13 Aralık 2010, Pazartesi

Hükümet torbaya kölelik maddeleri de koyuyor

İLHAN ULUSOY ilhanulusoy@emekdunyasi.net

Hükümet sermaye örgütleri ile birlikte oluşturduğu 'Ulusal İstihdam Stratejisi'nin adımlarını atmaya başladı. Stratejinin temelini oluşturan 'esneklik' uygulamaları ile ilgili maddeler kamu borçlarının yapılandırılması için hazırlanan 'Torba Yasa'da yer alıyor. Üstelik bu maddeler esneklik uygulamasının kamu işyerlerinde de uygulanmasını içeriyor.

Hükümetin hazırladığı ve 'Üçlü Danışma Toplantıları' ile onaylatıp yasalaştırmaya hazırladığı 'Ulusal İstihdam Stratejisi' adıyla bilinen meşhur paketten birkaç iyileştirme ile gizlenen kölelik uygulamaları çıktı. Avrupa'da yaygınlaştırılmaya çalışılan ve 'Flexibility' ve 'security' kelimelerinden türetilen 'yeni' esneklik modeli 'güvenceli esneklik' kavramı Ulusal İstihdam Stratejisi'nin temelini oluşturuyor. Sendikaları devre dışı bırakacak olan bu strateji için Hükümet sendikalardan da görüş isteyip bir de -çok duyurmadan- Çalışma Yaşamı Çalıştay'ı düzenledi. Bu çalıştay da hükümetin diğer çalıştay ve açılımları gibi oldukça demokratik doğrusu. Hükümet sendikalardan ''iş gücü piyasasının esnekleştirilmesi, güvenceli esneklik, kıdem tazminatı, İşsizlik Sigortası Fonu, esnek çalışma modelleri, fazla çalışma süreleri, özel istihdam büroları-geçici iş ilişkisi ve bölgesel asgari ücret'' konularında görüş bildirmeleri istemiş. Kısaca kendi ipinizi kendiniz çekin demiş. Sermaye örgütleri ise doğal olarak bu önerinin 'üstüne atladı.' TÜSİAD, TİSK ve TOBB, "Güvenceli Esneklik" adıyla bir rapor hazırladı. Rapor, kuralsızlığı kural, esnekliği ve taşeronluk sistemini temel çalışma biçimi haline getirmeyi hedefliyor. Bunun içinde 'modern kölelik kurumları' olarak tanımlanabilecek Özel İstihdam Büroları'nın hayata geçirilmesini istiyor. Üstelik Cumhurbaşkanı'nın vetosuna da aldırmadan! Gerekçeleri de her zaman 'ulusal' olarak hazır: "Uluslararası rekabet gücümüzün artması!"

Ulusal İstihdam Stratejisi'nin temelini oluşturan bu esneklik modeli için 'kulağa hoş gelen' bir de isim uydurulmuş: Güvenceli esneklik. Ancak güvencenin işten atma güvencesi, esnekliği ise kıdem tazminatlarını ödememe esnekliği olarak anlamak lazım. Bu strateji esas olarak kıdem tazminatını ortadan kaldırmayı bunu da işsizlik maaşı ile ilgili birkaç 'makyaj' düzenleme ile yapmayı hedefliyor. Yani işsizlere ödenecek 'kuş' kadar işsizlik maaşı karşılığı işçilerin yıllarca biriktirdikleri kıdem tazminatlarını gözden çıkarmaları isteniyor. Ulusal İstihdam Stratejisi'nin diğer hedefleri ise; esnek çalışmayı daha da yaygınlaştırma, asgari ücreti bölgeselleştirme, kiralık işçilik ve İşsizlik Sigortası Fonu'nun daha da yağmalanması olarak sıralanabilir.

Sermaye örgütlerinin onay verdiği rapor hükümete çalışma hayatına ilişkin 'danışmanlık yapan' Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Teknik İstihdam Komitesi tarafından hazırlandı. Yatırım ortamını iyileştirmeyi hedefleyen bir kurumdan da emek yanlısı bir rapor değil, kar arttırmayı hedefleyen bir rapor çıkması kaçınılmaz.  Raporun amacı basit: karı arttırmak! Bunu için de sömürüyü arttırmak, yani emeği ucuzlaştırıp, istihdam maliyetlerini düşürmek elzem! Dolayısıyla raporda bir dizi öneri var. Hepsi de işçi haklarının budanması, kölelik koşullarının yaygınlaştırılması, bölgesel eşitsizliğin arttırılmasını, sendikaların dağıtılmasını, işçilerin özel istihdam bürolarının 'malı' haline getirilip kiraya verilmesini hayata geçirmek için düzenlenmiş öneriler. Bu önerilerin arasında neler yok ki. Kıdem tazminatının 30 günden 15 güne düşürülmesi bunlardan birisi. Hükümet bu öneriye açık. Bundan önceki 'Zorunlu Tasarruf' ve 'konut Edindirme Yardımı Fonları'nın sonucu bilinmiyormuş gibi bir de 'Kıdem Tazminatı Fonu' kurulmasını istiyor. Üstelik bununla da yetinmiyorlar, açgözlülükte İşsizlik Sigortası Fonu'nda biriken 50 milyar liraya yakın parayı da nası iç edeceklerinin, bu paralar ile patronların ödemesi gereken 'kıdem tazminatının yarısını ödemeyi hedefliyorlar. Ve fırsat bulurlarsa yapacaklar da!

Hükümetin allayıp pullayarak 'işsizliği düşüreceğiz' çığırtkanlığı ile pazarlamaya çalıştığı 'Ulusal İstihdam Projesi'nin özeti bu. İstihdamı arttırmak adına önerilen işgücü piyasalarının esnekleştirilmesi, işten çıkarmanın kolaylaştırılması ve işten çıkarma maliyetlerinin düşürülmesidir. Böylece patronlar istedikleri zaman işçi alıp istedikleri zaman çıkarabilecekler. Böylece istedikleri gibi at oynatacakları bir 'yatırım ortamı' sağlamış olacaklar.