25 Ağustos 2010, Çarşamba

UPS işçileri nasıl kazanacak?

ORHAN DURUEL orhanduruel@gmail.com

Sendikaya üye oldukları için çeşitli baskı ve işten atmalarla karşılaşan UPS işçileri 112 gündür direnişlerini sürdürmekteler.

Bugüne kadar 157 UPS işçisi sendikalaştıkları için patron tarafından işten atıldı. Atılan işçiler ve sendikaları bir taraftan örgütlenme çalışmalarını sürdürürken diğer taraftan İstanbul-Mahmutbey, İstanbul-Kurtköy ve İzmir-Bornova'da UPS Aktarma Merkezleri önünde kurdukları direniş çadırlarında direnişlerini devam ettiriyorlar. Bugüne kadar defalarca polisin gözaltısı, patron saldırısı ve baskılarla karşılaşmalarına rağmen ilk günkü coşku ve kararlılıkla mücadelelerini yürütüyorlar. Tüm bu baskılara rağmen bugüne kadar sendikadan herhangi bir istifa yaşanmadığı gibi örgütlenme çalışması devam etmektedir. İşten atılan işçiler açısından 112 gün kararlıca bu direnişi yürütmek, mücadeleye olan inancın sonucudur. "UPS' ye sendika girecek, başka yolu yok"  sloganı işçilerin temel şiarı olmuş durumda.

UPS, 200 ülkede faaliyet yürüten, 470 bine yakın işçinin çalıştığı bir Amerikan kargo devi. UPS'nin Türkiye'de çalışan işçi sayısı ise 5 bin. UPS hakkındaki bu kısa bilgiler bile hem ülkemiz hem de uluslararası sendikal hareket için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya yeterli.

TÜMTİS Sendikası'nın Genel Başkanı Kenan ÖZTÜRK EmekDunyasi.Net'e verdiği röportajda bu önemi şu sözlerle ifade ediyor: "UPS' deki bu mücadelenin başarıyla sonuçlanması sadece UPS işçilerinin ve TÜMTİS'in kazanımı olmayacak, Türkiye işçi sınıfının kazanımı olacaktır. Aynı zamanda birçok uluslararası şirkette örgütlenmenin kazanımı olacaktır. Türkiye'de taşımacılık sektöründe bu tip uluslararası şirketler ve kargolarda yaklaşık otuz bin örgütsüz işçi var. Bu şirketlerden birçok işçi bizimle bağ kuruyor. Özelikle UPS' deki mücadelenin seyrine bakıyorlar. Buradaki bir başarı, taşımacılık sektöründeki otuz bin örgütsüz işçinin de örgütlenmesinin yolunu açacaktır. Dolayısıyla sendika olarak biz tüm gücümüzü seferber ediyoruz."

Bu ve benzeri sendikalaşma mücadelelerinin başarıyla sonuçlanması, ülkemizdeki milyonlarca sendikasız işçinin sendikalaşma girişimlerinin önünü açacaktır. Bu mücadelelerin başarıyla sonuçlanması ne kadar önemli ise; bu mücadelelerin başarıya ulaşması için verilecek destek, yardım ve dayanışma da o kadar önemlidir. Özellikle 112 gün gibi uzun bir süre yürütülen bir direnişin ciddi bir ulusal ve uluslararası destek olmadan sürdürülmesi ve başarıya ulaştırılması kolay olmayacaktır. UPS işçileri ve sendikaları da bu destek ve dayanışmayı örgütlemeye çalışıyorlar.

TÜMTİS'in de üyesi olduğu Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu(ITF), 3-11 Ağustos tarihleri arasında 42. kongresini yaptı. Kongreye katılan TÜMTİS Genel Başkanı'nın da girişimleri sonucunda; ITF, UPS işçilerine destek vermek için 1 Eylül 2010 gününü örgütlü olduğu 154 ülkede Eylem Günü ilan etti. 1 Eylül'de yapılan eylemlerden sonra UPS patronu işçilerin taleplerini kabul etmezse, 15 Eylül'de 154 ülkede yeniden eylemler yapılacak.

Türk-İş de ITF'nin bu kararından sonra 24.08.2010 tarihinde ITF'nin kararını desteklediklerini ve Türk-İş'in de 1 Eylül ve 15 Eylül'ü "UPS işçileriyle dayanışma ve eylem günü" ilan ettiğini belirterek, "Türk-İş, başta Türk-İş'e üye sendikalar olmak üzere gönlü emekten yana olan herkesi TÜMTİS Sendikası'nın 1 Eylül ve 15 Eylül tarihlerinde UPS şirketinin İstanbul-Mahmutbey ve Kurtköy aktarma merkezleri ile İzmir aktarma merkezi önünde düzenleyeceği kitlesel eylemlere destek vermeye çağırmaktadır" açıklamasını yaptı. İlgili haberleri EmekDunyasi.Net'te bulabilirsiniz.

Elbetteki bu kararların ve çağrıların UPS işçileri için önemi büyüktür. Uluslararası sendikal destek çok daha anlamlıdır. Ancak daha önceki deneyimlerde göstermiştir ki; böylesi bir  günlük  destekler başarı için yeterli olmamaktadır. Onun içindir ki UPS işçilerinin (sınıfın ve emek mücadelesinin) kazanması için sürekli ve direnişin tüm ihtiyaçları gözetilerek bir dayanışmanın örgütlenmesi gerekiyor. Aslında ülkemiz işçi ve emekçileri yakın bir tarihte böyle bir dayanışma ve mücadele örneğini gerçekleştirdiler. 78 günlük TEKEL direnişinde başta Ankara işçi ve emekçileri olmak üzere, ülkenin dört bir yanından her gün TEKEL işçileriyle dayanışmak için işçiler, emekçiler, gençler eylem yaptılar. Evlerinde pişirdikleri yemeklerin yarısını TEKEL işçilerine götürdüler. Emekli, maaşının yarısını TEKEL işçisine götürdü. Ülkenin gençleri her gün coşkularını taşıdılar direniş çadırlarına. Esnaf işyerini TEKEL işçisine barınmak için verdi. Aydınlar, akademisyenler TEKEL işçisinin desteğine koştu, onun mücadelesini yazdı. Bunu bugün de örgütlemeye ihtiyaç var.

112 gündür kararlıca direnen UPS işçilerinin de kazanmak için tüm bunlara ihtiyacı var. Bu kararlı mücadele TÜMTİS Sendikası'nın sınırlı imkânları dikkate alındığında, işçi sınıfı, emek mücadelesi diye derdi olan herkes için yeniden düşünmeyi gerektiriyor. UPS işçilerinin mücadelesi karşısında bir görevimiz olmalıdır ki, işgal ettiğimiz konumların bir anlamı olsun.

Bağlantılı Haberler