Sami Evren: '25 Kasım'da hayat duracak'
KESK ve Kamu-Sen, 25 Kasım’da yapacakları 1 günlük "uyarı grevi"’nin hazırlıklarını tamamladı. KESK Genel Başkanı Sami Evren, 25 Kasım'da kamu çalışanları için hayatın duracağını belirterek, "Trenler, otobüsler ve uçaklar çalışmayacak, öğretmenler derse girmeyecek, otoyol gişeleri hizmet vermeyecek. Yani grev hakkı, grev ile kazanılacak" dedi. ALPER ATALAY
Yıllardır Toplu İş Sözleşmesi (TİS) ve grev hakkı için mücadele veren KESK, Türkiye Kamu-Sen ile beraber, toplu görüşmelerde taleplerinin dikkate alınmamasından dolayı, Türkiye genelinde yapacakları 1 günlük "uyarı grevi"nin hazırlıklarını tamamladı. 25 Kasım'da Türkiye geneli trenler ve otobüsler çalışmayacak, uçaklar uçmayacak, otoyol gişeleri çalışmayacak, hastanelerde aciller hariç diğer birimler çalışmayacak, okullarda öğretmenler ve öğrenciler olmayacak. Grev çalışmaları kapsamında KESK "Toplu Sözleşme hakkımızı çiğnetmemek için, İnsanca ücret için, krizin bedelini ödememek için, demokratik bir çalışma yaşamı için 25 Kasım'da grevdeyiz" sloganının yazılı olduğu 200 bin broşür ile uyarı grevine katılım çağrısı yapan 300 bin afişi de bütün şubelerine gönderdi. TİS ve grev hakkı için grevi meşru gördüğünü yıllardır dillendiren KESK, 38 ilde KESK MYK üyeleriyle birlikte uyarı grevini örgütleme çalışmaları yaptı. Kamu-Sen ise 81 ilde başkanlar ve MYK üyelerinin katılımıyla toplantılar düzenleyerek, yöneticilerini bilgilendirdi. Kamu-Sen de greve katılım çağrısı yapan 1 milyona yakın afiş ve broşür bastırarak, şubelerine dağıttı. Kamu-Sen Genel Başkanı ve konfederasyona bağlı sendikaların başkanları greve bağlı oldukları kurumların önünde katılacak. KESK Genel Başkanı Sami Evren ise greve İstanbul'da katılacak.
STK VE SİYASİ PARTİLERDEN DESTEK
KESK ve Kamu-Sen'in yapacağı greve birçok STK ve siyasi parti destek verecek. KESK Genel Başkanı Sami Evren ve Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, ayrı ayrı temaslarda bulunarak 25 Kasım grevine destek istedi. Türk-İş, DİSK, TTB, DTP, DSP ise başlıca destek verem kurumlar.
MEMUR-SEN GREVE KATILMIYOR
Toplu görüşmelere TİS ve grev hakkının verilmemesi durumunda bir sonraki toplu görüşmelere katılmayacağını beyan ederek başlayan Memur-Sen ise toplu görüşmelerde TİS ve grev hakkı verilmemesine rağmen KESK ve Kamu-Sen'in düzenleyeceği uyarı grevine katılmadı. Memur-Sen, TİS ve grev hakkıyla ilgili taleplerini basın açıklamalarıyla duyurmayı tercih etti.
'GREV HAKKI GREV İLE KAZANILIR'
25 Kasım grevinin sadece kamuda çalışan emekçilerle sınırlı bir grev olarak algılanmaması gerektiğini belirten KESK Genel Başkanı Sami Evren, "Mücadeleyi daha da toplumsallaştırmak için emekten, demokrasiden yana bütün güçlerin grevimizi sahiplenmesi gerekir. 25 Kasım'da herkesin yapabileceği mutlaka bir eylem vardır. Halkımızın çocuklarını okula göndermeyerek, üniversite öğrencilerimizin boykot yaparak, işçi sendikalarının alanda bizimle beraber olarak eylemimizi büyültmeliyiz. Çünkü bu eylem sadece kamu çalışanlarının hak ve çıkarını savunan bir eylemlilikle sınırlı düşünülmemelidir" diye kaydetti.
'ÖRGÜTLÜ TOPLUM HAKSIZLIKLARA İTİRAZ EDEN TOPLUMDUR'
Kamunun tasfiye edilmesinin önemli sonuçları olacağını belirten Evren, "Kamunun tasfiye edilmesinin iki önemli sonucu vardır. Birisi çalışanların iş güvencesinin ortadan kaldırılması ikincisi ise toplumsal yarar ortadan kalkacağı için halkımızın mağdur edilmesidir. Eğitim ve sağlığın ücretli hale gelmesi bunun en somut örneğidir. Buna karşı ortak tepkileri örgütlemekte başta sendikalar olmak üzere hepimizin görevidir. Örgütlü toplum haksızlıklara itiraz eden toplumdur" diye konuştu.
'25 KASIM BİR SONUÇ DEĞİL BAŞLANGIÇTIR'
Kamu çalışanlarının haklarını mücadele ederek alacakların belirten Evren şunları kaydetti: "Haklar hiçbir zaman yönetenler tarafından çalışanlara bir lütuf olarak sunulmaz. Hakkınızı mücadele ederek kazanırsınız. Bu nedenle siyasi iktidarlar her zaman örgütlü toplum kesimlerinin örgütlenmesinin önünde ciddi engeller oluşmuşlardır. Baskı, tutuklama, sürgün emek mücadelesi tarihinde hep vardı. Örgütümüz KESK bu nedenle çalışma yaşamının demokratikleşmesiyle devletin demokratikleşmesi meselesini birbirinden ayırmaz. Biz yıllardır ücret sendikalcılığı, meslek sendikalcılığı yapmayacağımızı, ekmek mücadelesi ile özgürlükler mücadelesinin birbirinden ayrılamayacağını söyledik. O nedenle grev hakkını grev yapılarak elde edileceğinin bilincindeyiz. 25 Kasım kamu emekçileri mücadelesinde bir sonuç değil mücadelenin başlangıcı olarak algılanmalıdır."
--------------------------------------------------------------------------------
GREV SÜRECİNE NASIL GELİNDİ?
--------------------------------------------------------------------------------
Önceki yıllarda toplusözleşme talebi kabul edilmediği için görüşmelere katılamayan KESK, Toplu İş Sözleşme hakkı talebini müzakere etmek için ilk oturuma katıldı. Taleplerini "toplumsal sözleşme" olarak adlandıran KESK, kamu çalışanlarına, aynı zamanda emekliler ve asgari ücretliler için de esas olmak üzere en az 1500 lira "temel ücret" ödenmesini istedi. KESK'in diğer talepleri ise şöyle: "İşsizlere açlık sınırında 'yurttaşlık payı' ödenmesi, gelir vergisi oranlarının yüzde 10 azaltılması, kamudaki güvencesiz istihdam biçimlerine son verilmesi, engellilere ayrılan istihdam kotalarının doldurulması, kadınlara çalışma yaşamında pozitif ayrımcılık uygulanmasın. İşsizlerin elektrik, su, doğalgaz faturalarını devlet ödesin."
Memur-Sen ise toplu görüşmelere TİS ve grev hakkını talep ederek gelmişti. TİS ve grev hakkı olmazsa toplu görüşmelere bir sonraki sene katılmayacağını beyan eden Memur-Sen toplu görüşmelerin son oturumuna kadar masada oldu. TİS ve grev hakkı Kamu-Sen'in talepleri arasında da yerini aldı. Kamu-Sen bunun yanı sıra sadece kamu çalışanları için değil, tüm krizden etkilenenler için 200 TL'li harcama çeki verilmesini istemişti.
(diha)