İGDAŞ işçisinden Topbaş'a yanıt!
İGDAŞ işçileri yaptıkları eylemle Toplu İş Sözleşmesi(TİS) masasında anlaşmaya yanaşmayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB) Başkanı Kadir Topbaş’ı ve İGDAŞ yönetimini protesto etti.
Tes-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu İGDAŞ’ta bir süredir devam eden TİS görüşmeleri, sendikanın maaşlara yüzde 25 zam talebine karşılık, yüzde 12 öneren İGDAŞ ve İBB’nin tutumundan kaynaklı tıkanma noktasına gelmişti. Taleplerinin karşılanmasında kararlı olan işçiler bugün İGDAŞ Genel Müdürlüğü bahçesinde düzenledikleri eylemle taleplerini bir kez daha haykırdı. İstanbul’un birçok ilçesindeki şubelerden gelen işçiler 12.30’da toplanmaya başladı. Belediye-İş üyesi işçilerin İBB’de grev kararı astıkları eylemde dikkat çeken vuvuzelalar, bugünki eylemde de işçilerin elinden düşmedi. Eyleme aileleriyle birlikte katılan işçiler, “Muhallebicide değil İGDAŞ’ta çalışıyoruz”, “Demek Vefa bir semtin adıymış” ifadelerine yer ver verilen renkli dövizleriyle dikkat çekti. İşçiler eylem boyunca “Yılgınlık yok direniş var”, “Topbaş şaşırma, sabrımızı taşırma” sloganlarını attı.
Foto Galeri: İGDAŞ işçisinden Topbaş'a yanıt!
Türk-İş 1.Bölge Temsilcisi, Türk-İş Teşkilatlandırma Genel Sekreteri, Tes-İş İstanbul Şubeleri, İSKİ Şube yöneticileri ve çalışanlarının destek verdiği eylemde, hoparlörlerden Belediye-İş üyesi işçilerinin eyleme katıldığının anons edilmesi İGDAŞ işçileri tarafından coşkuyla karşılandı.
Eyleme destek verenlerin anons edilmesinin ardından, işçilere seslenen Türk-İş 1.Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, “İGDAŞ hakkında herkes bir ifade kullanıyor; İstanbul’un incisi İGDAŞ. Ama İGDAŞ yönetimi bir noktayı atlıyor. Bu noktada İGDAŞ’ı bu duruma getirenlerin işçiler olduğudur.” diyerek, yıllarca emek harcayarak yarattıkları değere rağmen, İGDAŞ yönetiminin en küçük taleplerine bile kulak asmadığını belirtti. Büyükkucak, Topbaş’a ve İGDAŞ yönetimine seslenerek “Biz insanca yaşanacak ücret istiyoruz. Topbaş’tan ve İGDAŞ’tan da taleplerimize kulak vermesini bekliyoruz. Eğer bu tavırlarınıza devam ederseniz, biz de hakkımızı alana kadar mücadele ederiz.” diyerek konuşmasını bitirdi.
Büyükkucak’tan sonra konuşan Türk-İş Teşkilatlandırma Genel Sekreteri Cemail Bakındı yaptığı kısa konuşmada "İstanbul nefes alıyor, işçi boğuluyor." sloganını kastederek, “İşçiyi boğamazlar sevgili kardeşlerim, ya hakkımızı verecekler ya da biz onları sandıkta boğar, gömeriz.” dedi.
Cemail Bakındı'nın konuşmasının ardından basın açıklaması okundu. Basın açıklamasını okuyan Tes-İş 3 No’lu Şube Başkanı Hüseyin Özil, Hak-İş’in İBB’yle imzaladığı TİS’ten bahsederek “Hak-İş yüzde 12 gibi bir oranla anlaşma yapıp, bir de bunu halayla kutluyorlar. Hiçbir iyileştirme olmayan bu anlaşmayı Belediye-İş ve Tes-İş olarak kabul etmiyoruz. Bizi yok sayarak yapılan bu anlaşmayı kınıyoruz.” dedi. Kadir Topbaş’ın da Hak-İş ile yaptığı 7 bin işçiyi kapsayan anlaşmayı örnek gösterip, bütün belediye çalışanlarıyla TİS imzalanmış gibi göstermeye çalıştığını söyleyerek, “30 bin işçiyi hiçe sayamazsınız.” dedi. Konuşmasının devamında sorunları masa başında çözmek istediklerini belirten Bakındı, “Ama bu iş Yüksek Hakem Kurulu’nda biterse Topbaş’ın nerede biteceğini biliyorsunuz.” diyerek belediye seçimlerinde tutumlarının Topbaş’ın tutumuna göre belli olacağını belirtti. Konuşmasının sonunda “İGDAŞ bizimdir, bizim kalacak. Biz İGDAŞ’ı büyüttük. Buradan emekli olacağız.” dedi.
"İŞÇİLER ÖLMESİN, AMA ÖLÜM KOŞULLARINDA ÇALIŞSIN."
İGDAŞ’ta süren sınırlı mücadeleye dair işçilerin görüşlerini aldık. Görüşlerini aldığımız İGDAŞ yönetiminden gelen baskılardan kaynaklı ismini açıklamayan işçi, “Yoksulluk sınırı 2 bin 676 TL, biz ise bin 500 TL maaş alıyoruz. Ailemizi zor geçindiriyoruz. Bize resmen işçiler ölmesin ama ölüm koşullarında yaşasın diyorlar.” diyerek yüzde 25 zam taleplerinde ısrarcı olacaklarını belirtti. İşçilerin ısrarcı olmalarına rağmen sendikanın tutumunu eleştiren işçi, “Şu an ki eylemlerimiz ciddi eylemler değil, sendika ‘dostlar alışverişte görsün’ mantığıyla hareket ediyor. Zaten yasal olarak grev hakkımız yok, sendikanın teslimiyetçi tutumuyla da birleşince işçilerin mücadele isteğinin önü tıkanıyor.” dedi. Belediyeye bağlı kurumlarda çalışan tüm işçilerinin ortak mücadele etmesi gerektiğine değinen işçi, “Sendikalar siyasi partilerin eline geçmiş örneğin Hak-İş, belediyeyle TİS’i imzalayınca bizim önümüzü tıkadı. Birlikte mücadelenin de önünü tıkadı.” diyerek, “İşçiler öncelikle sendikaları kendi kontrolüne almalı.” dedi.
Görüşlerini aldığımız bir başka İGDAŞ işçisi Hakan Söyler de sendikaların siyasi partilerin kontrolü altında olduğunu söyleyerek, “Siyasi partiler sendikaları ele geçirip, sendikanın kitlesini arkasına çekmeye çalışıyor.” dedi. Bütün sendikalarda iktidar mücadelesi olduğunu belirten Söyler, “Sendika üst yönetimleri tabandan kopuk bir biçimde, yönetim işçiler adına kararlar alıyor.” dedi. İGDAŞ’ ta TİS’ten umutlu olmadığını ifade eden Söyler, Hak-İş’in TİS imzalamış olmasının tüm belediye işçilerine büyük zarar verdiğini belirtti.
İGDAŞ’ta çalışan diğer bir işçi Şerif Boztepe’de Hak-İş’in tutumunu eleştirirken, “Zaten Tes-İş de bu duruma razıydı. İşçilerin baskısı olmasa bu eylemleri bile yapmayacaklar.” dedi. Her TİS döneminde benzer eylemlerin düzenlendiğinin altını çizen Boztepe, “Grev hakkımız yok, TİS’te anlaşılamazsa, Yüksek Hakem Kurulu(YHK)’na sevk ediliyor. Kurum ne karar alırsa işçilere dayatılıyor. Sendikanın bu durumu değiştirmek gibi bir niyeti yok.” diyerek, “sendika etiyle, kemiğiyle işverene bağlı çalışıyor.” dedi.
(emekdunyasi.net)
İstanbul -