Tersane işçileri 1 Kasım'da Tuzla Adliyesi'nde
Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde işçi ölümlerine dikkat çekmek için 2 yıl önce yapılan greve katıldıkları için haklarına 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan 75 işçinin yargılanması 1 Kasım'da başlıyor. Limter-İş Genel "1 Kasım'da Tuzla Adliyesi'nde olacağız" dedi.
İş kazaları ve işçi ölümleriyle gündeme gelen Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde 27-28 Şubat 2008 tarihinde DİSK'e bağlı Limter-İş Sendikası'nın çağrısıyla yapılan "Yaşam hakkı grevine" katıldıkları için haklarında 3 yıl hapis istemiyle dava açılan 75 işçinin yargılanmasına 1 Kasım Pazartesi günü Tuzla Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlanacak. 28 ay sonra "Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet"ten açılan davada yargılanacaklar arasında Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı ve eski başkan Cem Dinç de yer alıyor.
POLİS SALDIRDI, DAVA İŞÇİLERE AÇILDI
Davaya katılım çağrısı yapan Limter-İş Genel Başkanı Saygılı, 27 Şubat 2008'de greve giden işçilere polisin müdahale ettiğini ve bu saldırıya ilişkin emniyet görevlileri hakkında "görevi kötüye kullanmak"tan Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını hatırlattı. Ancak birkaç çevik kuvvet polisi hakkında başlatılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığını belirten Saygılı, "Yani bizim yapmış olduğumuz şikâyet yaklaşık 9 ay sonra sonuçlanırken, hakkımızda açılan soruşturmanın ucu ise 28 ay açık tutuluyor. Son aylarda tersanelerde ve madenlerde iş kazalarının büyük artış göstermesi, dolaysıyla davanın bu tarihe gelmesi tesadüf olmasa gerek" dedi.
'142 İŞÇİYİ ÖLDÜRENLERLE BU DAVAYA AÇANLAR AYNI ZİHNİYETTE'
Tersanelerde 142. işçinin ''iş cinayetine'' kurban gittiğini kaydeden Saygılı, "Bu zamana kadar 142 arkadaşımızın iş cinayetine kurban gitmesi karşısında patronlar hakkında kılını dahi kıpırdatmayan, hatta tavırsız kalarak adeta onları cesaretlendiren Tuzla savcıları, 'artık ölmek istemiyoruz' talebiyle greve katılan ve polis şiddetine maruz kalan 75 işçi arkadaşımız hakkında 3 yıl hapis istemiyle dava açabiliyor. Tuzla Savcılığı tarafından açılan bu ibretlik davayla, Sendika yöneticilerimiz ve tersane işçileri, Tekstil-Sen Genel Başkanı ve üyeleri, TÜMTİS yöneticileri ve üyeleri şahsında 2008 yılında 'yaşam hakkı istiyoruz, artık ölmek istemiyoruz, taşeronluk sistemi kaldırılsın, kuralsızlık son bulsun' talebiyle gerçekleştirdiğimiz 27-28 Şubat ve 16 Haziran grevlerimiz yargılanıp mahkum edilmek isteniyor" diye konuştu.
'ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE GÖZDAĞI VERİLİYOR'
75 işçi ve sendikacı hakkında açılan dava ile "adalet mülkün temelidir" bakış açısının bir kez daha gösterildiğini ifade eden Saygılı, davayı aynı zamanda, "Tersanelerden kot taşlamaya, inşaattan, madenlere, sağlıktan, eğitime iş cinayetlerine, taşeronlaşmaya, esnek çalışmaya, 4-C, 4-B'ye karşı mücadele edenlere açılmış bir dava" olarak değerlendirdi. Saygılı, "Gözdağı amaçlıdır. Aynı zamanda patron-hükümet ittifakının saldırılarına karşı işçilerin, gençlerin ve ezilenlerin önümüzdeki süreçlerde gerçekleştirecekleri grev, işgal, direniş, boykot ve dayanışma eylemlerine karşı da bir tehdit anlamına gelmektedir" diye kaydetti.
'HERKESİ VİCDANIN YARGILANDIĞI DAVAYA ÇAĞIRIYORUZ'
Pazartesi günü görülecek olan davada insan vicdanının yargılanacağını belirten Saygılı, "İnsanca çalışmak istiyoruz, yeter artık ölmek istemiyoruz talebini savunan insanlığın vicdanına ve onuruna karşı açılmış bir davadır'' değerlendirmesi yaptı. Son olarak emeği, onuru ve barışı savunan herkesi Tuzla Adliyesi'ne çağıran Saygılı sözlerini şöyle tamamladı: "Görülecek olan davada yaşam hakkı, insan vicdanı ve onuru yargılanacaktır. 27-28 Şubat yaşam hakkı grevine öncülük eden sendikamız, o gün orada sınıf dostlarıyla birlikte göğsünü gere gere yaşam hakkı grevimizin yargılanamayacağını haykıracaktır. Patron-yargı-hükümet ittifakına karşı emeği, onuru ve yaşamı savunmak için 1 Kasım'da saat 09.30'da Tuzla Adliyesi'nde olacağız."
EmekDunyasi.Net
İstanbul -