05 Mayıs 2010, Çarşamba

Bilgi'de sendikalıların işten atılmasına ilk tepki öğrenciden

Bilgi Üniversitesi’nin üç çalışanı işten çıkartıldı. İşten çıkarmaların sendika örgütlenmesi nedeniyle yapıldığını ifade eden öğrenciler rektörlük önünde ve eğitim binalarında eylem yaptı. Rektörlük bu konuda açıklama yapmadı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yine bir ilk yaşandı İşten çıkartılan üç çalışan için, öğrenciler bugün öğlen saatlerinde eylem gerçekleştirdiler. Vakıf üniversitelerinde bir ilke imza atarak sendikal örgütlenme yolunda önemli adımlar atan Bilgi Üniversitesi’nde yaşanan işten çıkarma konusunda okul yönetimi henüz bir açıklama yapmış değil. Öğrencilerle görüşen bazı görevliler ahşap atölyesindeki işten çıkarmanın sendikalaşmayla değil, bu bölümün kâr etmemesine bağlı olduğunu söylese de, öğrenciler bu olayı üniversite yönetiminin sendikalaşmaya engel olma çabası olarak yorumluyor. Sendikalı sayısının çoğunluğa ulaşmaması için üniversite yönetiminin sendikalı işçi sayısını azaltmaya çalıştığını savunan öğrenciler, çıkarılan işçilerin hepsinin sendikaya üye olduğunu belirtiyor.

Eyleme, kantinde düdük, ıslık ve içlerine taş koyduları pet şişeleri sallayarak başlayan eylemciler, rektörlük binasının önünde “Sendika artık engellenemez”, “Şirket değil üniversite” gibi sloganlar attılar ve Rektörlüğün önüne bozuk para fırlattılar. Rektörün dışarı çıkmaması üzerine, “Öğrenciler, burada rektör nerede?” diye slogan atarak tekrar kantine döndüler ve sloganlar, düdükler eşliğinde halay çektiler. Eylemcilerden biri, “Atılan işçilerin hakkını korumak için buradayız. Şirket mantığını engellemeye çalışıyoruz” derken bir başka eylemci, atılan 5 kişinin kişisel nedenlerle değil, sendikal örgütlenme nedeniyle işten çıkartılmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı.

DERSTEN ÇIKAN ÖĞRENCİLERDEN DESTEK

Santralistanbul kampüsunde eğitim binalarını dolaşan öğrenciler E-1 binasının içine girerek eylemlerini sürdürürken binada ders yapan öğrenciler de sınıflardan çıkarak eylemcilere destek verdi. Daha sonra E-2 binasında aynı eylemi tekrarlayan eylemciler E-3 binasının önüne geldiklerinde kapı güvenlik görevlileri tarafından kitlendi. Kapıyı açtıramayan eylemciler Güvenlik Müdürü Murat Yuva’yla tartıştı. Eylemciler kapıların açılmaması üzerine binanın yangın merdiveninden tırmanarak üst kattan içeri girdiler. Kampüs turunu tamamlayan eylemciler son olarak tekrar Rektörlük binasının önüne gittiler. Binanın önüne çıkan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğrenci Dekanı Şerafettin Düztepe burada eylemcilere, “Siz öğrenciliğinizi yapın. Sendika ile ilgili işlere karışmayın.” tavsiyesinde bulundu. Düztepe, Üniversite ile ilgili akademik soruların yanıtlanacağını, ancak başka bir konu hakkında rektörün açıklama yapmasının mümkün olmadığını belirterek iki öğrenci temsilcisinin rektörle görüşebileceğini söyledi. Şerafettin Düztepe, olay sonrasında HaberVs’ye yaptığı açıklamada olaya tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
”Bu çocukların asıl işi öğrencilik. Öğrenciyi ilgilendirmeyen işlerle ilgilenmesinler. Dersliklere girerek dersleri engellemek hoş bir davranış değil”

Eylemciler ise Düztepe’nin açıklamalarından sonra iki temsilci seçme önerisini reddederek çeşitli sloganlarla rektörü dışarı davet ettiler. Yarın da eylemlerine devam edeceklerini belirten öğrenciler rektörün çıkmaması üzerine 50’den geriye sayarak eylemlerini sonlandırdılar.

REKTÖR’E AÇIK MEKTUP

Eylemci öğrenciler, Rektör’le toplu görüşme taleplerinin gerçekleşmemesi üzerine rektörlüğe açık mektup yazdılar. Öğrencilerin “Takdir edersiniz ki üniversite öğrencisiz olmaz” diye başladıkları açık mektupta “Santralİstanbul’un inşasında emeği olan ahşap atölyesinin ‘kâr getirmemesi’ gerekçesiyle kapatılmasına ve çalışanlarının işten çıkarılmasına gürültülü bir şekilde tepki gösterdik. Nevin Ateş ile başlayan ve ahşap atölyesiyle devam eden işten atılmaların okul içindeki sendikal hareketi baltalamaya yönelik olduğunu düşünüyoruz” diyorlar. Bu sürecin takipçisi olacaklarını belirttikleri mektubu, “Bilgi Üniversitesi Öğrencileri’nden daha önemli bir işiniz yoksa yarın yine toplu görüşme talebimizle kapınızda olacağız” sözleriyle bitiriyorlar.

Bilgi Üniversitesi çalışanları da eylemle ilgili farklı düşünceler dile getirdiler. örneğin temizlik görevlisi Ö., yapılan eylemden çok memnun olduklarını. Sendikalaşmanın anayasal bir hak olduğunu ve bunun engellenmesinin suç olduğunu söyledi. Öğrencilerin bu gibi durumlara tepkisiz kalmamasını olumlu bulan Ö., “Bizim haklarımızı korumaları gerçekten çok güzel bir davranış” dedi.

Rektörlük binasını korumak için kapısına gelen güvenlik görevlilerinden G. ise eyleme olumsuz bakanlardan. “Sendika şirketlerde olur, burası şirket değil.” diyen G., öğrencilere yönelik tepkisini “Çocuklar bu işe karışmamalı ister rektör, ister öğretim görevlisi olsun işini güzel yapmayanlar çıkarılmalı” sözleriyle dile getirdi.

(Berk Doğan - Koray Çil)

http://www.habervesaire.com/haber/1831/

 

İstanbul - HaberVs

Bağlantılı Haberler