16 Haziran 2010, Çarşamba

ECZACILAR:

Kaz Dağları’nın altını, üstündeki zeytini

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Merkez Heyeti ve 52 Eczacı Odası, yaptıkları toplantıda siyanürle altın aranmasına karşı olduklarını ve 5177 sayılı Yeni Maden Yasası’nın kabul edilemeyeceğini belirtti.

'Siyanür liçi' yöntemiyle altın aranmasına izin verilen Kaz Dağları’nın eteğinde gerçekleşen toplantıda, yeni Maden Yasası’nın halk ve çevre sağlığı alanında yarattığı tehdide dikkat çekildi.

Açıklamada “5177 sayılı Yeni Maden Yasası bugüne kadar planlanan en büyük çevresel yıkım projelerinden biridir. Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizin adeta yıkımı anlamına gelebilecek ve çok uluslu maden işletmelerinin hizmetine sunularak, suiistimallere neden olabilecek bu yasanın değişik 7 maddesi ile; orman, muhafaza ormanı, ağaçlandırma alanları, kara avcılığı alanları, özel koruma bölgeleri, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanı, tarım ve mera alanları, sit alanları, su havzaları, kıyı alanları,  sahil şeritleri, kara suları, turizm bölgeleri, turizm alanları ve merkezleri, kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgeleri, askeri yasak bölgeler ve imar alanları ile mücavir alanlar da madencilik faaliyetine açılmıştır.” denildi.

Açıklamaya "Bugün Kaz Dağlarının kuzeyinde, Çanakkale-Bayramiç, güneyinde Madra Dağı ve Edremit Körfezi çevresinde, 50’nin üzerinde altın arama ruhsatı verilmiştir. Körfezin ve yörenin su ve oksijen kaynağı Kaz Dağları çokuluslu maden şirketlerinin resmen saldırısı altındadır. Oysa Kaz Dağları’nın doğal güzelliği, ekolojiye kattığı zenginliği, bir altından çok daha hayati ve değerlidir. Altın madenciliğinin yarattığı ekolojik ve sağlık riskleri ise oldukça fazladır. İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi toplama kamplarında biyolojik silah olarak da kullanılan siyanür, dünya üzerindeki bilinen en zehirli bileşiklerden bir tanesidir." şeklinde devam edildi.

TEB ve 52 Bölge Eczacı Odası'nın, yıkıma yol açacak bu yasanın acilen geri çekilmesini talep ettiği, Bergama’da, Eşme’de, Kaz Dağları'nda, Ulukışla’da ve altın madenciliğine karşı her yerde, yaşamı savunanların haklı mücadelesinin desteklendiği belirtildi.

(Emek Dünyası)