BİLGİ SOKAKTA
'İşte Bilgi, işte sendika'
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde dört çalışanın işten çıkarılmasının ardından başlayan eylemler sürüyor. Bilgi çalışanları Taksim’de eylem yaparak, ‘Ya hep beraber, ya hiç birimiz’ sloganıyla yürüdü.
4 Mayıs 2010 tarihinde İstanbul Bilgi Üniversitesi ahşap atölyesinde çalışan üç işçinin üniversitenin yeniden yapılanması gerekçe gösterilerek iş akitleri feshedilmişti. Yasa gereği, fesih gerekçesini kesin ve açık bir şekilde belirtmesi gereken üniversite yönetimi, ayrıca işçilerin iş akitlerini feshederken ‘son çare ilkesi’ne uymamış ve üniversite bünyesinde faklı birimlerinde istihdam imkânını kullanmamıştı.
Bu gelişmelerin ardından Bilgi çalışanları bugün İstiklal Caddesi’nde, destekçileri ve Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin de katılımıyla kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi.
Saat 19.00 sularında İstiklal Caddesi girişinde toplanmaya başlayan Bilgi çalışanları, işten atılan arkadaşlarının en kısa sürede işlerine iade edilmesini, işten çıkarmalara ve baskılara son verilmesini ve yönetimin örgütlenme özgürlüklerini ihlal etmekten vazgeçmesini talep etti.
NEDEN İŞTEN ÇIKARILDILAR?
Yürüyüş sonrasında Galatasaray Lisesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, işten çıkarılan işçilerin Sosyal-İş sendikasına üye olduğunu hatırlatılarak, Kadir Karabulak’ın üniversitedeki sendikalaşma sürecini başlatan ve aktif olarak sürdürenler arasında yer aldığı için işten atıldığı ifade edildi.
İlk sözü alan Sosyal-İş Sendikası Genel Başkanı Metin Ebetürk, Üniversite yönetiminin hukuka aykırı davrandığının altını çizerek, "Bu durum, işten çıkarmaların sendikamıza üye olan veya olmayı düşünen Bilgi çalışanlarına gözdağı verme amacı taşıdığını göstermektedir. Ancak Bilgi çalışanları sendika ve toplu iş sözleşmesi haklarından vazgeçmeyeceklerini üniversite içinde yaptıkları basın açıklamasıyla bir kez daha ortaya koymuştur" dedi.
Ebetürk'ten sonra Bilgi Üniversitesi çalışanları adına söz alan Beyhan Sunal da işten çıkarmaların hukuka aykırı olduğunu ve Bilgi Üniversitesi yönetiminin emek düşmanı uygulamalarına karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini belirtti.
DİSK Genel Başkan Yardımcısı Ali Cancı ise, "1 Mayıs'ta Taksim'i özgürleştirdiğimiz gibi, mücadele ederek Bilgi Üniversitesi'ni de özgürleştireceğiz!" diyerek baskılara boyun eğmeyeceklerini ifade etti.
Yaklaşık bin kişinin katıldığı yürüyüşte sık sık "Bilgi sokakta", "Örgütlü Bilgi'yi hiçbir kuvvet yenemez", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz", "Sendika hakkımız engellenemez", "İşten atılanlar geri alınsın", "İşte Bilgi işte sendika" sloganları atıldı.
BİLGİ’DE SENDİKALAŞMA SÜRECİ
İstanbul Bilgi Üniversitesi çalışanları Mart 2010’dan beri, DİSK Sosyal-İş Sendikası bünyesine sendikal örgütlenme sürecine girmiş ve kısa zamanda yüzlerce çalışan sendika üyesi olmuştu. Bu sendikalaşma süreci, akademik, idari ve destek personelin birlikte geliştirdiği, dayanışma gösterdiği bir süreçti.
Sürecin başlangıcında üniversite yönetimi sendikalaşmayı engellemeye yönelik olumsuz tutumundan, çalışanların kararlı duruşu ve kamuoyu desteği neticesinde geri adım atmış ve Rektör Prof. Dr. Halil Güven ve Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Rıfat Sarıcaoğlu tarafından imzalanan 18 Mart 2010 tarihli mektupta “anayasal bir hak olan sendikal örgütlenme özgürlüğüne saygılı olunacağı, aksi durumlarda şeffaf bir soruşturma süreci yürütüleceği ve ‘her tür konu ve soruda’ diyaloga açık olunacağı” taahhüt edilmişti.
Ancak Profesör Nevin Ateş’in 6 Nisan 2010’da tazminatsız olarak işten çıkarılması, sendika temsilcileriyle yapılan görüşmelerde iletilen taleplerin yanıtsız bırakılması, destek biriminde çalışanlara yönelik baskı ve tehditler, yeni işe alınanlara sendikaya üye olmamaları yönünde sistematik olarak telkinlerde bulunulması ve son olarak ahşap atölyesinde çalışan sendikalı üç kişinin işten çıkarılması üniversite yönetiminin taahhütlerine uymadığını gösterdi.
Bu gelişmelerin ardından, Bilgi çalışanları önce 5 Mayıs 2010’da İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörlüğü’nün önünde sonra 8 Mayıs 2010’da Taksim’de gelişmeleri protesto etti.
(emekdünyası)
İstanbul -