05 Haziran 2010, Cumartesi

16 Haziran'da Kartal'da büyük buluşma

ILO 99. Genel Konferansı'na katılmadan önce basına açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Çelebi, 15-16 Haziran işçi direnişinin yıldönümünde Kartal'da, büyük bir buluşma organize edeceklerini duyurdu.

2 Haziran-18 Haziran 2010 tarihlerinde İsviçre'nin Cenevre şehrinde yapılacak olan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 99. Genel Konferansı'na katılacak olan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, konfederasyon genel merkezinde sendikanın konferansa taşıyacağı gündemlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Çelebi, emekçilerin oyalama değil uluslararası standartlarda bir çalışma koşulu istediklerini belirterek, Türkiye'de sendikal hak ve özgürlükleri ILO gündemine taşıyacaklarını söyledi. Türkiye'nin geçtiğimiz yıllarda "yasal düzenleme uyumsuzluğu" ve "uygulamaların sendikal hakları ihlal etmesi" üzerine bir çok defa ILO gündemine geldiğini hatırlatan Çelebi, örgütün Aplikasyon Komitesi'nde kara listesinde yer alınmasından hükümetin ders çıkarmadığını dile getirdi. AKP iktidarı döneminde, eksik olan sendikal hak ve özgürlüklere saygı gösterilmediğini ve sendikal harekete işçi emekçilere karşı düşmanca tavır sergilediğini kaydeden Çelebi, "En son olarak, Başbakan Erdoğan 21 Ocak 2009'da Brüksel ziyareti dönüşünde yaptığı açıklamasında, Mart'ta yapılacak olan yerel seçimlerin ardından başta Sendikalar Kanunu olmak üzere çok sayıda kanunu hızla çıkartacaklarını duyurmuştu. Ancak o günden bu yana sendikalar yasasında herhangi bir değişiklik olmadığı gibi, birçok taslak hazırlandığı ifade edilse de, ILO Sözleşmeleri ve İş Kanunu 114. madde gereğince konu Üçlü Danışma Kurulu'na ve sosyal tarafların gündemine getirilmiş olsa da etkin danışma sağlanmamış ve sorun çözülememiştir" dedi.

TÜRKİYE'DE SENDİKACILAR HALA TUTUKLU


"TBMM'de büyük bir çoğunluğa sahip olan iktidar partisi AKP'nin bu yasaları değiştirmemesinin hiçbir inandırıcı, haklı mazereti olamaz" diyen Çelebi, Türkiye'deki sendikal hak ve özgürlüklere yönelik saldırıları şöyle sıraladı: "Bugün AB'ye girmeye çalışan ülkemizde sendikaya üye olmak hala işten atılma gerekçesi olmaya devam etmektedir. Binlerce işçi sendika yasalarında reform beklenen bu süreçte sendika üyesi oldukları için işlerini kaybetmiştir. Sendikal faaliyetler gerek yerel polis birimleri gerekse Başbakan tarafından suç olarak gösterilmek istenmiştir. Başbakan yaptığı çeşitli TV konuşmalarında sendikacıları suçlu, sendikal faaliyetleri de suç olarak lanse etmiştir. Bazı sendikacıların tutukluluğu devam etmektedir. Sendikalara kapatma davaları devam etmektedir. DİSK ve FERPA üyesi Emekli-Sen Sendikası hakkında kapatma kararı verilmiş, Öğrenci Gençlik Sendikası Genç-Sen ve Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Çiftçi-Sen hakkında kapatma davası açılmıştır. Emekli-Sen'in dosyası AİHM'dedir. Sendikal hakların özgürce kullanılamadığı ülkemizde, kayıt dışı, güvencesiz çalışma hızla yaygınlaşmakta, güvencesiz çalışma özel sektörün yanı sıra kamu sektöründe de asıl çalışma biçimi olarak yerini almaktadır."

“İŞ GÜVENLİĞİ YERİNE 'İYİ ÖLDÜ VE KADER' DEDİLER”

Türkiye'nin iş güvenliği konusunda ise yaşadığını 'vahim' olarak niteleyen Çelebi, son bir yıl içinde 19 işçinin tersanelerde yaşamını yitirdiğini, son altı ay içinde ise üç ayrı madende meydana gelen iş cinayetlerinden 63 işçinin yaşamını yitirdiğini söyledi. İşçi ölümlerine ilişkin hükümet üyelerinin söylemlerine de dikkat Çeken Çelebi, "17 Mayıs 2010 günü TTK'ya ait Zonguldak maden işletmesinde meydana gelen grizu patlaması sonucunda ölen 30 işçi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada Başbakan 'İş kazalarından kaynaklı ölümlerin sadece kader olduğunu ve madencilik gibi bazı işlerin kaçınılmaz olarak ölümle sonlandığı'nı belirtmektedir. İş kazalarını denetlemekle ve önlemekle görevli Çalışma Bakanı ise 'İşçiler güzel öldü' diyebilmektedir. Durum bu kadar vahimdir. İşte bu anlayıştan ötürü Türkiye, AB'deki iş kazaları sıralamasında birinci, dünyada ise üçüncü konumdadır" diye konuştu.

“YASAL DÜZENLEME OLMAZSA GERİ KALMIŞ ÜLKELERLE ANILACAK”


2009 yılının genel olarak emekçilere yönelik saldırıların sendikal çalışmaları engellemelerle birlikte topyekün işçi sınıfını hedef alan bir yıl olduğunu belirten Çelebi, tüm bu gelişmeleri ILO'nun gündemine taşıyacaklarını söyledi. Çelebi, "Türkiye ve Türkiyeli işçiler, ILO Sözleşmelerine ve Avrupa Sosyal Şartı'na uygun, yeni bir sendika ve toplu sözleşme yasasına ihtiyaç duymaktadır. Bu yasanın onaylanmaması ve uygulanmaması için hiçbir gerekçe kabul edilemez. Bu çerçevede gerek hükümet gerekse işveren örgütleri ILO Konferansları'nda verdikleri sözlerine sahip çıkmalıdırlar. Ve görülen odur ki, bu yıl da Türkiye 26+1'lik listeye Burma, Burundi, Kamboçya, Çek Cumhuriyeti, Mısır, Hindistan, İran, Moritanya, Fas, Sudan, Tayland, Özbekistan gibi ülkelerle birlikte girecektir. Bu hususlara ilişkin ayrıntılı raporlarını ILO'ya gönderen DİSK, bunun yanında 2 Haziran'da başlayan ve 18 Haziran 2010 tarihlerine kadar devam edecek olan 2010 ILO Genel Kurulu'nda bu hak ihlallerinin sıkı takipçisi olacak, Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını talep edecektir" diye konuştu.

16 HAZİRAN'DA KARTAL'DA BÜYÜK BULUŞMA

Yaklaşan 15-16 Haziran'ın Türkiye işçi sınıfı için bir direniş ve zafer günü olduğuna da dikkat çeken Çelebi, DİSK olarak 16 Haziran günü saat 20.00'de Kartal Meydanı'nda büyük bir buluşmayı organize ederek, miting düzenleyeceklerini de duyurdu. Çelebi, sadece sendika üyelerini değil, tüm ezilen ötekileştirilenleri 16 Haziran'da yapılacak buluşmaya davet etti.

İstanbul -