldürmeye devam ediyor. Gerçek katil kim belli değil; sevgisiyle öldüren mi, öldüreni ödüllendiren mi? Devlet sadece bu konuda desteğini sınırsız sunuyor erkeklerine. "İstediğin kadar dövebilir, bıçaklayabilir, öldürebilir, töre hükümleri verebilirsin" diyor.

Bir seri cinayetler ülkesinde yaşayıp gidiyoruz. Şiddet gördüğünde değil ancak öldüğünde haber olabilen kadınlar olarak-o da gazetelerin üçüncü sayfasında-devam ediyoruz yaşamaya. Hem sevilmek isteyerek hem de sevilmekten korkarak...

Boşanmak istediği için, evlenmek istemediği için, sokağa çıktığı için, komşuya gülümsediği için, okumak istediği için, dayak yemek istemediği için yani, çok sevildiği için her gün bir kadın ölüyor.

Sevmeyin o zaman kardeşim diyesi geliyor insanın. Sevmeyin bizi de, bari yaşayalım.