22 Ekim 2010, Cuma

Türkler davasında savcı zaman aşımı istedi

12 Eylül öncesi öldürülen DİSK Kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler davasında, savcı zaman aşımı nedeniyle davanın düşmesini talep etti. Savcı, üzerinde Türkler ailesinin ve medyanın baskısı olduğunu iddia etti.

Yargıtay tarafından üç kez bozulan Kemal Türkler davasının yeniden başlamasının ardından. 4. duruşma Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Dava hakimi Ali Asker Kazak'ın yerine Şükriye Ertürk'ün katıldığı duruşmada, savcı mütalaasını sundu. Savcı, üzerinde Türkler ailesinin ve medyanın baskısı olduğunu iddia etti.

Duruşmaya, başka bir davadan hükümlü olan sanık Ünal Osmanağaoğlu ile avukatı katılırken, Kemal Türkler ailesi ve 13 avukatı da hazır bulundu. Duruşmayı DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ile bağlı sendikaların yöneticileri de izledi. Duruşma salonunda sanık Ünal Osmanağaoğlu'nu aşırı koruma önlemleri dikkat çekti.

GENELKURMAY'DA ÖZEL DOSYA VAR

Türkler ailesinin avukatı Zeynel Öztürk, Kemal Türkler'in, 12 Eylül askeri darbesine giden süreçte toplumda korku ve panik yaratmak amacıyla yapılan katliam ve cinayetlerin bir parçası olarak öldürüldüğünü söyledi. Öztürk, "Kemal Türkler Türkiye'de 12 Eylül'ü gerçekleştirmeyi amaç edinen güçlerin organize eylemleri ve çalışmaları sonucu katledildi" dedi.

Av. Ömer Kavili de sanığın Kemal Türkler'i öldürdükten sonra Tamer sahte ismi ile yurt dışına kaçtığını, Avusturya'da uyuşturucu ticareti yapmaktan yargılandığını, Türkiye'de de Bahçelievler katliamından 7 kez müebbet hapis cezası aldığını hatırlattı. Kavili, Osmanağaoğlu'nun bağlı olduğu örgüte ait özel bir dosyanın Genelkurmay Başkanlığı'nda olduğunu belirterek, bu dosyanın getirilmesi ve emekli Yarbay Talat Turhan'ın tanık olarak dinlenmesini istedi.

SAVCI: BASKI VAR, EMEKÇİ ÇOCUĞUYUM, ZAMAN AŞIMINDAN DÜŞSÜN

Duruşmada avukatların konuşmalarının ardından Cumhuriyet Başsavcısı Yalçın Ezerçe, mütalaasını sundu. Savcının 4 sayfalık mütalaasının büyük kısmını, dava ile ilgili maruz kaldığı baskılar, savcılığın görevleri, emekçi bir ailenin çocuğu olması gibi anlatımları oluşturdu.

Cumhuriyet Başsavcısının mütalaasından bazı bölümler şöyle:

-Örnek olarak geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında üst düzey bir emniyet müdürü bir olayla ilgili olarak tutuklamanın Cumhuriyet Savcısı tarafından yapıldığını söylemiş olup, bunun dil sürçmesi olduğunu düşünürken bu konularda bilgisi olması gereken konuşmacının bu beyanlarına devamla aynı zamanda Hakim tarafından alınan tedbir veya yapılabilen işlemlerin Cumhuriyet Savsı tarafından yapıldığını beyan ederek halkı da yanlış yönlendirecek söylemlerde bulunmuştur.

-Bazen vicdansızlıkla itham edildiğim olmuştur. Ceza yargılamasında cezanın belirlenmesi, tedbirlerin uygulanmasında (Kaldı ki bunların kendime göre haklı sebepleri vardır) sertlik taraftarı olmam, bir suçun yanında başka bir suçların da oluşabileceğini düşünmem sebebiyle hakim arkadaşım tarafından espri olarak Erol Taş (Taş Yürekli) olarak nitelendirildiğim de doğrudur. Ancak bu genellikle sanıklara ilişkin uygulamaya yönelik olmuştur. Şimdiye kadar hiçbir mağdur veya yakını tarafından vicdansızlıkla itham edildiğim olmamıştır.

-(Nilgün Soydan'ın vicdanınız rahat mı sorusuna yanıtı) Gelelim vicdanımın rahat olup olmadığına, evde akşam yatarken başımı yastığa koyduğumda rahat uyuyup uyumadığıma... Öncelikle şunu söylemeliyim, olaylardan haberi olmayan eşime sorduğumda geceleyin rahat uyuduğumu söyledi. Beni tanıyan adalet camiasının bilgime, tecrübeme ve adalet sağlama duyguma güvendiklerini ve inandıklarını biliyorum.

-Ayakkabıcı bir baba ve köylü bir anneden olma hak çocuğu olarak benim olayların olduğu tarihte 16 yaşında olduğum, bugünkü gibi o günlerde de hiçbir akımla alakam olmadığı dikkate alındığında, ne 12 Eylül olaylarının ne de Kemal Türkler'in öldürülmesinden sorumlu tutulmam mümkün olmadığı gibi, mahkemelerin de bu tür olaylardan sorumlu tutulması ve onlardan hesap sorulması mümkün değildir, bu konuda muhatap alınacak mevkiler bizler değiliz.

DOSYANIN DÜŞMESİNİ İSTEDİ

Savcı Yalçın Ezerçe, uzun uzun kendisinden bahsettikten sonra, sanık Ünal Osmanağaoğlu hakkındaki kamu davasının zaman aşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasını talep etti.

Bu arada, duruşmada sanık Osmanağaoğlu, Nilgün Türkler Soydan'a "Yalancı" dedi. Nilgün Türkler'in de "Katilisin, sen öldürmeyi iyi bilirsin bize saygı duyma" diye bağırması üzerine gerginlik yaşandı.

Avukatların, emekli Albay Talat Turhan'ın tanık olarak dinlenmesi talebi, mahkeme heyeti tarafından reddedildi. Duruşma, 1 Aralık 2010 tarihine ertelendi.

İstanbul - ETHA

Bağlantılı Haberler