11 Haziran 2010, Cuma

KESK:

657'ye karşı 15 Haziran'da AKP önlerine

AKP hükümetinin Devlet Memurları Kanunu'nda yapmak istediği değişikliklere ilişkin açıklama yapan KESK Genel Sekreteri Şimşek tasarıya karşı 15 Haziran tarihinde AKP il başkanlıkları önünde eylem yapacaklarını kaydetti.

Şimşek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yapılmak istenen değişikliklere ilişkin sendika binasında basın toplantısı yaptı. Toplantıya KESK MYK üyeleri Akman Şimşek, Hüseyin Gölpınar ve İsmail Polat da katıldı. Şimşek, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı tarafından kamuoyuna açıklanan 657 sayılı kanunda yapılması düşünülen değişiklikleri çalışma barışının kökten dinamitleyecek bir girişim olarak değerlendirdi. Şimşek, tasarının gerçekleşmesi halinde mevcut kamu yönetiminin kökten değişeceğini, kamu hizmeti niteliğinin değişeceğini belirterek, kamu emekçilerinin iş güvencesinin ortadan kalkacağını ve esnek çalışma düzeninin getirileceğini söyledi.

“TASARI KAPALI KAPILAR ARDINDA BİZDEN GİZLENEREK YAPILDI”

Söz konusu tasarının kapalı kapılar ardında hazırlandığını ve son ana kadar memur konfederasyonlarından saklı tutulduğuna dikkat çeken Şimşek, "Bu anlayış 'ben yaptım oldu' anlayışının ürünüdür. Tasarı yazılı taleplerimize rağmen bizlere ulaştırılmamış, bizden gizlenmiştir. Çünkü bu tasarıyla yapılmak istenen değişiklikleri kamu emekçilerinin kabul etmesi mümkün değildir" dedi. Şimşek, tasarının 5. Maddesi ile 657 sayılı kanunun 100. maddesinin değişeceğini ve maddenin değişmesi halinde ise "Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür" denilerek esnek çalışmanın yolunun açılacağını söyledi. Tasarının 11. maddesi ile ise 657 sayılı kanunun 122 maddesinin değiştirileceğine vurgu yapan Şimşek, bu değişimle ödül sistemindeki başarının nasıl ödüllendirileceği belirsiz kılındığını ve tasarıda başarı ölçütleri için yönetmelik hazırlanması öngörülmediğini, Devlet Personel Başkanlığı'nın uygun görüşü alınmak kaydıyla kurumlarca düzenleneceğini ifade etti.

“TASARIYLA KADROLAŞMA HEDEFLENİYOR”

Şimşek, tasarının 13. maddesiyle de kamu görevlilerinin görevine son verilmesini kolaylaştırdığını ve güvencesiz çalışma sistemine geçildiğini altını çizerek, şunları kaydetti: "Tasarının 13. Maddesi ile mevcut 657 Sayılı Yasanın 125. maddesince uyarı veya kınama cezası öngörülen fiillerin çoğu, maaştan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması gibi daha ağır cezalara tabi kılınmış, yeni pek çok disiplin suçu yaratılarak özellikle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına ilişkin eylemlerin sayısının arttırılmış ve iki kez kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurun görevine son verilmesi düzenlemesi getirilerek, son derece basit eylemler memurun görevden çıkarılmasının nedeni olacaktır.”

Tasarının 4/B, 4/C statüsünde çalıştırılan kamu emekçilerini ayrımcılığa tabi tuttuğunu belirten Şimşek, ayrıca tasarının toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmaktan da uzak olduğunu vurgulayarak, tasarının ebeveynlik haklarıyla ilgili olumlu değişiklikler içermekle birlikte kamu emekçilerinin en temel talebi olan doğum sonrası ücretli iznin süresinin artırılmasına ilişkinde hiçbir değişikliğin olmadığını ifade etti. Şimşek, tasarıda uzmanlık sistemiyle ilgili getirilen sözlü sınava ilişkin koşulların objektif ölçülerden uzak olduğuna dikkat çekerek, ayrıca sözlü sınavın kayıt altına alınmama şartı olduğunu söyledi. Şimşek, söz konusu tasarıyla birlikte kamu üst düzey yöneticilerinin özel sektörden atanmalarının yolunun açılacağını ve kamu yönetiminin yandaş ve kamu hizmetine yabancı kişilerin emerine gireceğine işaret ederek, büyük bir dershane yöneticisinin il milli eğitim müdürlüğüne atanması durumunda bu yöneticinin eğitimin kamusal niteliğine uygun bir yöneticilik yapmasının mümkün olmayacağını kaydetti.

“MEVCUT KAZANILMIŞ HAKLAR YOK EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

Tasarının, sendikal haklar konusunda mevcut kazanımları yok etmeyi hedeflediğine değinen Şimşek, KİT personel rejimini düzenleyen 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede sözleşmeli personelin sendikaya üye olamayacakları hükmünün, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Hükmüne paralel olarak yürürlükten kaldırıldığını ve bu nedenle 4688 sayılı yasaya aykırı olan düzenlemenin çıkarıldığına dikkat çekti. Şimşek, sonrasında "Ancak maddenin devamında, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. Maddesine daha önce yer aylayan 'Grev Yasağı' getirilmiştir. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin ve ILO komitelerinin açık kararlarına karşın bu biçimde getirilen grev yasağı Anayasa'nın 90. maddesini ve uluslararası hukuku hiçe saymaktır. Anayasa değişiklik paketine eklenen toplu sözleşme hakkı grev hakkıyla bir bütündür; bunların bölünmesi Anayasanın 13. maddesindeki hakkın özünü ortadan kaldırma yasağını da ihlal eder" dedi. Şimşek, ayrıca sendikal örgütlenmenin özüne aykırı olan toplu görüşme ödeneği uygulamasının da tasarıyla birlikte geri geleceğini ifade etti.

“YANDAŞ SENDİKA OLMAKTAN ÇIKIN”

Şimşek, son olarak diğer sendika konfederasyonlarına da seslenerek, tasarıya karşı birleşmeye ve mücadele etmeye davet etti. Şimşek, iktidar yanlısı sendikalara ise şu şekilde seslendi: "Tasarıya karşı çıkın, yandaş sendika olmaktan çıkın. Sanmasınlar bu devran böyle gider. AKP iktidardan giderse bu tasarı gelir sizi de vurur." 15 Haziran tarihinde tasarıya karşı sokakta olacaklarını belirten Şimşek, 15 Haziran günü Türkiye'nin her yerinde AKP il başkanlıklarının önünde tepkilerini dile getireceklerini söyledi.

Ankara - DİHA

Bağlantılı Haberler