05 Nisan 2012, Perşembe

İMC Tv Emek Dünyası Proğramı: İş kazaları

Tuzla, Davutpaşa, Ostim, Afşin, Karadon, Kozlu, Esenyurt, Antep, Eskişehir, Erzurum ve son olarak yine Tuzla! Türkiye’nin önemli sanayi merkezleri artık ölümlerle anılıyor. İMC TV Emek Dünyası Programında yayınlanan haber dosyası

Mart ayı içinde kamuoyuna yansıyan iki kaza haberi geldi. İstanbul Esenyurt’ta bir AVM inşaatında çalışan 11 işçi kalmak zorunda bırakıldıkları çadırlarda çıkan yangında hayatlarını kaybetti. Bu olaydan kısa bir süre önce de Adana’da 10 işçi baraj sularına kapılarak öldüler. Cansız bedenleri günler sonra bulunabildi.

Üstelik tablo bundan çok daha vahim. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin açıkladığı iş kazaları ve meslek hastalıkları raporuna göre Mart ayında 59 işçi hayatını kaybetti.

Nisan ayı da ölümlerle başladı. Erzurum’da 3 Nisan’da baraj gölüne açılan 5 TEDAŞ işçisi baraj sularına kapılarak kayboldu. Önceki gün de Eskişehir’de yaşanan maden göçüğünde 4 işçi hayatını kaybetti.

İLO Raporlarına göre dünyada her yıl 270 milyon iş kazası yaşanırken bu kazalarda 2.2 milyon işçi yaşamını yitiriyor. 160 milyon kişi ise meslek hastalıklarına yakalanıyor. Türkiye bu rakamlar içinde en fazla ölümle ve yaralanmayla temsil edilen ülkelerden birisi.

Türkiye’de 1946’dan 2010 yılına kadar “iş kazaları” sonucu ölen işçilerin sayısı 59 bin 300. Buna göre ortalama her yıl 9 bin 226 işçi hayatını kaybediyor. Son 10 yılda ise bu sayı 10 bin 723 işçiye ulaştı. Yani son 10 yılda yıl ortalama 1072 işçi kazalarda hayatını kaybetti.

SGK istatistiklerine göre 2010 yılında meydana gelen 62 bin 903 iş kazası ve meslek hastalıkları sonucu bin 444 kişi hayatını kaybetmiş. İş göremez hale gelen işçi sayısı ise 2.085.

2009 yılında gerçekleşen 64 bin 316 iş kazasında hayatını kaybeden işçi sayısı bin 171.  Aynı yıl iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu bin 885 sürekli iş göremez hale geldi. Bu istatistikler 2009’yılından 2010 yılına iş kazası sonucu ölümün yüzde 24 oranında arttığını gösteriyor.

Bu rakamlar dahi Türkiye’yi ölümlü kazalarda Avrupa lideri yapmaya ve dünyada da üçüncü sıraya oturtmaya yeterli olmuş. Ancak bu rakamlar SGK kapsamında olan, yani sigortalı çalışanları kapsıyor. Oysa Türkiye’de çalışanların en az yarısı kayıt dışı. Uzmanlar iş kazalarında yaşanan gerçek ölüm rakamının açıklananların 2 ile 4 katı arasında olduğunu ifade ediyorlar.

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YASASI NE DEĞİŞTİRECEK

Türkiye’de 2004 yılından bu yana çıkarılmaya çalışılan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı Bakanlar Kurulundaki imzaların tamamlanmasının ardından TBMM’ye gönderilmek üzere Başbakan Erdoğan’ın imzasını bekliyor.

Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan habere göre önümüzdeki hafta meclis gündemine girmesi beklenen yasa tasarısı denetimleri büyük oranda hizmet alımına, yani şirketlere bırakıyor.

TASARIDA YER ALAN BAZI DÜZENLEMELER ŞUNLAR:

• İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme veya hizmet alımı yükümlülüğünde aranan 50 işçi çalıştırma şartı kaldırılıyor.

• işyeri denetimleri büyük oranda şirketlere bırakılırken kamu sadece 10’dan az işçi çalıştıran işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetini üstleniyor.

• Hayati tehlike durumunda tehlike giderilinceye kadar,,,, tehlikeli bölgenin veya işin kısmen veya tehlikenin büyüklüğüne göre tamamen durdurulması esası getirilerek…. kapatma işlemi kaldırılıyor. Mevcut durumda hayati tehlike durumunda tehlike giderilinceye kadar, işin tamamen durdurulması veya işyerinin kapatılması hükümleri vardı.

• İşyerleri az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli olmak üzere 3 sınıfa ayrılıyor. Büro hizmetleri, kunduracılık, lokantalar, bankalar, eczaneler, berberler az tehlikeli; tekstil, çeltik fabrikaları, soba üretimi, oto tamiri, tornacılık, ilaç üretimi tehlikeli; maden işletmeleri, inşaat, metal, tersaneler, mobilya üretimi, kimya sektörü çok tehlikeli olarak sınıflandırılıyor.

• 10 kişiden az çalışanın bulunduğu işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hizmetlerin ilgili meslek kuruluşlarının da desteği ile kamu eliyle verilmesi öngörülüyor.

İSTANBUL/ EmekDunyasi.Net