Maden faciası 'kader' mi taşeronlaşmanın sonucu mu?
Hazırlanan raporlar, Başbakan Erdoğan'ın "Kader" kader dediği faciaların 2004'te Maden Kanunu'nda yapılan ve taşeronlaşmaya izin veren değişiklikten sonra arttığını gösteriyor.
Zonguldak Karadon Maden İşletmesi'nde meydana gelen ve 30 işçinin hayatını kaybetmesine neden olan facianın nedenleri tartışılmaya devam ediyor. Maden Mühendisleri Odası (MMO), 2004'te taşeronlaşmaya izin veren Maden Kanunu'nda yapılan değişiklikle kazaların artmasına dikkat çekiyor. MMO'nun raporları kamuoyu tarafından yakından takip edilen faciaların dışında madenlerin işçiler için 'ölüm havzası' olduğuna dikkat çekiyor.
KANUNDAKİ DEĞİŞİKLİKLE KAZALAR ARTTI
2004'de Maden Kanunu'nda yapılan değişiklikle birlikte daha önce sadece Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) tarafından yapılan "yer temizleme" işleri, TTK'nin yetkilendirdiği kurumlar tarafından da yapılabilir duruma geldi. TTK'nin maden çıkarma işlerinde en önemli ve en riskli aşama kabul edilen temizlik aşamaları taşeron firmalara verilmesinin ardından kazlar artış göstermeye başladı.
9 YILDA 25 BİN 655 KAZA
TTK'de örgütlü Genel Maden İşçileri Sendikası'nın (GMİS) Mart ayında hazırladığı 'Zonguldak Kömür Havzası'nda İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği' raporu da artışların 2004 sonrasında olduğuna vurgu yapıyor. Rapora göre Zonguldak havzasında 2000-2009 arasında 25 bin 655 iş kazası yaşandı, 63'ü ölümle sonuçlandı.
MMO'nun verileri de GMİS ile örtüşür durumda. Türkiye genelinde madenlerde sadece 2008'de 43 işçi meydana gelen kazalardan hayatını kaybetti. 2009'da ciddi artış gösteren bu sayı 92'ye ulaşmış durumda. 2010'nun ilk 5 ayında son kaza ile birlikte 66 kişi hayatını kaybetti.
MADENDE CAN SİMİDİ: DENETİM
Madenlerde meydana gelen faciaların ardından ortaya çıkan tabloda denetim en önemli kilit durumunda bulunuyor.
EN BÜYÜK FACİA 1992'DE
Türkiye tarihinde en büyük maden ocağı facia ise 1992 yılında meydana geldi. TTK'nin Kozlu Müessese Müdürlüğü'ne ait maden ocağında, 3 Mart 1992'de meydana gelen grizu patlamasında 263 işçi öldü. Facianın olduğu dönemde TTK Karadon Müessese Müdürü Şerafettin Üstünkol, yıllar sonra denetimsizliğe dikkat çekmişti. Üstünkol, "Galerilerin tabanı ve tahkimatı üzerinde yoğun bir şekilde kömür tozu biriktiği halde uzun yıllar temizlenmeden bırakılmıştır. Ayrıca biriken tozun tutuşma özelliğini yok etmek için üzerlerine kireç tozu veya kireç taşı tozu da serpilmemiştir. Yani patlamaya hazır barut gibi bekletilmiştir. Sadece bir tutuşturucu gerekiyordu, onu da grizu patlaması yapmıştır. Yangını hapsetmeye yarayan barajlar da yapılmamıştır. Bu nedenle yangınların kontrolü imkânsız hale gelmiştir" diyerek ihmalleri sıralamıştı.
17 MAYIS 2010, KARADON FACİASI
30 işçinin hayatını kaybetmesine neden olan patlama ile ilgili olarak da Maden Mühendisleri Odası taşerona ve denetime dikkat çekiyor. MMO Zonguldak Şube Başkanı ve Kara Elmas Üniversitesi Öğretim Üyesi Yar. Doç. Dr Erdoğan Kaymakçı, ilk yapılan incelemelerde denetimin yetersiz olduğunun ortada olduğunu söyledi. Denetim yapılması gerektiğine dikkat çeken Kaymakçı, "Denetim var ama yaptırım yok" diye konuştu.
Temizlik aşamasının madencilerin pek çoğunun hayatında bir kez belki de hiçbir zaman göremeyeceği safhalardan biri olduğunu belirten Kaymakçı, Yapı Tek firmasının ihaleyi 16 milyon dolara aldığını da sözlerine ekledi.
Taşerona dikkat çeken Kaymakçı, "Çoğu bu işlerde deneyimsiz. TTK'nin yıllardır birikmiş olan tecrübesi kullanılmalı. Taşeron firmalara devir edilmesi büyük sakınca doğurur dedik. Vahşi kapitalizm kuralları, kimse dinlemedi bizi" dedi.
DİHA