27 Eylül 2010, Pazartesi

İki köprü... İki tavır

İLHAN ULUSOY ilhanulusoy@emekdunyasi.net

Şimdilerde iki ayrı köprünün açılışı, daha doğrusu birinin açılış, diğerinin hazırlıkları konuşuluyor. Biri barışa, kardeşliğe geçmişten geleceğe uzanan bir köprü, diğeri tek kelimeyle ranta... Yok yetmedi tek kelime; talana, yalana, dolana, yıkıma, istismara... yok bu kadar kelime de yetmez! Ama... evet mi? Bilemem.

İlk köprü, bugünkü adıyla 'Boğaziçi Köprüsü'  20 Şubat 1970'te yapılamaya başlanmıştı. İlk köprü için 9 olası yer arasından seçilmişti.  En uygunu olarak elbette. Her şey uygundu 21 küsür milyon dolara da ihalesi yapıldı, bir İngiliz firmasına. Bu gün için küçük bir rakam olarak görülebilir. O zaman büyüktü: malum "70 cente muhtaç" olacağımız günlerin arifesiydi.

Zamanın devrimci gençleri bir kampanya ile karşı durmuştu köprüye: 'Boğaz'a değil Zap'a köprü' sloganıyla. Simgesel bir eylemdi. Eşitsizliğe, yoksulluğa tepkiyi,  kardeşliğe selamı simgeliyordu. Aşılmaz (!) denen Zap suyunun üstünde.

Yıllar sonra ikinci köprü bilinen adıyla Fatih Sultan Mehmet Köprüsü 1988'de tamamlandı. Yine İngilizlerin başında olduğu bir firmalar topluluğu tarafından. 125 milyon dolara mal oldu.  Artık "sıcacık paraların yarattığı bolluğu" yaşamaya yeni başlamıştık.. . Özal dönemiydi köprünün bitiş tarihi.

Şimdilerde Üçüncü köprüyü tartışıyoruz...?  Ne tartışması aslında güzergâh bile belli.

Güzergâhtaki arsa fiyatlarını tartışıyoruz...? Ne tartışması arsaların fiyatı onları kapatanlar tarafından çoktan belirlenmiş durumda. Bakın bir haberden noktasına dokunmadan bir alıntı yapalım: "Boğaz'a yapılacak 3. köprünün muhtemel güzergâhında bulunan Çatalca'nın köylerindeki arazilere ünlü isimlerin gösterdiği ilgi şaşırtıcı boyutlara ulaştı. Bölgede arsa satın alanlar arasında İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Sevil Sabancı, Aydın Doğan ve Sinan Çetin de bulunuyor. Çatalca'da arazilerin metrekare fiyatı 500 TL'yi buldu."

İsimlere takılmayalım. O isimler aynı şeyi Cihangir için de yaptılar, Galata içinde.. Balat için de... Tophane için de... Gittikleri yeri 'soylulaştıran', 'seçkinleştiren' adamlar bunlar ! Rant nerede ise oradalar... 'Kentsel Dönüşüm'ün önde gelen belediyeci 'mucit'leri de aralarında.

İşte bir bunların köprüleri var. Bir de bizim.

Bir bunların dünyaları var, bir de bizim.

Onlar üçüncü köprünün kaça mal olacağını, hangi güzergâhtan geçeceğini düşünürler!

Biz köprülerin kimleri birbirine bağlayacağını düşünürüz!

Hep Boğaz'a yapılan köprülerin maliyetinden söz ettik. Zap'a yapılan köprülerin maliyetinden hiç söz etmedik, çünkü: İki köprümüz var... iki tavrımız!

Onlar boğaza köprü isterler... Biz kardeşliğe, barışa... Hangisi daha maliyetli sizce?