TÜRKİYE KARA LİSTEDE:
ILO Türkiye'den takvim isteyecek
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 99. toplantılarını tamamladı. Türkiye'yi kara listeye alan ILO, Türkiye'den uyum için takvim belirlemesini isteyecek.
ILO'nun giderek daha sermaye yanlısı bir tutum aldığını belirten DİSK Uluslararası İlişkiler Uzmanı Gaye Yılmaz, buna rağmen kararın Türkiye işçi sınıfı açısından oldukça önemli olduğunu söyledi.
İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinin katıldığı toplantılarda Türkiye, “25'likler” olarak tanımlanan kara listeye alındı. Türkiye'den hükümet temsilcilerinin yanı sıra DİSK, Kamu-Sen ve Türk-İş'in de katıldığı toplantılara DİSK adına katılan DİSK Uluslararası İlişkiler Uzmanı Gaye Yılmaz, ILO toplantılarını ve Türkiye kararını DİHA'ya değerlendirdi. ILO Aplikasyon Komitesi’nde hükümet, işçi ve işveren grupları olmak üzere 3'lü bir mekanizma halinde çalıştığını belirten Yılmaz, komite toplantıları öncesinde işçi gruplarının ortak bir ses olabilmek için toplantılar düzenlediğini söyledi. Liste konusunda işverenlerin Kolombiya'nın alınmaması için pazarlıklara başladığını ve "Eğer Kolombiya listeye girerse liste çıkmaz" tehdidini dahi savurduklarını belirten Yılmaz, işçi grubunun bu tehdide karşı bir tutum alamadıklarını söyledi.
“VENEZUELA DA KARA LİSTEDE”
Kolombiya'nın günah keçisi durumunda olduğunu söyleyen Yılmaz, "Kolombiya öyle bir yer ki emek hareketi, aktivistler, sendikacılar, devrimciler sistematik olarak katlediliyor. Doğrudan yaşam hakları ihlal ediliyor. Gayet ideolojik ve planlı bir şekilde işverenler işçi sınıfının mücadele direncini kırmak istiyor" diye konuştu. Kolombiya'nın liste dışı bırakıldığı halde Venezuela'nın listeye alındığını söyleyen Yılmaz, "Venezuela meselesi 4 saat boyunca tartışıldı. Sarı sendika ve işverenler ortak hareket etti. İşçi gurubu ve hükümetler grubunun yüzde 80'i Venezuela 'yaptırım uygulanmamasını istedi. İlk kez olan bir şeydi. Ama listeye alındı" dedi. Yılmaz, dünya üzerinde sermaye egemenliğinin arttığı ve komite kararlarının sermaye yanlısı olduğunun işçi gurubu tarafından sık sık dile getirildiğine dikkat çekti.
“KESK ÜZERİNDEKİ BASKI GÜNDEME GETİRİLDİ”
Türkiye hükümetinin listede olmalarının hayal kırıklığı yarattığını belirtiklerini ve Anayasa Değişiklik Paketi'ni argüman olarak kullandıklarını aktaran Yılmaz, "Referandumdan sonra değişikliklerin yürürlüğe gireceğini söylediler. Sendika yasası konusunda Anayasa'nın değişikliklere izin vermediğini söylediler. Taslak metin sunduklarını, grev ve noter engellerini kaldıracaklarını söylediler" dedi. Türk-İş'in referandum sonuçlanmadığına, Kamu-Sen'in ise örgütlenme önünde ki engellere dikkat çektiğini belirten Yılmaz, "DİSK olarak Anaysa değişikliğine güvenmediğimizi söyledik. Taslak dedikleri kaç kere değişti. Grev konusunda yasak kalktı ama greve nasıl gidileceği konusunda ki cümle aynen durduğunu aktardık" diye konuştu. Yılmaz, KESK'in yaşadığı sorunları da gündeme getirdiklerini belirterek "KESK üzerinde devam eden baskıları da anlattık. Kürt meselesi ile ilgili konuşan her KESK’linin tutuklandığını gündeme getirdik" diye konuştu.
“TÜRKİYE EN AĞIR YAPTIRIMLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİR”
ILO'nun en ağır kararının bir ülkeyi özel paragrafa almak olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye'nin 1980 darbesinin ardından böyle bir durumla karşı karşıya kaldığını söyledi. Paragrafa alınmaktan sonra en ağır kararın teknik heyet gönderilmesi olduğunu belirten Yılmaz, "Türkiye'ye son birkaç yıldır bununla karşı karşıya. Heyetler geldi ditti ama bir sonuç alınmadı. Mart ayında ki ziyaretlerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı heyete randevu vermedi. Kara listeye alınmada ki en önemli etkenlerden biride buydu" diye konuştu. Kara listeye alınması ile birlikte Türkiye'nin ILO'ya takvim sunmak zorunda olduğunu ve sürekli gözlem altına kalacağını belirterek hükümeti teknik misyondan daha çok bu durumun rahatsız edeceğini dile getirdi.
İstanbul - DİHA