06 Mayıs 2010, Perşembe

İŞ KAZALARI

Yılda 2 milyon 300 bin işçi yaşamını yitiriyor

Makine Mühendisleri Odası’nın yayımladığı "İş Sağlığı ve Güvenliği" raporunda, dünyada her yıl 270 milyon iş kazasının yaşandığı ve bu kazalarda 2 milyon 300 bin insanın yaşamını yitirdiği belirtildi.

Makine Mühendisleri Odası, ILO'nun verilerinden yararlanarak hazırladığı "İş Sağlığı ve Güvenli" raporunda çarpıcı verilere yer verdi. Raporda her 15 saniyede bir, bir kişinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiğine vurgu yapıldı. Her yıl meydana gelen 270 milyon iş kazası nedeniyle 360 bin kişinin hayatını kaybettiği, 1 milyon 950 bin kişinin ise meslek hastalıklarından dolayı yaşamını yitirdiği belirtilerek, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybedenlerin yılda 2 milyon 300 bin kişi olduğuna vurgu yapıldı. Yılda 160 milyon kişinin meslek hastalıklarına yakalandığı, çoğunlukla gelişmekte olan ülkelerde, zehirli maddelelerden dolayı 651 bin işçinin yaşamını yitirdiğine dikkat çekildi. Dünyadaki iş ve meslek hastalıkları sonucu ölüm oranlarının yüzde 56'sını meslek hastalığı, yüzde 44'ünü ise iş kazalarının oluşturduğuna dikkat çekilen raporda, istatistiki bilgilerde Türkiye'de ise iş kazaları yüzde 99,3 meslek hastalığı ise yüzde 0,7 olarak belirtiliyor. Bu hastalıkların temel nedeni olarak dünyada fiziksel nedenlerle oluşan kas ve iskelet sistemi hastalıkları alırken, Türkiye'de solunum yolu hastalıklarının başta geldiği belirtildi.

ÖLÜMLERİ DE KAYIT DIŞI


Dünya'daki verilere karşılık Türkiye'de iş kazaları ve iş güvenliği konusunda yaşanan ölümlerin ve hastalıkların kaydının sağlıklı olarak tutulmadığı eleştirisi yapılan raporda, bu yüzden Türkiye'deki meslek hastalıklarından hayatını kaybedenlerin sayısının 2007 yılında bin 208, 2008 yılında 539 olarak hesaplandığını kaydedildi. Türkiye'de 2009 yılı verilerine göre işgücü 21 milyon 277 bin kişiden oluştuğu ve bunun 10 milyon 839 bin kişi kayıt dışı çalıştığı hatırlatılan raporda, kayıt dışı çalışan 10 milyondan fazla kişinin yaşadığı iş kazaları ve meslek hastalıklarının kayıt altına alınmadığını belirterek bu durumu eleştirdi. Raporda, "Ülkeler arasında değişmekle birlikte, genel olarak, meslek hastalıkları görülme sıklığının binde 4-12 arasında değişmesi beklenmektedir. Bu beklentiye göre, Türkiye'de yalnızca zorunlu sigortalı sayıları üzerinden her yıl en az 35 bin yeni meslek hastalığı olgusu saptanması gerekir. Eğer tüm çalışanlar söz konusu edilirse, olgu sayısının 100 bin ile 300 bin arasında olması beklenmelidir. Oysa ülkemizde meslek hastalığı olgu sayısı çok düşüktür. Olgu sayısında özellikle son beş yılda gözlenen azalma, meslek hastalıklarının tanı konması sürecini yeniden değerlendirmeyi ayrıca zorunlu kılmaktadır" denildi.

MESLEK HASTALIKLARI YILLAR SONRA DA ETKİSİNİ SÜRDÜRÜYOR

Sihirli mineral olarak adlandırılan yine bir meslek hastalığı olan asbest hastalığı nedeniyle yılda 100 bin kişinin hayatını kaybettiği, bu maddenin üretiminin 1970'lerden sonra azalmış olmasına rağmen geçmiş dönemlerde bu madde temasta bulunanlar için bugünde tehlike bulunduğu ifade edildi. Silicosis hastalığının da yaygın bir hastalık olduğu vurgulanan Raporda, Latin Amerika'da maden işçilerinin yüzde 37'si bu hastalığa yakalandığı, bu oranın 50 yaşın üzerindeki işçilerde yüzde 50'ye yükselmediği belirtilerek, "Hindistan'da taş kalem işçilerinin yüzde 50'si ve taş kırma işçilerinin yüzde 36'sı bu hastalığa yakalanmış durumdadır" denildi. İnşaat sektöründe yaşanan ölümcül kazaların yoğunluğu ise dikkat çekiyor. Verilere göre inşaat sektöründe her yıl 60 bin ölümcül kaza yaşanıyor ve bu her 10 dakikada bir kişinin ölümüne neden oluyor.

'İŞSİZLİK SORUNUNUN OLMADIĞI DÖNEM İLE KRİZ SÜRECİ İŞ KAZASI ORANI BİRBİRİNE YAKIN'


Raporda, ayrıca kriz dönemi ve öncesinde yaşanan iş sağılığı ve kazalarına ilişkin kıyaslama yapılarak, her iki dönem yaşanan iş kazaları ve iş güvenliğinden kaynaklı ölüm ve hastalıkların bir birine yakın olduğu belirtildi. Yine bedenin haddinden fazla yıpranması, uzun vadede kalıcı meslek hastalıklarına da neden olduğuna işaret edilen raporda, 2008'de yaklaşık olarak her gün 3 kişi hayatını kaybettiği, her 6 saatte bir çalışanın da sürekli iş göremez şekilde sakat kaldığı belirtildi. Yine kazaların iş saatlerine göre dağılımda ekonomik krizin ve işsizliğin fazla yaşanmadığı 2006 yılındaki 8 saatlik iş saatinde yaşanan kaza sayısının toplamda 79 bin 27 olurken, ekonomik krizin tavan yaptığı ve işsizliğin çok yoğun yaşandığı 2008 yılında ise toplamda 73 bin 963 iş kazasının yaşanması Türkiye'nin her geçen gün iş güvencesi konusunda geriye gittiğinin göstergesi olduğuna vurgu yapıldı. İş kazasına en çok yoğunluk kazandığı saatlerin işe başlanma saati ile son verilme saatleri olduğu belirtilen raporda, kazaya maruz kalanların ise genelde beslenme ve sosyal haklardan yararlanma konusunda ekonomik gücü bulunmayan kesimler ve işe yeni başlayan kesimlerden oluştuğu belirtildi.

'İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARININ ÖNLENMESİNE YÖNELİK BİR PLAN YOK'

SGK 2008 verilerinden de yararlanılan raporda, Türkiye'de meslek hastalıklarının gerek tanısının konulması ve tedavinin düzenlenmesi, gerekse rehabilitasyonunun sağlanması açısından çok sorunlu bir ülke olduğu belirtilirken, "Daha da önemlisi, meslek hastalıklarının önlenmesine ilişkin her hangi bir kamusal eylem planımız yoktur. Sanki görünmeyen bir el, uzun yıllar boyunca, meslek hastalıklarının bu ülkede gündeme getirilmesini çok başarılı bir biçimde engellemiş gibidir. Her yıl yalnız zorunlu sigortalılarda 20 bin ile 40 bin arasında yeni meslek hastalığının ortaya çıkmasının beklendiği bir ülkede; olgu sayısı yılda 400 ile bin aralığında bildirildiği halde başta işçi sendikaları olmak üzere neredeyse hiçbir örgüt bu duruma itiraz etmemekte, sorunu gündeme taşımamakta ve çözüm üretilmesine katkıda bulunmamaktadır. İşle ilgili hastalıklar ise neredeyse hiç gündeme getirilmemekte, yokmuş gibi davranılarak; çalışanların sağlığını etkileyen koşullara ilişkin önlemlerin alınması konusunda hiçbir eylem planı uygulamaya konulmamaktadır" diye kaydedildi.

'SOSYAL HUKUK DEVLETİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNDEN UZAKLAŞILIYOR'

Türkiye'de kaza nedeniyle ortalama iki milyon iş günü kaybının ve iş kazaları meslek hastalıkları nedeniyle binlerce yurttaşın mağdur olduğunun altı çizilen raporda sorunların çözümüne ilişkin ise şu önerilere yer verildi: "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin yanlışlar toplamı sonucunda ülkemizin iş kazalarında Avrupa'da birinci, dünyada üçüncü olduğu da gözetilerek, ilgili meslek kuruluşlarının görev ve yetkileri ve İş Güvenliği Mühendisliğinin geliştirilmesi gerekirken, aksi yöndeki adımlar iş sağlığı ve güvenliğinde büyük olumsuzluklara yol açacak, keyfi uygulamalar ve iş kazalarında artışlar gerçekleşecektir. Bu noktada Odamız, Bakanlığın, İş Yasası'nın 81. ve 82. maddelerini iptal edecek olan bu yeni Yasa Tasarısı hazırlığına dikkat çekmektedir. Zira hazırlıkları yapılan "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı Taslağı" ile yargı kararları hiçe sayılarak, sosyal hukuk devleti gerek ve yükümlülüklerinden uzaklaşılmaktadır."

Ankara - DİHA