04 Mayıs 2010, Salı

İşçilerin festivali perdesini açtı

5. Uluslararası İşçi filmleri Festivali, görkemli bir buluşmayla dün perdelerini açtı. Festivalde bu yıl 33 yıl aradan sonra 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamanın coşkusu vardı. Geçtiğimiz yıl Beyoğlu’nun en geniş salonlarından Emek Sineması’nda gerçekleşen festival açılışı, sinemanın yıkılma kararı nedeniyle bu yıl Yeni Rüya sinemasında gerçekleşti. Salon hıncahınç dolarken seyircilerin bir kısmı programı ayakta izledi.

Bu yıl da festival, gelenekselleşen festival yürüyüşü ile başladı. Saat 18,00’de Taksim tramvay durağında toplanan bini aşkın kişi, yıkılması gündemde olan Emek Sineması’na yürüdü. Emek Platformu ve İstanbul Kültür Sanat Varyatesi’nin de katıldığı yürüyüşte Emek sineması önünde bir basın açıklaması yapıldı ve sinemanın kapısına “2 Mayıs 2010. Emek Sineması hala burada. Yıkmak istiyorlar. Yıktırmıyoruz” yazılı bir tabela asıldı. “Güvencesizliğe seyirci kalma” pankartının açıldığı yürüyüşe Tekel işçileri, İSKİ işçileri, taşeron sağlık işçilerinin aralarında bulunduğu güvencesizler de yürüdü.

Yeni Melek Sineması’nda oyuncu Levent Üzümcü’nün sunumuyla gerçekleştirilen açılışta Tekel işçileri salona sloganlarla girdi. Tek Gıda İş Başkanı Mustafa Türkel’in de katıldığı açılışa çok sayıda sendika, kitle örgütü temsilcileri ve sanatçı da destek verdi.
Festivale İlkay şarkılarıyla, Nihat Behram da şiirleriyle renk kattı. İlkay’ın konserin sonunda söylediği 1 Mayıs marşına tüm salon ayakta, yumrukları sıkılı eşlik etti.

Festivalin açılışında Tufan Sertlek festival komitesi adına konukları selamladı. Güvencesizlik temalı festivalin açılış konuşması ise taşeron sağlık emekçilerinin örgütlenmesini yürüten ve aynı zamanda festivalin düzenleyicilerinden Dev Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu yaptı. Çerkezoğlu, güvencesiz işçilerin sınıf hareketinin yeni dinamiği olduğuna dikkat çekti.

Festivalin düzenleyicilerinden Sendika.Org adına Önder Özdemir bir konuşma yaptı.

SULTAN'A AL YAZMA


Festivalde her yıl olduğu gibi bu yıl da sinema ve emek alanından çeşitli isimlere teşekkür edildi. Festivalin konuğu Türkan Şoray’a türk sinemasına katkılarından dolayı teşekkür edilirken festivalin simgelerinden Karagöz ve Şarlo’nun illüstratörü Aydan Çelik, festival adına Sultan’a “al yazma” hediye etti.

Yıkılması gündemde olan Emek Sineması’nın emektarları da festivalde unutulmadı. Emek Sineması çalışanları, kürsüye çıkarak sinemanın yıkılma kararından dolayı üzüntülerini dile getirdi.

Gecede gelenek olduğu üzere set işçilerinde bir isme de plaket verilirken, plaketin verileceği sinema emektarı rahatsız olduğu için geceye katılamayınca plaketi onun adına Sine Sen Başkanı Zafer Ayden, Türkan Şoray’ın elinden aldı.

Festivale konuk olan Tekel işçileri de sahneye çıkarken, festival kapsamında galası yapılacak “Birleştik, Tekel olduk” filminin yönetmeni Engin Ayça ve İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Nazmi Algan Tekel işçilerinin güvencesizliğe karşı yürüttükleri mücadeleyi selamlayarak işçilere kırmızı karanfil verdi.

SINIF DAYANIŞMASI SINIRLARI AŞIYOR


Festivalin İngilitere'den konuğu John Cunnigham’a çiçeğini Tez-Koop İş Sendikası Genel Başkanı Gürsel Doğru verirken, "Yaşamak bir Ağaç gibi" filminin yönetmenleri Belçika’dan Pascale Boosten ve Eric Juzen’a da SES Şube başkanı Erdağ Güzel ve oyuncu Saadet Işıl Aksoy teşekkürleri iletti.

Açılışa Kıbrıs’tan Madencilerin Anıları filmiyle katılan yönetmen Lefteris Georgiadis’e de Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol, bir demet çiçekle hoşgeldiniz dedi. Filminde Kıbrıs’taki Türk ve Helenlerin ortak mücadelesini anlatan Georgiadis’in sahneye çıkmasıyla salondan “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları yükseldi.

Festivale sınırların ardından gelen mesajlar da vardı. “Normal bir iş istiyorum” filmiyle festivale katılan bağımsız yönetmen Tokachi Tuschiya, görüntülü bir mesajla festivali selamladı. Bir diğer görüntülü destek mesajı da İtalya işçi filmleri festivalinin düzenleyicilerinden geldi.

Festivalin açılış programının sonunda Tekel işçilerinin 78 günlük geceli gündüzlü direnişlerini perdeye yansıtan Ahmet Özer’in yönetmenliğini yaptığı “Gördüğümüz Kendi Yüzümüzdür-Tekel Direnişi” filminin ilk gösterimi yapıldı. Film, gösterimin sonunda uzun alkış alırken salonda Tekel işçilerinin “Tekel işçisi direnişin simgesi”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları yankılandı.

Festival, 9 Mayıs'a kadar devam edecek. Festival programına http://festival.sendika.org/ adresinden ulaşılabilir.

 

(sendika.org)

 

İstanbul -