Devlerin ve eylemlerin işkolunda TİS dönemi
Ülkemiz sanayisinin en önemli işletmelerini kapsayan ve aynı zamanda işçi sınıfının motor gücü metal işkolunda 2010-2012 döneminde geçerli olacak TİS süreci başladı. Eylül ayında üç işçi sendikası(Birleşik Metal İş, Çelik İş ve Türk Metal sendikası) ile MESS arasında TİS'le ilgili teknik görüşmeler yapıldı. 5 Ekimden itibaren TİS'le ilgili ücret ve çalışma şartlarını belirleyecek maddelerin görüşmelerine geçilecek.
2010-2012 Grup Toplu İş sözleşmeleri, MESS bağlı aralarında Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş, Arçelik A.Ş, Aygaz A.Ş, BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş, Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş, Delphi Otomotiv Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş, Ford Otomotiv Sanayii A.Ş, Karsan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş, Man Türkiye A.Ş, Mercedes-Benz Türk A.Ş, Otokoç Otomotiv Ticaret ve San. A.Ş, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş, Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş, Türk Demir Döküm Fabrikaları A.Ş'nin de bulunduğu 160 işletmedeki yaklaşık 120 bin işçiyi kapsamaktadır.
Ülkedeki en büyük 50 işletmenin 20'si bu TİS kapsamında yer alıyor. Bugün işkolunda 2008 verilerine kıyasla ürün satışlarında yüzde 27 ile yüzde112 arasında artış görünmektedir. Kar oranları da aynı şekilde artmıştır.
Metal işkolunda yapılan TİS'ler için sermaye sınıfı ile işçi sınıfı arasında ülkemizde yapılan olan en önemli sözleşme dersek yanlış söylemiş olmayız. Yukarıda aktardığımız birkaç veri bile bu tespitimizi doğrulamaktadır.
2010-2012 Grup Toplu İş sözleşmeleri, metal işçileri ve tüm işçi sınıfı açısından her dönem olduğundan daha fazla önem taşıyor.
Şöyle ki, birincisi; patronlar ve onların örgütü MESS kriz sürecini bahane ederek işçilerin ücret başta olmak üzere tüm haklarını geriletmenin yollarına bakacaktır. Bundan önceki deneyimler bunu göstermektedir.
İkinci olarak; sermaye ve onunun örgütü MESS son 3 TİS'te metal işçilerinin kazanılmış haklarını gasp etmeyi, kuralsız ve güvencesiz çalışmayı dayatmaktaydı. Görünen odur ki, bu dönemde de MESS kuralsız ve güvencesiz çalıştırma konusunda ısrarcı olacaktır.
Üçüncüsü, metal işkolundaki TİS hem diğer iş kollarındaki işverenlerce kıstas kabul ediliyor hem de tüm işçiler için. Buradaki herhangi bir kazanım ya da kayıp diğer tüm iş kollarında emsal gösteriliyor. Sendikasız binlerce iş yeri ve milyonlarca işçi metal işkolunda yapılacak TİS'i bekler.
Aynı zamanda Metal işçilerinin göstereceği tutum ülkedeki tüm işçileri büyük ölçüde etkiler.
Ülkemiz işçi sınıfı tarihi bunun örnekleriyle doludur. 1977-1978- 1980 Metal grevleri büyük ölçüde o gün işkolunda örgütlü olan DİSK Maden-İş sendikasının öncülük ettiği MESS grevleridir. 1976 Eylülünde Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kapatılması için yapılan grevler sonrasında DGM'ler kapatılmıştır. Sonrasında MESS bir çok işçi önderini işten atmıştır. 1977 de "DGM'yi ezdik sıra MESS'te" sloganıyla Maden İş öncülüğünde başlayan MESS grevleri atılan işçilerin işe alınması talebini de içermekteydi. Bu grevler diğer bir çok işkolundaki işçilerce grev ve direnişlerle desteklenmiştir.
Metal işçileri 90'lı yılların işçi hareketlerinin de önemli bir bileşeni olmuşlardır.
1998-2000 TİS döneminde iş kolundaki en çok üyeye sahip Türk Metal sendikasının işçilerin taleplerini hiçe sayarak MESS'le sözleşme yapmasından sonra başta Renault işçileri olmak üzere işçiler, sözleşme metinlerini yırtarak sendikadan istifa edip tepkilerini göstermişlerdir. Bu tepkiler bir iki gün içerisinde bütün ülkeye yayılmış, birçok işyerinde iş durdurma ve fabrika işgalleri olarak devam etmiştir. On binlerce işçi Türk Metal Sendikasından istifa ederek başka sendikaların ve kendilerine yardımcı olacaklarını düşündükleri siyasi partilerin kapılarına dayanmışlardır. Ne yazıktır ki sınıf örgütü iddiasında olan bu partilerle sendikalar o gün metal işçilerinin bu taleplerine kapılarını kapamışlardır. Eğer o gün metal işçilerine gerekli destek sunulmuş ve doğru bir önderlikte bulunulmuş olunabilseydi sendikal harekette bir dönüm noktası olacaktı.
Metal işçileri 1998'deki bu olaylardan sonra bir sessizlik dönemine girmiş, 2006-2008 TİS döneminde Türk Metal sendikasına yeniden tepkilerini göstermişlerdir. Sendikacılar MESS'le pazarlığı kapalı kapılar arkasında ücretlerde yüzde 10 artışla bağlamışken işçilerin tepkileri üzerine geri adım atmak zorunda kalmışlardır. Sendikacılar TİS imzalamadan bir hafta önce işyerlerine düzenledikleri nabız yoklama turlarında işçilerin ciddi tepkileriyle karşılaşmış, işçilerin "Bizden habersiz TİS imzalarsanız dünyayı başınıza yıkarız" tepkilerinden "namus", "şeref" yeminleri ederek kurtulamayacaklarını anlayıp TİS'i yüzde 20'lerde imzalamak zorunda kalmışlardır.
2008-2010 dönemi TİS'lerinde ise Türk Metal sendikası metal işçileri arasında biriken öfkeyi bildiği için son anda 12 büyük işletmede (Renault, Ford, Türk Traktör, Arçelik vb.) ayrı bir sözleşme yaparak metal işçisini bölmüştür. Diğer işyerlerinde ise daha kötü şartlarda bir sözleşme yapılmıştır. Metal işçisi bölünerek öfkesi geçiştirilmiştir. Bakalım Sendikalar bu dönem metal işçisini kandırmak için hangi numaralara başvuracaklar?
Metal işçisinin öfkesi ve mücadele isteği bugünde artarak devam etmektedir. Sorun bu öfkenin kimler tarafından nereye akıtılacağındadır.