Petrol-İş’ten İnegöl ve Dörtyol açıklaması
Petrol-İş Sendikası Merkez Yönetim Kurulu bir yazılı açıklamayla, Bursa İnegöl ve Hatay Dörtyol’da yaşanan gelişmeleri değerlendirdi ve hükümeti acil önlem almaya çağırdı.
Yaşanan linç girişimlerinin bu güne kadar uygulanmakta olan şiddet politikalarının bir uzantısı olduğuna dikkat çekilen açıklamada şunlar belirtildi: “AKP Hükümetinin ortaya attığı “açılım”ın boş sözler ve vaatlerden öteye geçmemesi, iktidarın bu süreci yönetememesi (veya yönetmek istememesi) sonucunda, “açılım” vaadiyle yeşeren umutlar yerini hayal kırıklığına bırakmıştır. Ve maalesef ülkemiz yeniden çatışma ortamına sokulmuştur.”
Açıklamada, toplumda acıların, öfke ve nefrete dönüştürülmesinin tehlikeli ve toplumu karanlığa doğru sürükleyecek bir tutum olduğu ifade edilirken, şiddetin yükselmesi durumuna karşı başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasi partiler daha sorumlu davranmaya davet edildi.
İktidarın en öcelikli görevinin ülkede barışın ve toplumsal huzuru sağlamak olduğunun hatırlatıldığı açıklamaya şu ifadelerle devam edildi: "Hükümet bu tür olayları önleyemezse soruna gerçek bir çözüm bulma imkanı ortadan kalkacaktır. Yurdunu seven, sağduyu sahibi bütün insanların barış istediği, artık kardeş kanı dökülmesin, acılar son bulsun dediği bu ortam yok edilecektir. Toplumsal ayrışma daha da derinleşecektir. İşte bu nedenle hükümet, gittikçe yayılan olayların sorumlularını bir an önce bulmalı ve adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamalıdır. Ayrıca başta yaygın medya olmak üzere herkesin sorumlu davranması gerekmektedir."
Petrol-İş Sendikası'nın Kürt sorununun demokratik yöntemlerle, şiddeti dışlayan siyasal alanda çözülmesi gerektiğini her platformda dile getirdiğini ve bu konuda irade de ortaya koyduğu belirtilirken,açıklamada diğer sendikalara, iktidar ve muhalefet partilerine birlikte yaşamı savunma çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, Dünya'da yaşanan kapitalist sistemin ekonomik krizle birlikte AKP eliyle emekçilere uygulanan açlık ve yoksulluğu beraberinde getiren politikaların toplumu gerginleştirdiği ve bu gibi durumlara zemin hazırladığı ifade edildi.
Etnik kökeni, dini, dili ne olursa olsun emekçilerin çıkarlarının ortak olduğu vurgusu yapılan açıklamada sorunların çözümünün de emeğin birleştirici gücüde olduğunun altı çizildi. Bu nedenden dolayı emek örgütlerinin sorunun çözümünde daha aktif rol alması gerektiğide belirtildi.
(emekdunyasi.net)