'26 Mayıs grevi KESK'in omzunda kaldı'
KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, dün yapılan genel grevin konfederasyonların geri adım atmasından ötürü KESK'in omzunda kaldığını ve bu grevin mücadelenin birleştirilmesi konusunda güçlü bir adım olduğunu söyledi.
TEKEL işçilerinin direnişinin ardından, başlangıçta 4 konfederasyon tarafından gündeme getirilen ve en son yalnızca KESK'in katıldığı 26 Mayıs grevini, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek değerlendirdi.
Grevin işçi sınıfının örgütlenmesi önündeki engellerin arttığı, anti-demokratik uygulamaların ve savaşın tırmandığı bir süreçte yaşandığına vurgu yapan Şimşek, neo-liberal politikaların da bu tür süreçlerin ürünü olarak ortaya çıktığını bu temelde 26 Mayıs grevine böyle bir örgütlülük üzerinden gelindiğini ve bu sürecin de KESK'in omuzlarında kaldığını dile getirdi.
'KONFEDERASYONLARA RAĞMEN 200 BİN KİŞİ İLE GREV YAPTIK'
Yaklaşık 50 gün boyunca KESK'e bağlı sendikalar ve genel merkez yöneticilerinin bu grev için çalıştığını vurgulayan Şimşek, bu temelde emekçilerin 8 Mart ve 21 Mart, Türkiye Barış Meclisi'nin mitingi ve 1 Mayıs kutlamalarına katılım sağladığını ifade etti. Bu temelde 26 Mayıs grevine kararlı bir şekilde yüklendiklerinin altını çizen Şimşek, şunları söyledi: "Biz bu temelde herkesi duyarlılığa çağırdık ve sözünün arkasında durmaya çağırdık. Sonuç itibariyle bugün KESK olarak yaklaşık 200 bin insan alanlardaydık. Bu ciddi bir rakamdır. Bütün olumsuzluklara rağmen bu katılım önemlidir. Basın bu konuda yanlış bilgilendirme yaparak muğlaklığa neden oldu. Basına gönderdiğimiz bilgilere rağmen bu tutumlarını sürdürdüler. Bütün bunlara rağmen grev canlı geçti."
'KÜRTLER GREVE ÇOK CANLI KATILDI'
Özellikle 26 Mayıs grevine Kürtlerin çok canlı bir şekilde katıldığını ifade eden Şimşek, "Van, Mardin, Batman ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok ilde bu durum böyleydi. Bu da gösterdi ki; emek mücadelesi ile demokrasi mücadelesi birleştiğinde çok daha iyi sonuç alıyor. Bu mitingde verilen mesajlarda da Türkiye'nin bütün sorunlarını bütünlüklü ele aldığımızı belirttik. Demokrasi mücadelesi ile emek mücadelesini birbirinden ayırmıyoruz. Öncelikli sorunumuz savaşın durdurulması ve barışın sağlanmasıdır. Militarist bir baskı olmadan halkların kendisini ifade etmesidir. Sendikacıların tutuklanmaması ve baskı altına alınmamasıdır. Demokrasi güçlerinin baskı altına alınmasın son verilmelidir" diye konuştu.
'AKP'NİN OYUNLARINI BOŞA ÇIKARACAĞIZ'
Grevin katılımının az olmasının bilinçli bir şekilde yaratılan muğlaklıkla yakından bağlantılı olduğuna vurgu yapan Şimşek, "Eğer bu kadar muğlaklık ve yanlış yönlendirme olmasaydı, sonuç daha etkili olabilirdi. Biz Konfederasyon olarak samimiyiz ve sözümüzün arkasında dururuz. Biz emeğin birliğinde kararlıyız. Diğer Konfederasyonlarla herhangi bir tartışma ve polemik içinde olmayacağız. Konfederasyonların kendisi bu konuda kendisini ifade etmelidirler. Biz yine emeğin birliği için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye'de emek ve demokrasi mücadelesini birleştirme konusunda da iddialıyız. Bu temelde bütün kesimlerle halkların kardeşliği sloganlarını atmak bizim için anlamlıdır. Bu temelde kurulacak birlik AKP ve egemenlerin oyunlarını boşa çıkartacağız" dedi.
'KONFEDERASYONLARIN ÜSLUBU İKTİDARA HİZMET EDİYOR'
Diğer konfederasyonlar tarafından greve yönelik eleştiriye de cevap veren Şimşek, yapılan açıklamaların iktidarın ve sömürünün zihniyetinin bir ürünü olduğunu ifade ederek, "Emek örgütleriyle karşılıklı söz yarışına girmek istemiyorum. İktidarın dilini kullanan, konuşan, iktidar argümanlarıyla emek örgütlerinin mücadelesini zayıflatmaya çalışan bir zihniyetin kendisinin problemli olduğunu düşünüyorum ve emek örgütlerinin bunu değerlendirmesini bekliyorum. Ülkenin başbakanı eğer demokratik tahammüllere uygun bir tavır sergilemiyorsa greve ilişkin karşıt açıklamalar yapılıyor. Bunu Kasımpaşalı Tayip sıkça yapıyor ve her türlü baskıyı uygulamaya çalışıyor. Ancak aynı üslup ile bir konfederasyon tarafından yapılması bizim açımızdan manidardır ve gerçeği ifade etmiyor" diye konuştu.
TEKEL işçilerinin 3 Haziran'da yapacağı eyleme sunacakları desteğe ilişkin de bilgi veren Şimşek, KESK'in TEKEL işçilerini kendi üyesi gibi ele aldığını belirterek, bu temelde yapılacak eylemin bütün emekçi ve işçi kesimini bağladığını söyledi.
'TÜRKİYE'DEKİ SOSYAL, SİYASAL, EKONOMİK VE KÜLTÜREL KRİZ BİRLİKLE AŞILIR'
Türkiye'nin ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel açıdan büyük bir krizin içinde bulunduğunu belirten Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tam bir kaos ortamında. Kitleler bir taraftan barışı dayatırken, öte yandan savaş dayatılıyor ve operasyonlar artarak devam ediyor. Bu ülkeyi savaş çok geri bir noktaya götürdü ve birçok açıdan çökertti. Bizim bunlardan çok olumsuz etkileniyoruz ve işsizlik bunun paralelinde daha da artıyor. Bütün bunlara karşı emek hareketinin ortak bir temelde mücadele etmesi lazım. Bu çöküntünün sonucunda birçok alanda Siirt ve Van'da çocuk istismarları ve çeşitli çöküşün yaşanıyor. Bunlar toplumsal açıdan ortaya çıkan çürümüşlüğün ve kokuşmuşluğun ürünüdür. Buna karşı her emek örgütünün ortak temelde mücadele etmesi lazım. Etnik yapısı ne olursa olsun birleşik mücadele yükseltilmelidir. Sonuç itibariyle siyasi kulvarda bulundukları nokta ne olursa olsun, esas itibariyle Türkiye'nin temel sorunları konusunda birleşik mücadele yürütmesi lazım. Buna yürekten inanıyoruz. Bundan sonra da bu temelde mücadele yürütmeye devam edeceğiz. Konfederasyonlar arasında da çekişmenin olmasından yana değiliz. Bizim öncelikli görevimiz emek mücadelesini yükseltmek ve ülkenin sorunlarına çözüm geliştiren bir hedef doğrultusunda hareket etmektir."
Ankara - DİHA