01 Şubat 2012, Çarşamba

Sendikalara usta kazığı

TELAT ÇELİK talat-celik@hotmail.com

Ustalık dönemindeki siyasi irade ustaca sendikaları toplu sözleşme yapamaz hale getiriyor.  Her fırsatta darbeciler ve yasalarıyla mücadele edeceğini söyleyen siyasi irade yine 12 Eylül yasalarıyla ülkeyi yönetmekte kararlı gözüküyor.

Darbeci paşalar tarafından çıkarılan ve  özünde sendikaların büyümesini önlemek için sermaye tarafından özenle hazırlanmış anti demokratik yasaları bir türlü değiştirmiyor. Üstelikte bunlar yetmiyormuş gibi bunu daha da ağırlaştırarak iş kolu barajını düşürmeden sendikaların üye sayılarında SGK kayıtlarını baz alacağım diye bir yasal düzenleme yapıyor. Bu düzenleme ise Türkiye' de toplu sözleşme yapma yetkisi olan 100 Sendikadan 12 Sendika haricindeki 88 Sendikayı toplu sözleşme yapamaz hale getiriyor. Buda yaklaşık bir milyon işçinin özel sektörde toplu sözleşmesiz kalmasına neden oluyor.

Aslında yeni yasal düzenleme Konfederasyonlar tarafından hükümetle anlaşılıp bir metin haline dönüştürülüp bakanlar kuruluna imzaya sunuldu. Ancak Hükümetteki sermayenin temsilcisi bakanlar bu yeni yasal düzenlemeye şiddetle karşı çıkıyorlar. Gerekçe olarak da sendikalar büyür, toplu sözleşmeli işçi çoğalır, bu da işçilerin refah seviyesini yükseltir. İşçinin Refah seviyesinin yükselmesi demek ise işverenlerin karının azalmasına neden olur.Bu yüzden şiddetle bu yasal düzenlemeye direnip tam 3 aydan beri bu beş bakan değişikliğe imza atmayıp adeta yasayı  bakanlar kurulunda bekletiyorlar.

Karşı çıkan bakanlar arasında öyle bir bakan var ki inanın tüm ülke şokta. Buda Aile ve SOSYALpolitikalar Bakanı  Fatma ŞAHİN'den başkası değil. Ustalık dönemindeki hükümetin Sosyal Politikalar Bakanı ustaca işçilerin ücretlerinin gelişmesinden ziyade işverenlerin kârının azalmaması için çaba içerisinde. Zaten sizden de ancak bu beklenirdi. Maskeniz düştü kel göründü. Türkiye'nin en büyük sermaye kuruluşlarından SANKO Holdingin 20 Yıllık yöneticisidir kendisi. Bu sermaye grubunu temsilen bakan olmuş ve halkın çıkarları yerine sermayenin çıkarlarını korumayı kendine ödev haline getirmiştir. İçindeki sendika ve işçi nefreti adeta dışa vurmuş intikam alırcasına yasal düzenlemelere karşı çıkmaktadır.

Darbe döneminde ki gibi hükümet, ülkede sendikaları ortadan kaldırmaya çalışıyor herkes seyrediyor. Üstelik bunu yaparken ortaya koyduğu gerekçe inanın kanunun ortaya çıkardığı tahribattan daha ağır. Ne diyor sermayenin bakanları 'Sendikalar güçlenir, işçiler toplu sözleşmeye Kavuşur,bu işçilerin gelirini yükseltir ve işverenlerin karı azalır.Buda işverenleri rahatsız eder.Bu yüzden bu yasalar aynen devam etmelidir.Hatta daha da Ağırlaştırılarak işçiler sendika kuramaz hale gelmelidir.Ancak bizim kontrolümüzdeki sarı sendikalar ve sarı konfederasyonları kalmalıdır'.

Önümüzdeki günler de  bu yasal düzenlemede Usta Hükümet ısrar eder ise sanıyorum Türkiye önemli işçi direnişlerine Ev sahipliği yapacak. Zaten öylede olmalı. Biraz hafızası olanlar bilirler,yine 12 Eylül öncesinde Disk'i kapatma teşebbüsüne karşı Türkiye'de önemli direnişler olmuş ,15 -16 Haziran Direnişleri ortaya çıkmıştı.Ülkede Sokağa çıkma yasağı konması ancak protestoları durdurabilmişti.Sonunda da yasal düzenleme iptal olarak işçilerin lehine düzenleme yapılmıştı.Umarım siyasi irade 12 Eylülle yüzleşme yalanından çıkıp darbe yasalarıyla anti demokratik bir şekilde ülke yönetmekten vazgeçerler.

Onlar umudun düşmanıdır, sevgilim,

Akar suyun,meyve çağında ağacın,serpilip gelişen hayatın düşmanı.

Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına;Çürüyen Diş ,dökülen Et,

Bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler.

Ve elbette ki , sevgilim ,elbet,dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,

Dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla

BU GÜZELİM MEMLEKETTE HÜRRİYET !....

 

 

 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI