12 Eylül 2010, Pazar

Darbenin 30.yılı

12 Eylül 1980'de, 30 yıl önce Türkiye ordunun yönetime ey koyduğunun ilanıyla uyanmıştı. Tüm ülkede sıkıyönetim ilan edilmişti.

Darbeyi yapan beş kişilik konseyin başkanı ve darbenin lideri General Kenan Evren ilk konuşmasında darbenin ne için ve neyi hedeflediğini belirtmişti. Bütün grevlerin yasaklandığının ilanı da yine Kenan Evren'in o gün ki sözleri arasındaydı. Doğrudan yükselen işçi, emekçi hareketini hedefine alan darbe Türkiye'de gelişen bütün ilerici birikimi yok etmek için birçok kitabı yaktı, birçok aydını ve akademisyeni tutukladı veya katletti. Özgürlük ve demokrasi isteyen birçok insanı ya işkencelerde katletti ya da cezaevlerine hapsetti. Darbenin bilançosu kara bir tablonun göstergesiydi.

Resmi kayıtlara göre 650 bin kişi gözaltına alınmış, 7 bin kişinin idamı istenmiş, 39 ton gazete ve dergi imha edilmiş, 30 bin kişi "sakıncalı" olduğu için işten atılmış, içlerinde 18 yaşını doldurmamış Erdal Eren'in de bulunduğu 517 kişiye idam cezası verilmiş, 50 kişi idam edilmişti. Birçok faili meçhul ve 'sebebi bilinmeyen' ölüm gerçekleşmişti.

DARBENİN ASIL AMACI NEYDİ?

Her fırsatta 'iyi' bir şey yaptığını duyuran darbeciler asıl amaçlarını gizlemek için ülkedeki çatışma ortamını hep bahane ettiler. Darbenin asıl amacı 24 Ocak Kararları olarak bilinen sermaye sahiplerinin istek ve taleplerine göre düzenlenmiş ve kazanılmış bütün işçi haklarının tasfiyesini içeren bir dizi kararın uygulanmasıydı. Krize giren Türkiye kapitalizminin dünya kapitalizmine entegre olacak biçimde önü açılmış, işçi hareketi ve toplumsal muhalefet bastırılarak, toplum yeniden şekillendirilmeye çalışılmıştı.

Üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen işçi ve emekçilerin hak arama mücadelelerin halen yasaklanması ve bastırılması bu zihniyetin halen iktidarda olduğunun bir göstergesi.

(EmekDunyasi.Net)