İş cinayetlerine karşı 26 Mayıs'ta greve!
Siyasi parti, meslek örgütü ve sendikalar, Zolnguldak'taki maden faciasının sorumlusunun hükümet olduğunu belirterek, maden bölgesinde olağanüstü hal uygulamasıyla gerçeklerin gizlenmeye çalıştığını kaydetti.
KESK İstanbul Şubeleri Platformu, Zonguldak'ta meydana gelen maden kazasıyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. "Kaza değil, kapitalizmin kar hırsı öldürüyor", "İş sağlığı ve iş güvenliği önlemleri derhal alınsın", "Taşeron, güvencesiz çalışma öldürüyor" ve "İşçiler ölüyor Çalışma Bakanı seyrediyor" dövizlerinin taşındığı açıklamada sık sık, "Katiller belli hesap sorulsun", "Kader değil bu bir cinayet", "İşçi katili hükümeti AKP istifa" ve "AKP'den hesabı emekçiler soracak" sloganları atıldı. Açıklamayı okuyan KESK Genel Başkanı Sami Evren, yaşanan maden patlamasını bir kaza olarak değerlendirmediklerini, kimsenin de maden kazalarını, iş kazalarını kader gibi gösteremeyeceğini belirtti.
EVREN: 21 YÜZYIL’DA TÜRKİYE'DE İŞÇİLER ÖLÜYOR
İş kazalarına sistemin ve mevcut zihniyetin sebep olduğunu belirten Evren, "21. yüzyılda madenlerimizde, tersanelerimizde işçi ölümlerinin önünü alamıyoruz. Çünkü olanları kader gibi gören insanlara kader gibi göstermeye çalışan bir siyasi iktidar tarafından yönetiliyoruz" dedi. Evren, iş güvenliğinin en üst düzeyde sağlanmasının gerekli olduğu bir sektör olan madencilikte sadece paraya ve kara dayalı taşeronluk sisteminin yeni kazalara ve ölümlere yol açtığını kaydetti. Taşeronluk sistemine, iş kazaları ve iş cinayetlerine son verilmesi için 26 Mayıs'ta greve gideceklerini söyleyen Evren, "26 Mayıs grevinde taleplerimizi bir kez daha yükselteceğiz. madenlerde, tersanelerde yitirdiğimiz emekçi kardeşlerimize ithaf ediyoruz. Ve onlara söz veriyoruz. Bu ülkede emek en yüce değer olarak görülene kadar iş kazaları emekçilerin kaderi olmaktan çıkarılana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" şeklinde belirtti.
TÜZEL: GERÇEK GİZLENMEYE ÇALIŞILIYOR
Konuya ilişkin bir açıklama da Emek Partisi’nden geldi. EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, iş cinayetlerine karşı toplumun her kesimini ses vermeye çağırdı.
Hükümetin olayı gizlemeye çalıştığını söyleyen Tüzel, "Madencilerin sendikası ve emek örgütleri özelleştirmeyi, taşeronlaştırmayı, maden sahalarının kiralanmasını, kaçak ocakların önlenmesini ve ihalelerin iptalini, devlet güvencesinde çalışmayı istemektedir. Emekçilerin insanca çalışma ve yaşam hakkı devletin sorumluluğundadır. Aç ve işsiz insanların çaresizliğinden yararlanarak emek sömürüsüne ve ölümlerine yol veren sermaye düzenine yanıt vermek; iş güvencesi ve işçi cinayetlerinin önlenmesi talebiyle ilan edilmiş genel grev genel direnişi işçiler ve emekçiler olarak gerçekleştirmekten geçmektedir. Hayatlarını çocuklarının güzel günler yaşaması için yerin metrelerce altında karanlık dehlizlerde kaybeden maden emekçilerinin ailelerine, insanca yaşamasına izin verilmeyen işçi sınıfımıza, emek örgütlerimize baş sağlığı diliyor; iş cinayetlerinin son bulması için işçi sınıfımızı ve halkımızı genel grev ve genel direnişin örgütlenmesine çağırıyorum" diye konuştu.
ESP HEYETİ ZONGULDAK'TA
ESP MYK üyeleri ve İstanbul il yöneticilerin oluşan bir heyet ise, maden kazasının yaşandığı Zonguldak'ta incelemelerde bulundu. İncelemelere ilişkin bilgi veren ESP MYK üyesi Serpil Arslan, gözlemlerine ilişkin yaptığı açkılamada, "Aileler çok üzgün ve perişan olmuş durumdalar. Biz böyle olacağını biliyorduk diyorlar. Aynı zamanda çok öfkeliler" dedi.
Devletin olay yerinde adeta olağanüstü hal ilan ettiğini belirten Arslan, inceleme heyetleri ve basının, Bakanın emri ile bölgeye alınmadığını hatırlattı. Arslan, "Görevlerini yapmalarına izin verilmiyor. Biz de kollarımızdan tutularak ailelerin yanından zorla uzaklaştırıldık. Konuşup bilgi almamız engellenmeye çalışıldı. Protesto eden, ses çıkaran işçi yakınları gözaltında alınıyor ya da baskı görüyor. Devlet hem suçlu hem güçlü. Anlıyoruz ki hükümet gerçeklerin kamuoyuna yansımasını istemiyor" dedi. Bugüne kadar kamuoyuna yansımayan bir bilgiyi daha aktaran ESP MYK üyesi, göçük altında kalan işçilerin 3 aydır maaş alamadıklarını, taşeron şirketin 3 aydır işçilerin maaşını ödemediğini öğrendiklerini aktardı. Serpil Arslan, bugün avukatları ile birlikte Zonguldak Adliyesine giderek suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek "Sorumluların yargılanmasını talep edeceğiz. Zonguldak'ta yaşananların hesabını sormak için tüm gelişmelerin yakından takip ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz" diye konuştu.
YEŞİLLER: MADENLER DERHAL KAPATILSIN
Yine konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Yeşiller Partisi de madenlerin derhal kapatılmasını istedi. "Madencilik, toprağa canlar verip; topraktan mineral almak mıdır?" diye soran Yeşiller "Konu para kazanmak olduğunda gözünü karartan, canları tersanelerde, madenlerde, fabrikalarda alan endüstriyel sistemin gözünün gördüğü tek değer paradır. Bir sene içinde olan başka bir maden katliamında da, maden sahibinin yaptığı tek icraatın ölen işçilerin ailelerine para vermek olduğu unutulmamalıdır. Bu yapı değiştirilmelidir" dedi.
İstanbul - DİHA