26 Mayıs 2010, Çarşamba

26 MAYIS EYLEMİ

Emekçiler konfederasyonlara rağmen alanlara çıktı

22 Şubat'ta alınan grev kararı doğrultusunda Türkiye'nin dört bir yanında on binlerce emekçi iş bıraktı. Emekçiler, yaptıkları eylemlerde, "Güvenceli iş ve güvenceli yaşam istiyoruz" dedi.

Dört konfederasyonunun 22 Şubat'ta aldığı karar üzerine bugün üretimden gelen güçlerini kullanan emekçiler iş bırakarak alanlara çıktı. Eylem Cerrahpaşa Hastanesi'nde başladı. SES, sabah saatlerinde Cerrahpaşa Hastanesi'ne "Bu iş yerinde grev var" pankartı astı. Sağlık emekçileri, ellerinde "Sağlıkta katılım payı ve sınırlamalar kaldırılsın" ve "Kamu Birlikleri Yasası ile hastanemiz satılıyor farkında mısınız?" pankartları ile hastane bahçesinde yürüyüş düzenledi.

Hastane Birlikleri Yasa Tasarısına, taşeronlaştırmaya, sözleşmeli ve güvencesiz çalışmaya karşı SES, İstanbul Tabip Odası, Halkevleri üyeleri ve Bilgi Üniversitesi'nde sendikalı oldukları için işten çıkarılan işçilerin de aralarında olduğu çok sayıda kişi, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplandı. Burada bir konuşma yapan DİSK'e bağlı Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, sağlık örgütleri adına yaptığı açıklamada, güvencesiz ve taşeron çalışma koşularına dikkat çekti.

BEYAZIT MEYDANI'NDA BİNLERCE EMEKÇİ BULUŞTU


İstanbul'da KESK üyesi binlerce emekçi Sirkeci Garı ve Çapa Tıp Fakültesi önünde bir araya geldi. "30 maden işçisini kaybettik, Türkiye işçi sınıfının başı sağ olsun", "Üniversitelerdeki faşist saldırıları kınıyoruz", "Güvencesiz kuralsız ve eksik istihdam uygulamaların hayır" pankartı taşıyan KESK'liler, iki koldan Beyazıt Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşte "Taşeron çalışma rafa kalksın", "Sadaka değil toplu sözleşme", "İnsanca yaşam demokratik Türkiye", "Sözleşmeli köle olmayacağız", "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları atıldı.
KESK'in yürüyüşüne BDP, EMEP, ESP, SDP, ÖDP ve Halkevleri de destek verdi.

EVREN: AKP'YE KARŞI DİRENİŞİMİZ SÜRECEK


Beyazıt Meydanı'nda son bulan yürüyüşün ardından maden ocaklarında ölen madenciler ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yiterinler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından konuşan KESK Genel Başkanı Evren, 81 ilde direndiklerini ve akşama kadar hizmet üretmeyeceklerini söyledi. KESK'in masa başında değil, sokakta, mücadele ile kurulduğunu belirten Evren, "Mücadelemiz sokakta sürecek. Her yerde zulüm eden AKP'ye karşı direnişimiz sürecek. AKP iktidarı açılım adı altında demokrasiyi katletti. Kürt siyasetçilerini tutuklayıp, yaşamın yitiren işçiler için kaderdir dedi. Hukuksuzluk baskı ve işten atılmalar her yerde devam ediyor" diye konuştu.
AKP'nin anayasa değişiklik çalışmasını da 'sahte' olarak niteleyen Evren, "Bu anayasa işçiler için hiçbir güvence getirmiyor. Bu bir açılım değil faşizmin ayak sesleridir. Mücadele etmek zordayız, kararlığımızı sürdürmek zorundayız" dedi.

ÇELEBİ, BAŞBAKAN ERDOĞAN'A YÜKLENDİ


İş bırakma eylemi yapan DİSK'e bağlı sendikalara üye emekçiler ise İstanbul'da Kadıköy, Kartal, Şişli ve Ambarlı'da basın açıklaması yaptı. DİSK üyeleri Zeytinburnu'nda, Nakliyatçılar Sitesinde bulunan Nakliyat-İş  önünde bir araya geldi. "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek" pankartını açan DİSK üyeleri "Güvencesiz çalıştırılmaya ve taşeronlaştırmaya hayır", "madenlerdeki ölümler kader değil" dövizlerini taşıyarak, "kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz", "baskılar bizi yıldırama", "tekel işçisi yalnız değildir", "madendeki ölümler kader değil cinayettir" sloganlarını attı. İşçilere seslenen DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, geçtiğimiz hafta madende meydana gelen patlamada göçük altında kalarak hayatını kaybeden 30 işçiyi anarak başladığı konuşmasında 'kazalarda ölmek maden işçisinin kaderinde var' diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirdi. Madenlerde, tersanelerde yaşanan ölümlerin bu felaketlerin kader olmadığı gibi tesadüfte olmadığını söyleyen Çelebi, "Buradan soruyorum bu utancı nasıl kaldırıyorsun Sayın Başbakan?" diye sorarak iş kazaları sırasında Türkiye'nin dünyada üçüncü Avrupa da ise birinci olduğunu ifade etti

TAKSİM’DE YÜRÜYÜŞ

AKM önünde bir araya gelen ve aralarında Türk-iş'e bağlı sendikaların İstanbul şubeleri, çeşitli demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin bulunduğu yaklaşık bin kişi Türk-iş 1. Bölge Temsilciliği’ne yürüdü. "AKP'ye, uzlaşmacı sendikacılığa karşı inadına mücadele" yazılı siyah pankart açan emekçiler sık sık "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek", "Kahrolsun AKP işbirlikçi Kumlu", "Kumlu istifa", "İşçiler yönetime” sloganlarını attı.
Türk-İş Bölge Temsilciliği'nin önünde ortak açıklamayı okuyan Rabia Özkaracı, "Türk-İş, DİSK ve KAMU-SEN genel başkanlarını grev kararından vazgeçtiği için kınıyor ve istifaya davet ediyoruz" dedi.

ANKARA

Türk-İş ve Kamu-Sen gibi konfederasyonların geri çekilmesine rağmen KESK ve DİSK'in aldığı karara uyan emekçiler Ankara'da alanlara çıktı. Sabahın erken saatlerinde Ankara'nın çeşitli noktalarından Ziya Gökalp Caddesi'ne gelen emekçiler burada miting düzenledi. Eğitim Sen korteji ise YKM önünde polisin müdahalesine maruz kaldı. Polis grubun Ziya Gökalp Caddesine gidişi için Kızılay'dan geçmelerine izin vermezken grup İzmir Caddesinden Türk-İş Genel Merkezi önüne gitti. Orada Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu'nun istifasını isteyen grup daha sonra Ziya Gökalp Caddesi'nde bekleyen kitleye dâhil oldu.
BTS ise Ankara Tren Garı'ndan mitingin yapılacağı alana yürüdü. SES, Ankara Tabip Odası, Dev Sağlık-İş'e bağlı sağlık emekçileri ise İbn-i Sina Hastanesi'nden Ziya Gökalp Caddesi'ne yürüdü. Sağlıkçıların yürüyüşüne ise sadece Ankara Tıp ve Hacettepe Hastanesinde çalışan emekçilerin katılması dikkat çekti. Bütün iş kollarının alana gelmesinin ardından 1 dakikalık saygı duruşu ile miting başladı.

Mitinge BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, BDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, BDP Eşbaşkan Yardımcısı Hatice Çoban, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun'un yanı sıra KESK ve DİSK'e bağlı sendikalar ile siyasi partiler katıldı.
Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı mitingde sık sık "Sendika ağası istemiyoruz", "TEKEL'i satanı bizde satarız" sloganları atıldı. Mitingde konuşma yapan KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek ise, grizu patlamalarını kader gibi göstermek isteyen zihniyete itirazları olduğunu belirterek, "22 Şubat'ta işsizliğe, güvencesizliğe, örgütsüzlüğe boyun eğmeyeceğiz demiştik. Sözümüzün arkasındayız, bu irademizi bir kez daha göstermek için bugün grev yapıyoruz" dedi.
Yarınlara güvenle bakmak istediklerini belirten Şimşek, "Biz Şerzanların öldürüldüğü değil yaşatıldığı bir ülke istiyoruz. Halkların birbirine kışkırtıldığı ve sorunların silahla, operasyonlarla bastırılmadığı bir ülke istiyoruz. Buradan siyasi iktidara sesleniyoruz; ekonomik düzeniniz iflas etmiştir. Sırtınızı dayadığınız küresel sermaye düzeni iflas etmiştir" diye konuştu.

İzmir'den mitinge katılmak için gelen Mediya İbiş, Mengül Coşkun, Aygül Kızılgöl, Sadet Şahin, Yasemin Karakoyun, Şerife Demir, Sekim Candıroğlu, Sevim Ulaş isimli TEKEL işçileri ise sabahın erken saatlerinde kendilerini Türk-İş Genel Merkezi önüne zincirle bağladı. Kısa süre sonra polis işçilere müdahale ederek gözaltına aldı.

İZMİR

İzmir Basmane Meydanı'nda bir araya gelen DİSK, KESK ve TMMOB üyesi binlerce emekçi, İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) önüne yürüyüş düzenledi. Eyleme BDP, EMEP, SDP, ÖDP, ESP, Halkevleri ve Genç Sen gibi çok sayıda kurum destek verdi. "İş cinayetlerine, taşeron sistemine, esnek ve sözleşmeli çalışmaya hayır!" pankartı açan işçiler yolu trafiğe kapatarak, Konak'ta bulunan İBB önüne kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca "Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz", "Faşizme karşı omuz omuza", "Şerzan yoldaş ölümsüzdür", "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek" sloganları atıldı. İBB önünde yürüyüşlerini sonlandıran emekçiler adına açıklamayı DİSK Genel İş 3 Nolu Şube Başkanı Cafer Konca okudu.

Başta 4-B ve 4-C olmak üzere güvencesiz, kuralsız, esnek ve sözleşmeli tüm istihdam uygulamalarından vazgeçilmesi ve taşeron sisteminin derhal kaldırılmasını isteyen Konca, işçilerin, emekçilerin örgütlemeleri önündeki tüm engellerin kaldırılmasını istedi. Konca, kamu emekçilerinin bedeller ödeyerek sürdürdüğü grevli, toplu iş sözleşmeli sendika hakkının güvence altına alınmasını istediklerini kaydederek, "Örgütleme ve toplu pazarlı hakkının önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Kapitalizmin, kriz fırsatçılığı yapılarak işçilerin, emekçilerin kazanılmış haklarına gasp edilmesine karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi.

Bu arada KESK'e bağlı Birleşik Taşımacılık Sendikası üyeleri, sabah 6.30 sularında tren seferlerini durdurmak istemesi üzerine polis ile işçiler arasında kısa süreli arbede yaşandı. Sendika temsilcilerin araya girmesiyle işçiler Basmane Meydanı'na yürüyerek, eyleme katıldı.

DİYARBAKIR

Kentteki eylemler, sabah erken saatlerde başladı. BES üyesi onlarca kişi, sabahın erken saatlerinde Diyarbakır Sosyal Sigortalar Müdürlüğü önünde bir araya geldi. "Parasız eğitim, parasız sağlık" yazılı önlükler giyen emekçiler, davul zurna eşliğinde halay çekti. Ardından, Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi, Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, katılan öğretmenler, "Emeğimize tecavüz ettirmeyeceğiz" pankartını açtı. "Ne 4-C ne 4-B, kadrolu güvence", ve "Zonguldak-Amed el ele, emekçiler greve" dövizlerini açan öğretmenler, "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz", "Yılgınlık yok, direniş var" ve "Direne direne kazanacağız şeklinde sloganlar attı. Emekçiler Şerzan Kurt şahsında demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulundu.