30 Ağustos 2010, Pazartesi

UPS: Vazgeçmek yok!

MOLLY MCGRATH molly@emekdunyasi.net

Vaziyet şöyle: Türkiye'de sendikal örgütlenme çalışması, adeta borsada şirket sahiplerine sezdirmeden hisseleri toplamak yoluyla şirketi ele geçirmeye benziyor.

Bütün örgütlenme çalışmaları son derece gizli bir şekilde yürütülmek zorunda. Sendikaların muhbirlere karşı çok dikkatli olmaları gerekiyor. İşçilerin sendika yoluyla temsil edilebilmeleri için onlarca yasal engelin aşılması gerekiyor. İşçilerin sendika sempatizanlığı nedeniyle yargılanmalarına neden olabilen yasal açıklıkların da daima gözönünde bulundurulması şart. Devlet otoriteleri ise çoğu zaman işçi hakları ihlallerini acımasızca görmezden gelmeyi tercih ediyor.

Türkiye Motor İşçileri Sendikası(TÜMTİS), bu baskıcı ortamda daha önce de çalışmış olmanın verdiği deneyimle UPS işçileri için son derece planlı bir örgütlenme kampanyası hazırlamıştı. Ancak sendikanın çalışmaları daha sendika % 50 +1 gerekli üye sayısı yasal limitine ulaşmadan farkedildi. Dolayısıyla da TÜMTİS, dişe diş, kana kan, UPS'nin şaşırtıcı derecede iyi organize edilmiş karşı saldırısına maruz kaldı.

Türkiye'deki UPS geçtiğimiz beş ay içinde yasadışı olarak yaklaşık 150 işçinin işine son verdi. İşten atılan işçi sayısı az gibi görünse de UPS'nin sendika karşıtı kampanyasına dair pek çok ipucu veriyor. Geçtiğimiz beş ay içinde UPS yöneticileri kapalı kapılar ardında pek çok işçiyi adeta sorgulamak yoluyla sendika karşıtı savaşları için bilgi topladılar ve TÜMTİS'ten ayrılmadıkları takdirde işten kovmakla tehdit ettiler. Taviz vermeyen işçiler ise kimi zaman küçük gruplar halinde, UPS karşıtı eylem sonralarında ise çok daha büyük gruplar halinde işten çıkarıldılar.

UPS CEO'su Scott Davis ise Türkiye'deki UPS'nin tamamen yasalar dâhilinde hareket ettiğini ve işten atılan işçilerin sorumlusunun taşeron firma olduğunu iddia etti ve UPS'nin taşeron firma üzerinde bu anlamda bir kontrolü olamayacağıni söyledi. Her iki iddia da açıkça yalan.

Bazı standartlar göz önünde bulundurulduğunda UPS aslında kimi ülkerlerde işçi hakları açısından nispeten "iyi" bir şirket olarak nitelendirilebilir. Ancak söz konusu Türkiye olduğunda, UPS kelimenin tam anlamıyla işçi haklarından sınıfta kalmıştır; hem uluslararası standartların altına düşmüş, hem de Türkiye yasalarını çiğnemiştir. Çalışma Bakanlığı bile bu konuda bizimle hemfikir ki yakın zamanda UPS işçilerinin yasadışı bir şekilde işten çıkarıldığını ve bu işçilerin tazminat hakkı olduğunu açıkladı.

UPS bu hareketleriyle kendi kurallarını da çiğnemiş oldu. UPS'nin işçi haklarına yönelik kurallarına göre işçiler her türlü ayrımcılığa karşı korunmaktalar. 150'den fazla işçinin sendikaya üye olmaları nedeniyle işten atılması açık bir şekilde ayrımcılıktır. UPS tüzüğü işçi haklarıyla ilgili olarak ayrıca şöyle demektedir: "UPS adil çalışma koşullarını düzenleyen bütün yasalara uymak zorundadır ve UPS her çalışanını ayrımcılığa karşı korumaktadır."

UPS kendi standartlarıyla bile açıkça sınıfta kalmıştır.

Herşeye rağmen UPS'de hayat olduğu gibi devam ediyor. Mike Harrell, UPS Türkiye sorumlusu, 4 Ağustos günü UPS'nin Unsped Paket Servisi'ni devralışını kutlamak için müşterileriyle birlikte şaşalı bir Boğaz gezintisi düzenledi. Çok değil, yaklaşık 30 km kadar uzağında, İstanbul'un tozlu bir sanayi mahallesinde ise işten çıkarılmış işçiler grev çadırlarındaki yüzüncü günlerini geçirmekteydiler.

UPS'ye bir mesajım var: Asla vazgeçmeyeceğiz. Tüm işçi hakları ihlallerini haber yapmaya, UPS kampanyasındaki bütün gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz. Daha çok dilekçe yazacağız, daha çok e-mail göndereceğiz, daha çok broşür dağıtacağız ve daha çok miting düzenleyeceğiz. Daha da önemlisi bundan sonra UPS'nin Atlanta'daki merkezine ileteceğiz isteklerimizi.

Ayrıca ne TÜMTİS işçileri ne de destekçileri vazgeçecek. TÜMTİS, başta Almanya, Avusturya, Hollanda, Belçika, Rusya, İspanya, Belarus, Brezilya, Norveç, Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerden sendikalar, Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu(ITF) ve Avrupa Taşıma İşçileri Federasyonu(ETF) olmak üzere, uluslararası alanda da güçlü bir desteği  arkasına almıştır.

Bugün TAREM, TÜMTİS ve Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu(ITF) küresel düzeyde örgütlenecek bir kampanya hazırlığı içindeler. Umarım UPS neyle karşılaşmak üzere olduğunun bilincindedir. Çünkü bizim için vazgeçmek yok!