22 Eylül 2010, Çarşamba

UPS İŞÇİLERİNİN ÇOCUKLARINDAN:

"Neden insanların ekmeğini elinden alıyorsun?"

UPS şirketinin işçi düşmanı tutumu sadece işten atılan 200'e yakın işçiyi değil, onların ailelerini de etkiliyor. Belki de en çok etkilenen çocuklar oluyor. Ama onlar patronun zulmüne karşı dik duran onurlu UPS direnişçisi işçilerin çocukları... Babaları gibi onlar da dik!

ULAŞ KOÇ ulaskoc@emekdunyasi.net

YAREN (12 Yaşında, Mustafa Koltuk'un kızı):

Babanın işten çıkarıldığını nasıl öğrendin?

Çıkartıldın mı dedim, hayır dedi bana. Sonra ısrarla sorduktan sonra evet çıkartıldım dedi. Ondan sonra benim gözlerim doldu ama alıştım sonrasında.

Neden gözlerin doldu?

Geçinemeyiz diye düşündüm.

Direniş alanına gittin mi?

Babam beni greve götürsün istiyordum. Gittik babamla. Orda herkes vardı ben bağırmaya, slogan söylemeye çekiniyordum. Babamı bağırırken görünce bana da bir şeyler oldu ben de bağırmaya başladım. Öyle bağırmışım ki eve geldiğimde sesim kısılmıştı.

Okul hazırlığı yaptın mı?

Şu anda okul masraflarım için para biriktirmeye çalışıyorum. Akrabalarım bazen harçlık veriyorlar. Ben de onları biriktiriyorum. Gerektiğinde biriktirdiğim paradan harcama yaparım.

HÜLYA KOLTUK (UPS direnişçisi Mustafa Koltuk'un eşi):

Eşinizin işten çıkarılması sizi ve sosyal hayatınızı nasıl etkiledi?

İşsiz kaldığı gün ve daha sonra ara ara baya ağladığım oldu. İşsiz kaldığımız dönemde en çok zoruma giden de Ece'yi arkadaşının ayakkabısına bakarken gördüğüm andı. Çocuklara yokluğu her zaman anlatamayabiliyorsunuz. En zorlandığım anlar bu tip anlar oluyor. Kendimi değil hep çocukları düşünüyorum.

Eşimin işten atıldığını öğrendiğim gün Yaren, "O zaman okula giderken masraflarımız ne olacak?" diye sordu. Her zaman az parayla geçinmeye alıştığımız için çocuklarım zorluk nedir biliyorlar ve para biriktiriyorlar. Kendi harçlıklarıyla okul elbiselerini aldık. Neyse ki akrabalarımızla içli dışlıyız da şu an çok yokluk çekmiyoruz.

Sendikaya yazıldıktan sonra biz ne zaman atılacağız diye beklediğimiz için hiçbir takside borca girmedik. Bu süre zarfında sosyal harcamalarımızda kesintilere gideceğiz ister istemez. Ayrıca tam kışa denk geldiği bir sırada sigortamız kesilecek, yakacak sorunumuz olacak, çocukların okul masrafları olacak. Bıçağın kemiğe dayanmasına çok az kalmış durumda aslında.

Sendikaya üye olmadan önce size danıştı mı eşiniz?

Sendika konusunda bana da danıştı eşim. Sendikayı bir şeyleri değiştirebilmenin ve daha iyiye gitmenin bir aracı olarak görüyorum. Babam benim Zonguldak'ta maden işçisiydi. Yüz bin kişinin arasında o da vardı. Oradan öğrendiklerimle sendikaya yazılmasını tavsiye ettim eşime.

1 Eylül eylemi nasıldı? Neler hissettiniz?

1 Eylül'de polisleri görünce eşime sordum, "Bunlar bizi dövmesinler" diye ve korktum ne yalan söyleyeyim. Baktım çocuklar bağırıyor, ben de slogan atmaya başladım. Benden de iyi bağırdı çocuklar. Katılım güzeldi. İşçi arkadaşların eşlerinden hamile olanından çarşaflı olanına hemen hemen hepsinin katılması, beni çok mutlu etti.

Eşinizi işten atan, çocuklarınızın eğitim hayatını tehlikeye atan patronun iki okul yaptırmış olması hakkında ne düşünüyorsunuz?

UPS Türkiye patronunun iki okulu varmış, biri lise diğeri ilköğretim düzeyinde. Kendi işçisine hayrı dokunmayan insan güya iki okulda çocuklara eğitim imkanı sağlıyor. Güya hayırsever oluyor. Çocuğumun öğretmeni kendi okullarının yetersizliğini kabul edip Yaren'in daha iyi bir okula gitmesi gerektiğini söyledi. Ben bunun ezikliğini neden hissedeyim? Neden ben çocuğumu daha iyi okullara göndermeyeyim? Tabi eğer onun çocukları varsa herhalde özel okullarda falan okuyordur. Çocuklara bir iyilik yapmak gibi bir derdi olsaydı açtığı okullara gidecek çocukların babalarını işten çıkarmazdı.

RABİA (6 yaşında, UPS direnişçisi Faik İdem'in kızı):

Babanın işten atıldığını nasıl öğrendin?

Babamın işten çıkarıldığını ablamdan öğrendim. Evde herkes üzgündü. Ben de üzüldüm o zaman.

Okul ihtiyaçlarını alabildin mi?

Okul ihtiyaçlarımdan defterimi, kalemlerimi, kalemtraşımı alamadım.

GÜLCAN (13 yaşında, UPS direnişçisi Faik İdem'in kızı):

Babanın işten atıldığını nasıl öğrendin? Bu seni maddi manevi nasıl etkiledi?

Babam anneme söylerken duydum işten çıkarıldığını. Babamın işten çıkarılması bizi çok etkileyecek. Geçen sene bayramda babamın bir işi vardı ama bu sene yok. Geçen sene bayramda hepimize kıyafet alabilmiştik ama bu sene hiç kıyafet alamadık. Şu an benim okul ihtiyaçlarım da eksik çok. Ne zaman gideririm bilemiyorum.

Direniş alanına hiç gidebildin mi?

Hiç gidemedim babamların direniş alanına. Çadırları varmış, yemeklerini orda yapıp yiyorlarmış.

UPS Türkiye patronunu görsen ona ne dersin?

O kadar çok kızarım ki. Babamı neden işten çıkardığını sorarım. Sendikaya üye olmak rahatsızlık mı yaratıyor? UPS'nin her ülkede sendikalaşması oluyor da neden burada yok? Kendi çıkarlarına ters düştüğü için mi insanları işten attın? Güya yaptırdığın okullarla hayır işi yapıyorsun ama işten attığın insanların çocukları nasıl okula gidecek bunu düşünmüyorsun.

Bir de şunu öğrendim, tüm patronlar içinden ancak bir iki tane iyi çıkar. Onların da mutlaka bir tarafında kötülük vardır.

SERDAR (18 yaşında, UPS direnişçisi Hüseyin İngenç'in oğlu):

Babanın işten atıldığını öğrendiğinde neler hissettin ve neler düşündün?

Babamın işten atıldığına inanamadım. Ablamdan öğrendim. Beklemediğim bir durumdu doğrusunu söylemek gerekirse. Babam orada 6 senedir çalıştığı için atılmasını hiç beklemiyordum. İştahım kesildi bir ara canım pek bir şey istemedi. Bakkala borcumuz vardı. Onu nasıl ödeyeceğimizi düşündüm. Neyse ki bakkal biraz anlayış gösterdi de pek sıkışmadık. Faturaları ödemek sıkıntı şu an. Babam köye babasına da para gönderirdi. Köyle ilgili planlarımız vardı onları ertelemek zorunda kaldık.

Babanda eskiye göre bir değişim gözlemledin mi?

Babam direniş süresince tespih çekme huyu edindi.

UPS Türkye patronunu görsen ona ne derdin?

Utan, derim bu kadar insanı bu hale getirdiğin için, sadece kendini düşünüyorsun. Herkes sendikalı olmak istiyor ama sen izin vermiyorsun, derim.

Okul ihtiyaçlarında eksiklik var mı şu an?

Her sene her ders için bir defter mutlaka alırdım. Bu sene 6-7 ortalı bir defter alacağım onunla idare edeceğim.

Sence mücadelelerini kazanmaları için ne yapmalılar?

Patron mutlaka onların sesini duyuyordur. Bu yüzden direniş alanında durmaktan ve isteklerini haykırmaktan başka yolları yok.

Direniş süresince ne öğrendin? Ne tür dersler çıkardın?

Direnişle beraber öğrendiğim şey, her çalıştığım yere sendika getirmek. Çalışma arkadaşlarımı örgütlenmeye ikna etmek ve sizin gibi insanlardan yardım almak.

Bir de komşuluk ilişkileriyle alakalı bir şey söylemek istiyorum. Mahallemizde geçtiğimiz senelerde Ramazan ayında mutlaka en az birkaç kişi iftara bizi çağırırdı. Ama bu sene ne hikmetse neredeyse bizi kimse çağırmadı. Herhalde paramız kadar insan oluyoruz yavaş yavaş.

SEVKAN (13 yaşında, UPS direnişçisi Abdülkadir Yıldırım'ın oğlu):

Baban işten atıldığını nasıl söyledi? Neler hissettin?

Üzgündü işten atıldığını söylerken. Normalde yüzü hep gülen babam o gün belirgin bir şekilde üzgündü ve gülmüyordu.

Ben de üzüldüm ama sendikayla beraber bu mücadeleyi kazanacaklarına inandığım için kendi üzüntümü yendim.

UPS Türkiye patronunu görsen ona ne derdin?

Ona "Neden insanların ekmeğini elinden alıyorsun?" derdim. Öyle şeyler söylemek isterdim ki her an içini yiyip bitirsin isterdim.

EmekDunyasi.Net

İstanbul -

Bağlantılı Haberler