Emekçiler 'Barış' istiyor
İstanbul'da KESK, DİSK ve Türk-İş'e bağlı sendikalar, Kürt sorununa emek cephesinden el uzattıklarını duyurdu. Kürt sorununu emekçiler olarak kendi sorunları olarak görmedikleri müddetçe, egemenlerin emekçileri bölmenin aracı haline getirdiği söylenerek, 'Emekçiler Barış İstiyor' kampanyasının startı verildi.
Kürt sorununun çözümü konusunda yaşanan sıkıntıların giderilmesi ve sorunun bir an önce çözümüne dönük olarak KESK İstanbul Şubeler Platformu, DİSK-Gıda İş, Cam Seramik-İş, Genel İş İstanbul Konut Şubesi, Emekli-Sen Aksaray Şubesi ve Türk-İş'e bağlı Haber-İş 1 No'lu Şube, Belediye-İş 2 No'lu Şube, Deri-İş Tuzla Şubesi öncülüğündeki emek örgütleri, 'Emekçiler Barış İstiyor' başlıklı kampanya başlattı.
Kampanyanın duyurusu Eğitim-Sen 3 No'lu Şube'de yapılan basın toplantısıyla yapıldı. Emek örgütleri adına KESK İstanbul Şubeler Platformu Sözcüsü Ahmet Acar hazırlanan basın metnini okudu. Acar, ülkede yıllardır birinci gündem maddesi olan Kürt sorununun kimileri tarafından gelişmemişlik, işsizlik veya sorun olarak dahi görülmediğini kaydederek, gerçek olan tek şeyin sorunun tartışılıyor olması olduğunu söyledi.
'YILLARDIR EMEKÇİLERİN PARASI SAVAŞA YATIRILDI'
Emperyalist ülkelerin ve hükümetlerin kendi çözümlerini dayatmaları nedeniyle 30 yıldır süren şiddet ve çatışmalarda büyük acılar yaşandığını dile getiren Acar, savaşa harcanan 350-400 milyar dolarla toplam otoyolların 30 katı kadar otoyol, 300 bin konut, orta ölçekli 45 bin sanayi kuruluşu, 40 bin okul ve 45 bin hastane yapılabileceğini belirtti. Acar, yine insanlık trajedisine dönüşen süren savaşta da, on binlerce inansın yaşamını yitirdiğini, on binlercesinin cezaevlerine konulduğunu, seçilmiş parti yöneticileri, belediye başkanları ve meclis üyelerinin tutuklanarak, görevlerinden uzaklaştırıldığına işaret etti.
'BARIŞI EMEKÇİLER BÜYÜTECEK'
Bütün bunların sorunun tartışılması ve çözümü konusunda engel oluşturduğunu ifade eden Acar, "Bizler bu ülkenin emekçileri olarak soruna duyarsız kaldığımız sürece ve sesimizi yükseltmediğimiz sürece, her sorunun bizlerin sorunu olarak kabul etmediğimiz ve çözümüne katkı sunmadığımız sürece egemenlerin bunun üzerinden politika yaparak daha da önemlisi Kürt sorununu bir tehlike olarak göstererek emekçileri bölmenin aracı haline getiriyor" diye konuştu. Bugün barışın emekçilerin elinde olduğunu ve emekçiler tarafından büyütüleceğini söylemek ve anlatmak durumunda olduklarını da aktaran Acar, birlikte yaşamak, ülkenin nimetlerinden pay almak, eşitlik ve kardeşlik içinde yaşamak için barışa el uzatıyoruz" dedi. Kampanyanın emek örgütleri arasında daha fazla yaymaya dönük olarak ileriki dönemde geniş katılımlı toplantılar organize edeceklerini aktaran Acar, bu toplantılar sonucunda çıkacak kararlar neticesinde kampanyalarını sürdüreceklerinin bilgisini verdi.
'ANADİLDE SAVUNMAYA İZİN VERMEMEK KÜRT SORUNUN KENDİSİDİR'
Acar'ın ardından konuşan Haber İş İstanbul Şube Sekreteri Ahmet Karatay da, üç gün Diyarbakır'da tarihi bir davanın devam ettiğini hatırlattı. KCK davası adı altında 150 Kürt siyasetçinin yargılandığını kaydeden Karatay, mahkemenin tutuklulara anadilinde savunma yapma hakkını vermemesinin hukuksuzluk olarak niteledi. Kürt sorunun Kürtlerle emekçilerin bir paydada buluşmadan çözülemeyeceğini belirten Karatay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün aslında Kürt sorunun da devletin sistemin ve onlarla işbirliği içinde olan egemen güçlerin meseleyi bir kez daha inkar ve imha yoluyla çözme girişimlerini kendi mahkemelerinde bir kez daha ilan etmişlerdir. Tabi bugüne kadar Kürt sorununu anlatmak işçilerle emekçilerle paylaşmanın eksik kalan tarafı bu meselenin sanki Kürtlerin, bir halkın meselesi olmadığı konusunda Türkiye'deki işçi ve emekçilerle paylaşılması meselesi olarak hep eksik kaldı. Esas olarak bizim görevimiz de batıda Kürt ve Türk işçi ve emekçilerine bu meseleyi anlatmak ve bir arada kardeşçe eşit haklar temelinde gerçekten de anayasanın da eşit hakları güvence altına aldığı, sadece yazılı olarak fiili olarak da güvence altına aldığı eşit haklar temelinde bir arada yaşamayı örgütlemek olmalıdır."
'KÖPRÜ ROLÜ OYNAMALIYIZ'
Türkiye'deki işçi emekçilere bu meseleyi sendikalar olarak anlatmayı görev bildiklerini kaydeden Karatay, kampanya hakkında ise, "Bu kampanyamızın temelini de esas olarak emekçi kesimler oluşturacaktır. Çünkü bugüne kadar batıda sistemin kendisi onun siyasi partileri her türden liberal aydınları çeşitli burjuva medyası Türk işçi ve emekçilerin duygularını Kürt halkına karşı istismar edecek şekilde kullanmış onlara karşı kışkırtmıştır. bizim esas sorunumuz bunu anlatmaktır. Türklere, Türk halkına Türk işçi ve emekçilerine batıda bunu anlatarak gerçek kardeşliği sağlayacak bir platformu oluşturmaktır diye düşünüyorum" diye anlattı.
İstanbul - DİHA