01 Mayıs 2009, Cuma

Emekçiler 31 yıl sonra Taksim Meydanı’ndaydı (YENİLENDİ)

İşçi ve emekçiler, 1978 1 Mayıs'ından sonra kutlamalara kapatılan Taksim Meydanı'na 31 yıl sonra giriş yaptı. DİSK Genel Merkezi önünde başlayan yürüyüş korteji, Taksim Meydanı'na ulaştı. Anıta 1 Mayıs çelengi konuldu ve konuşmalar yapıldı. Ara sokaklarda toplanan eylemcilerin ana korteje katılmasını müdahalelerle engelleyen güvenlik güçleri emekçilerin tepkisini topladı.

-----

Fotoğraflar için tıklayın....

Sabah saatlerinde 1 Mayıs’ı kutlamak için bir araya gelen emekçiler gruplar halinde buluşma noktası olan Pangaltı’ya ulaşmaya çalıştılar. DİSK önünde de sendika ve sivil toplum örgüt temsilcilerinin aralarında bulunduğu kalabalık grup kortej oluşturdu. Kortejin sloganlarla yürüyüşü başlatıldı. "Taksim işçilere kapatılamaz" sloganı atan işçiler, DİSK flamaları ve bayrakları taşıdılar.

Polis İstanbul’u savaş alanına çevirdi

Sabah erken saatlerden itibaren Taksim ve Şişli’de tüm ara sokaklar polis tarafından tutuldu. Şişli Etfal Hastanesi’nin bulunduğu yerde DİSK kortejiyle buluşmak isteyen emekçilere sabah 8:30 civarında müdahale edildi. İlk müdahalenin gerçekleşmesinin ardından DİSK korteji Taksim’e ulaşıncaya kadar Mecidiyeköy’den Taksim’e kadar tüm ara sokaklar savaş alanına döndü. Çatışmalar Beşiktaş’a kadar uzadı.

Ara sokaklardan yürüyüşe katılmak isteyenleri destekleyen ana korteje de kimi zaman müdahalelerde bulunuldu. Polis, ara sokaklarda kalan sendika ve meslek örgütleri üyelerine de müdahale etti.

Çelebi: Makul olan tüm emekçilerin bu alanda olması değil miydi?

DİSK Genel Merkezi önünden başlatılan yürüyüş kolu saat 12:00’de Taksim Meydanı’na giriş yaptı. Meydana girenlerin büyük bir coşku içerisinde oldukları gözlemlendi. Taksim Meydanı'nda yapılan anma, demokrasi mücadelesinde yaşamlarını yitirenlerin anısına bir dakika saygı duruşu ve 1 Mayıs Marşı ile başladı. Program boyunca alanlara girişler devam ederken, sık sık "1 Mayıs'ta 1 Mayıs alanındayız" şeklinde sloganlar atıldı.
Anmada ilk konuşmayı yapan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi "1 Mayıs'ın ülkemizde kutlanmasına başlanmasına yüzüncü yılına tanıklı ettiğiniz gibi üzerimize serpilmiş, ölü toprağı da dağıtıp geldiniz buraya. 1 Mayıs'ı bayram ilan etseler de bunu bir türlü hazmedemeyen anlayış ve sürdüğü gerilim politikaları olmazsa bu tarihi ve anlamlı alanda yüzbinlerle bu mutluluğu paylaşacak, bayramımızı en güzel biçimde şekilde kutlayacaktık. 32 yıl önce burada yitirdiğimiz canlarımızı bütün dünyaya, Türkiye işçi sınıfının emekçilerinin ve yoksul halkın mesajını iletecektik. Herkes elini vicdanına koyup söylesin, esasında makul olan bu değil miydi? Türkiyeli emekçilerin kültür başkenti İstanbul'a yakışanda bu değil miydi?" 1 Mayıs'ı meydan tartışmalarını kilitleyenlerin bugün makul sayısını tartışmaya başladığını kaydeden Çelebi, "Ama bizler çok iyi biliyoruz ki, sayılar değil insanlar makul olmalıdır" dedi.

“Katliamcılardan hesap sorulmadıkça, acımız dinmeyecektir”

"1 Mayıs'a ekonomik kriz, krizin etkileri altında siyasi iktidarın hukuk ve yasaları keyfince uygulamaktan çekinmediği hak ve özgürlüklerin budandığı siyasal atmosferde giriyoruz" diyen Çelebi, bu atmosferin oluşumunda siyasi iktidarının rolünün büyük olduğunu kaydetti.

Konuşmasında ‘77 katliamının faillerinin bulunmadığına dikkat çeken Çelebi, "Bu ülkede katliamcılardan hesap sorulmadıkça bu ülkede demokrasi olmadıkça acımız dinmeyecektir. 77 katliamının failleri bulunmalı hesap sorulmalıdır. İşsizliğe, yoksulluğa, yolsuzluğa karşı durabilmek için özgürlüklerimizi demokrasiyi haklarımızı korumak için ortak bir mücadele yürütmeliyiz" diye konuştu.

KESK Genel Başkanı Sami Evren ise yaptığı konuşmada da valiliğin tutumunu ve müdahaleleri kınayarak, emekçilerin 1 Mayıs'ını kutladı.

1 Mayıs kutlamaları için Türkiye’ye gelen yabancı delegasyon adına Filistinli katılımcı bir konuşma yaptı. ’77 1 Mayıs’ında da bu alanda olduğunu söyleyen Filistinli sendikacı bu kazanımın sağlanması nedeniyle herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından miting sona erdi. Kitle dağıldığı sırada Sıraselviler'e doğru giden gruba polis coplarla müdahale etti. Polisin dağılma sırasında müdahale etmesi ise dikkat çekti.

Güler: Fırsatı fazla verdik

Yapılan eylemin ardından açıklama yapan İstanbul Valisi Muammer Güler, “Sendikalara anma ve kutlama fırsatını fazlasıyla verdik” diye konuştu. NTV’ye konuşan DİSK Genel Başkanı Çelebi Burukluk ve mutluluk bir arada dedi.

Notlar…

*Taksim Meydanı'ndaki konuşmalar esnasında Kazancı Yokuşu’ndan alana girmek isteyenlere polis müdahale etti.
*İstiklal caddesinde süren çatışmalarda polis plastik mermi kullandı
*İstanbul'da Valisi Muammer Güler, İstanbul'daki 1 Mayıs kutlamalarında çıkan olaylar sonucunda 21 polis, 20 vatandaş yaralandığını, 108 kişinin de gözaltına alındığını açıkladı.

*Genç Siviller The Marmara Oteli’nde bir odayı kapatarak “‘77’de buradan ateş edenler bulunsun” pankartını camdan sarkıttılar.
*Şişli Camisi’nin orada kurulan barikatı geçemeyen tekerlek sandalyeli bir emekçi ‘Açın yolları’ diyerek bağırınca gözaltına alındı.
*Şişli civarında polisin müdahale etmesiyle bir işçi kalp krizi geçirdi.
*Polisin ana korteje müdahalesi esnasında SDP Genel Başkan Yardımcısı Ecevit Piroğlu’nun diz kapağı kırıldı. Hastaneye kaldırılan Piroğlu’nun tüm bacağı alçıya alındı.
* İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah Osmanbey'den geçerken yuhlandı; su şişeleri ve bayrak sopaları atıldı. "Katil Cerrah" sesleri duyuldu.
* Bir polis amirinin, Cerrah'a "Bence hiç bekletmeden bu grubu Taksim'e götürelim müdürüm. Kenarlardan çok katılım oluyor, engelleyemiyoruz" derken duyulduğu haberi internet sitelerine düştü.
*İllerden Taksim’deki kutlamalar için gelecek araçlar ise kimi yerlerde engellendi. *Osmanbey'de TTB ve KESK üyelerine polisin saldırması üzerine 2 kişi gözaltına alındı.

*Olaylar sırasında gözaltına alınan 5 kişi İHD İstanbul Şubesi'ne başvurdu. Müslüm Mamuk adındaki üniversite öğrencisi, gözaltında polis tarafından şiddete maruz kaldığını belirterek İHD'ye hukuki yardım başvurusunda bulundu. Vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri ve kafasında kırıklar oluşan Mamuk, polislerin kendisini Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'nde dört saat boyunca dövüldüğünü söyledi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nda (THİV) muayene edilen Mamuk, kendisine şiddet uygulayan polislerden şikayetçi olduğunu belirterek, gördüğü şiddetten dolayı yürümekte zorluk çektiğini ifade etti. EmekDünyası