02 Ekim 2010, Cumartesi

HARB-İŞ BAŞKANLAR KURULU:

Toplu sözleşme hükümlerine uyulmalıdır!

Türk Harb-İş Sendikası Başkanlar Kurulu, 27-28 Eylül 2010 tarihlerinde toplanarak sonuç bildirgesini yayınladı. Kamuda 2011 yılı toplu iş sözleşmesinin öneminin vurgulandığı bildirgede, demokratikleşmeyi sağlamaya yönelik yeni bir Anayasa sürecinin en kısa zamanda başlatılması gerektiği belirtildi.

Türk Harb-İş Sendikası 27-28 Eylül tarihlerinde toplanan Başkanlar Kurulu sonuç bildirgesini yayınladı. Bildirgede önce çıkan başlıklar şöyle:

YENİ ANAYASA SÜRECİ BAŞLATILMALIDIR

Halkoyuna sunularak onaylanan Anayasa değişikliklerinin Türkiye'nin yeni bir Anayasa ihtiyacını ortadan kaldırmadığına değinilen bildirgede; "Türkiye için yeni ve bir anayasa gündeme getirilmiştir. Parlamento içinde ve dışında bulunan tüm siyasal partilerin, sendikaların ve demokratik kuruluşların beklentileri bu yöndedir. Bu nedenle değişen dünyanın dinamiklerine ve gereksinimlerine uyumlu, demokratik tartışmalar ortamında; dışlayıcı, ayrıştırıcı ve gerginleştirici dil ve yöntemler kullanılmaksızın, barışçı ve bütünleştirici söylem ve yöntemlerle gerçekleştirilen, ülkenin tüm kurum ve kuruluşlarıyla demokratikleşmesini sağlamaya dönük yeni bir Anayasa süreci en kısa zamanda başlatılmalıdır." denildi.

TAŞERON UYGULAMALAR YAYILIYOR

Ülke sorunları arasında önemli bir yer tutan istihdam ve işsizlik sorunlarının, yıllardır değişmeyen temel bir sorun olarak varlığını sürdürdüğü belirtilerek şöyle devam edildi: "Çalışma hakkı ile sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılmasını olanaksız kılan, milyonlarca insanı güvencesiz ve korunmasız bırakan taşeron uygulamaları, tüm sektörleri ve işletmeleri kamu ya da özel sektör demeksizin sarmakta ve yayılmaktadır. Son dönemlerde askeri işyerlerinde de yer yer yaşanan taşeron uygulamalarının yarattığı risk ve tehlikeleri yalnızca güvencesiz ve korunmasız çalışma, eğreti ve bozuk istihdam, düşük ücret, sendikasızlaştırma kavramlarıyla açıklamak yetersiz bir değerlendirme olacaktır. Bu tehlikeli ve güvencesiz iş sistemi, çalışanların iş ve gelir güvencelerini değil, aynı zamanda yaşam güvencesini de doğrudan etkilemektedir."

2011 YILININ KAMU TİS'LERİNDEKİ ÖNEMİ

2011 yılının tüm kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçiler açısından olduğu gibi Harb-İş üyesi yaklaşık 24 bin işçi ve aileleri için de yeni dönem kamu toplu sözleşmesi görüşmelerinin başlayacak olması açısından önemli bir yıl özelliği taşıdığına vurgu yapılarak, "Yaşanan yeni ekonomik ve toplumsal sorunlara karşı daha fazla güvence ve kazanım sendikaların öncelikleri arasındadır. Ancak son yıllarda ortaya çıkan en önemli sorunların başında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin bilinçli olarak uygulanmaması gelmektedir." denildi.

TİS'TE SORUN YAŞANAN YER: ASKERİ İŞYERLERİ

Toplu iş sözleşmesinin uygulanması sorunlarının yaşandığı işyerleri arasında Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'na bağlı askeri işyerleri önemli bir yer tuttuğunun belirtildiği bildirgede şöyle denildi:

"Özellikle toplu sözleşmelerin ilave tediye ve ikramiye ödemeleri ile çalışma sürelerine ilişkin hükümleri başta olmak üzere, meslek değişiklikleri, izinler, nakiller, terfiler, iş sağlığı ve güvenliği hükümleri işveren tarafından bilinçli biçimde çiğnenmektedir. Ve ne yazık ki toplu iş sözleşmesinin uygulanmaması nedeniyle sendikamız tarafından açılarak kazanılan ve Yargıtay tarafından da onaylanan davalar, Milli Savunma Bakanlığı'nın kurumsal güvenirliliği ile bağdaşmayacak biçimde uygulanmamaktadır. Bu konuda somut örnek 1700 üyemize, 2009 yılından bugüne Yargıtay'ın açık kararına rağmen ikramiye ve ilave tediye ödemelerinin eksik yapılmasının inatla sürdürülmesidir. Hiçbir gerekçeyle açıklanamayacak bu duruma karşı sendikamız tüm demokratik yasal yöntemleri ısrarla ve inatla sürdürmeye kararlıdır.

Türk Harb-İş Sendikası Başkanlar Kurulu, yürürlükteki toplu sözleşmenin açık hükümlerini, yasa ve Yargıtay kararı tanımaz biçimde uygulamamakta ısrar eden birkaç yetkilinin tutumunun, Milli Savunma  Bakanlığın üst düzey sorumlularınca zaman geçirilmeden değerlendirilmesi çağrısında bulunmaktır."

Sonuç bildirgesinde 1200 Harb-İş üyesini kapsayan yabancı askeri işyerleri sözleşmesi görüşmelerinde, işverenin toplu sözleşme haklarını geri götürme girişimleri kınandı.

GSS DEĞİŞMELİ

Bildirgede Türk Harb-İş Sendikası Başkanlar Kurulu olarak 1 Ekim 2010 tarihinde uygulanmaya başlayan Genel Sağlık Sigortası'nın yaratacağı toplumsal olumsuzlukları ortadan kaldıracak düzenlemeler için tüm sosyal tarafların onaylayacağı yeni bir yasa değişikliği çağrısında bulunuldu.

İstihdam sorunlarının çözümlenmesi için sosyal politikalardan ayrılmaksızın etkili önlemlerin yaşama geçirilmesi zorunluluğu ifade edilerek, şu konulara dikkat çekildi:

-İnsana öncelik veren ekonomik ve sosyal politikalar benimsenmeli ve kapsamlı biçimde uygulanmalıdır.

-Kamu gelirlerinin artırılması ve harcamalarının verimliliği için kaynaklar, yatırımlara ve üretken alanlara yöneltilmelidir.

-Kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alan güçlü yaptırımlar gerçekleştirilmelidir.

-İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yararlanma koşulları geliştirilmeli; Fon'a erişim olanakları kolaylaştırılmalı, Fon'dan yararlanma süresi uzatılmalı, işsizlik ödeneği tutarı büyütülmelidir. Fon, amacı dışında kesinlikle kullanılmamalıdır.

-Sendikasızlaştırmayı getiren taşeron uygulamasına ve tüm güvencesiz esnekleştirme dayatmalarına son verilmelidir.

-Haftalık ve günlük çalışma süreleri kısaltılmalı, çalışanların iş dışı sosyal zamanını çoğaltan değişiklikler gerçekleştirilmelidir.

-Standart dışı istihdam biçimlerinden olan mevsimlik, geçici, part-time, tele çalışma, eve iş verme gibi çalışma sistemleriyle çalışanların haklarını güvence altına alan ve koruyan güçlü yaptırımlar getirilmelidir.

-Ülkeyi ucuz işgücü pazarına dönüştürmek amacıyla tam istihdam uygulamalarını ortadan kaldırmaya dönük tüm girişimlerden sakınılmalı, iş güvencesi hakkı daha da güçlendirilmelidir.

-Gelir dağılımı ve bölgesel dengesizlikleri derinleştirecek, sosyal yapıyı daha da kötüleştirecek bölgesel asgari ücret girişimlerine son verilmelidir.

-İşçi sınıfımızın en önemli kazanımlarından biri olma özelliğini koruyan kıdem tazminatı hakkına dokunulmamalı, tersi durumunda etkili kitle eylemleri gerçekleştirilmelidir.

EmekDunyasi.Net