26 MAYIS GREVİ
Greve 9 gün kala sendikalar sessiz, işçiler tepkili
26 Mayıs’ta yapılması kararlaştırılan genel grevle ilgili belirsizlik sürüyor. 26 Mayıs’a 9 gün kala Türk-İş ve Kamu-Sen’in tavrına anlam veremeyen işçiler 26 Mayıs’ta hayatın durmasını istiyor.
“TEKEL işçilerini oyaladılar” (Suat Epözdemir – TEKEL)
İstanbul’daki Tekgıda-İş pasifti, TEKEL’den önce. Tekel direnişi döneminde sendika mücadeleci bir çizgiye geldi. Ben Tekel Eyleminde 78 gün durdum ve sendikam biz Ankara’ya gitmeden önce “gitmek var dönmek yok” dedi. Özlük haklarımızı almadan dönmek yok dedi. Biz bu sloganla, bu inançla gittik ve orada böyle bir eylem gerçekleştirdik.
Yani onun dışında sendikalar hep pasifti, aktifleşebilseler işçiler neler neler yapacak. Tabi gittik Türk-İş’in tavrını da gördük. Mesela Türk-İş durmadan “artık eylemi bitirelim” dedi. Eylem amacına yaklaşmıştı. Yani devletle Türk-iş aynı şekilde “artık bitirsek” dedi bu eylemi.
26 Mayıs genel grevi aslında TEKEL eylemi sürecinde alınan bir karardı. Biz eylemdeyken 26 Mayıs’ta sizin için genel grev yapacağız dediler. Yani bu grev kararını alan Türk-İş, yan çizen yine Türk-İş. Biz “böyle sağlıklı olmaz, hakkımızı almadan dağılmayalım” dedik ancak TEKEL eylemi bu şekilde bitti ne yazık ki. Geldiğimiz nokta da ise genel greve bir hazırlık yapılmadı. Şurada dokuz gün kaldı ancak hiçbir şey yapılmadı. Biz Tekel işçilerini oyaladılar diye düşünüyorum artık.
“Hayatın işçi sınıfının elinden geçtiğini görmeliler” (Gürhan Güzel – İSKİ)
26 Mayıs gerçekleşirse biz de bir yürüyüş yaparız ve sağlam olursa güzel olur grev. Bir direniş havası çıkar, sınıf mücadelesi ortaya çıkar. Ancak sendikaların tutumları çok tuhaf. Biliyorsunuz, 1 Mayıs’tan sonra bizlere serseri, provokatör gözüyle bakıyorlar. Bu kürsü mücadelesinde, bize sahip çıkmıyorlar. Bu da ‘kürsü kimin’ sorusunu sormamıza neden oluyor.
26 Mayıs’ın başarılı olabilmesi için trenler, uçaklar, hastaneler acil durumlar dışında durmalı ki hayatın işçi sınıfının elinden geçtiğini görsünler.
“Sendikalar işçilere sahip çıkmıyor” (Halit Yıldırım - Sinter Metal)
Sinter’de 26 Mayıs hazırlığı göremedik. Ancak biz çalışıyoruz bu grevin gerçekleşmesi için. Herkese ulaşmaya çalışıyoruz. Ama sendika bürokratlarının bir şey yaptığı yok.
Biz bir platform kurduk, gerekirse 26 Mayıs’a kadar o platformla insanlara grev hakkında bilgi verebilmek adına. Ancak sendikalar sahip çıkmıyor işçilere. Sorunlar giderilmeye çalışılmıyor. Defalarca söyledik ama bir şey değişmedi. 26 Mayıs’ta Yunanistan örnek alınmalı tıpkı oradaki gibi hayat dursun istiyoruz.
“Sendikacılarda tüccar mantığı var” (Halil Onat - Marmaray)
26 Mayıs grevini işçi sınıfı tüm gücüyle desteklenmeli. Gerçek bir greve ihtiyacımız var. Fakat hazırlıklar yeterli değil ve bu sendikacıların hatası. Ülkede sendika ağalığı var ve bugünkü sendikalar 1980 öncesi işçi hareketine dönecek yeterlilikte değil.
Sendikalar kötü diye bir şey demiyorum, sendikacılar kötü. Sendika iyi bir şeydir, işçilerin örgütlenebildiği, haklarını arayabildiği bir örgüttür. Lakin bizim sendikacıların sınıfı örgütlemek gibi bir derdi yok, bizim sendikacılarda tüccar mantığı var. Aidat almaya bakıyorlar.
26 Mayıs grevi sendikacıların değil, işçi sınıfının desteği ve isteğiyle gerçekleşecek konuma gelmiştir. Elbette sendikacıların isteksizliği çok vahim…
“Sendikalar işçi örgütlenmesi odaklı değil” (Fesih Özdemir - Adliye)
Şu an görünürde greve yönelik bir hazırlık yok, bir duraksama ortamı var. Türk-İş ve Kamu-Sen yan çiziyor gibi görünüyor. Dokuz günde ne yapılabilir ki artık? Aradığımızda bizlere toplantılar yapılacak, bir karar çıkacak ona göre hazırlanacağız diyorlar. Peki bugüne kadar neredeydiler?
Ayrıca sendikalarımızdaki siyasi mücadeleler nedeniyle, mesela BES kongresindeki iktidar mücadeleleri nedeniyle, genel greve eğilemediler. Hâlbuki sendikada emeğin mücadelesi olmalı, başka bir şeyin değil.
DİSK, KESK tek başına ne kadar etkili olabilir? Ayrıca Türk-İş ve Kamu-Sen’in ne işlevi kalıyor greve katılmayacaklarsa?
Sendikalar işçi örgütlenmesi odaklı değiller. İşçiye örgütlenme eğitimi vermiyorlar. Sadece üye olarak alıyorlar. Bu da katılımın artmamasına sebep oluyor. Sendikaların üyelerine eğitim vermesi lazım.
(Emek Dünyası)
İstanbul -