05 Eylül 2010, Pazar

Bilim Kongresi son gününde

5. Karaburun Bilim Kongresi dördüncü gününde 2 oturum ve çalışma gruplarının sunumlarının ardından son bulacak.

CEM AVAROĞLU cem@emekdunyasi.net

Bugün sabah 10.30’da “Gündem: Devlet, hukuk ve yurttaş” ve “Gündem: Endüstriyel futbol” başlıklarıyla iki oturum gerçekleşti. “Gündem: develt, hukuk ve yurttaş” oturumunda sunum yapan Prof.Dr İzzettin Önder “Kamu kesiminin anlaşılmasında alternatif yöntem” başlığıyla, kamu kesiminin analizinin ana-akım iktisat öğretisinde üçlü fonksiyon çerçevesinde ele alındığını belirtti. Bu fonksiyonların, “gelirin yeniden dağılımı”, “kaynak dağılımı” ve “istikrar” olduğunu ifade eden Önder, bu yöntemle sistemin tıkanıklıklar yaşadığı dönemlerde müdahaleler yoluyla yeniden rayına sokulabileceği yaklaşımı içersinde olduğunu, kamu kesiminin bu tarz yaklaşımlar içersinde incelenmesinin sistemin açıklarının perdelenmesi ve öğretimde “yanlış bilinçlenme”yi amaçladığını ifade etti. Sunumunda, ana-akım iktisat öğretisinin kamu kesimine yaklaşımında ki çelişkileri sergileyen Önder, kamu kesimine alternatif bakışın, sistemi meşrulaştırmaya yönelik çarpıtmaları gözler önüne sermek için önemli olduğunu belirtti. Bu oturumun bir diğer sunumunda Tolga Tören, “Anayasa tartışmalarına apartheid karşıtı mücadelelerin içinden ve apartheid sonrası Güney Afrika’sından bakmak” başlığıyla, 1948 yılında Güney Afrika’da Ulusal Parti’nin iktidara gelmesiyle oluşturulan ırkçı, faşist apartheid rejimine karşı yürütülen mücadelelerden hareketle, Türkiye’de ki anayasa tartışmalarını değerlendirdi.1990 yılında, ulusal özgürlük hareketi, Güney Afrika Komünist Partisi ve sendikaların ortak mücadelesi sonucu yenilgiye uğratılarak dünyanın en demokratik yasalarından biri olarak nitelendiren anayasanın devreye girmesini, Türkiye’de de demokratik bir anayasa için yürütülmesi gereken mücadele hattıyla bir çok yönüyle özdeşleştirdi. Bu oturumda “Anayasa ve siyasa” başlıklı sunum yapan Ali Murat Özdemir çalışmasında, anayasa değişikliklerinin yalnızca anayasa değişikliğini vücuda getiren normlar üzerinden yapılamayacağını; anayasanın işlevi ve devlet teorisi üzerindeki çalışmalarla birleşmesi gerektiğinin altını çizdi. Fatma Gürses ve Nilgün Gürkan Pazarcı, “Siyasal gündemin yurttaşlık kavramına etkileri: Ders kitapları üzerinden bir inceleme” başlıklı sunumu yaptılar.

Saat 10.30’un bir diğer oturumu olan “Gündem: Endüstiyel Futbol”da ilk olarak İsmail Topkaya sunumunu yaptı. Sunumunda, kapitalizm içersinde şekillenen futbol anlayışının bugün gelinen noktada tamamen başarı, rekabet ve bunun sonucunda elde edilecek kâra bağlandığını belirten Topkaya, günümüzde ki futbol anlayışının altyapıya eğiliminin de bu yönde olduğunu, bu eğilimin binlerce genç sporcu adayının yetişmesinin önünü tıkadığını belirtti. Ülkemizde ki altyapı sisteminin çarpıklıklarından bahseden Topkaya, altyapıda bilimsel yaklaşımdan tamamen uzak bir eğitim anlayışının egemen olduğunu söyledi. Topkaya’dan sonra sunum yapan Rahşan inal, “Küreselleşmede futbol emek göçleri” başlığıyla yaptığı sunumunda, ileri kapitalist ülkelerin futbol kulüplerinin, tıpkı sermayenin ucuz hammadde arayışında olduğu gibi geri kalmış ülkelerde ki futbolcu adaylarını ucuz hammadde olarak ele aldığını belirtti. Özellikle Afrika ve Güney Amerika’da yoğunlaşan futbol emek göçleri, idolleştirilen ve marka haline getirilen sporcuların arka planında kalan yüzbinlerce futbol işçisini barındırdığını söyleyerek, futbol emek göçlerinden çıkar sağlamayı amaçlayan en önemli temsilcinin İlhan Cavcav olduğunu belirtti. İnal, İlhan Cavcav’ın bakış açısını gözler önüne seren açıklamalarına sunumunda yer verdi. Cavcav, “İki takımımızda 19 yabancı futbolcu bulunuyor. Bu futbolcuların bazılarını kiloyla satacağız, tartıya koyup 2 kilo, 3 kilo hesaplayacağız.” demişti. Kongrenin en ilgici katılımcısı ise Bursaspor’da futbolculuğa devam İvan Ergic oldu. Marksist kimliğiyle tanınan Ergic, Hırvatistan’daki Sırp bölgesinde doğan ama kendini bu kimliklere ait hissetmediğini kendini Yugoslavya’lı olarak gördüğünü geçmişte dergilere yaptığı açıklamalarda belirtmişti. Konuşmasına, kongreye gelmeden önce Bursaspor’lu yöneticiler tarafından siyaset yapmaması için uyarıldığını belirterek başlayan Ergic, konuşmasında futbolun basit ve kolayca sahiplenilebilecek bir oyun olmasının, egemenler tarafından kitlelerin sisteme entegre edilmesi amacıyla kullanıldığını söyledi. Ergic, futbolun herkes tarafından konuşulabilecek ve üzerine köşe yazıları yazılabilecek basitlikte olduğunu söyleyerek, yaratılan popüler kültür araçlarının en önemli parçalarından biri haline getirildiğini ve bu amaçla bir takım sporcuların sistem tarafından insanüstü konumlara sokulduğunu ifade etti. Ergic, kapitalizmde sporun kitleleri spor yapmaktan uzaklaştırarak, yalnızca izleyici pozisyonuna soktuğunu söyledi.

Kongre 13.30’da başlayan çalışma gruplarının sunumlarıyla devam ediyor. Sunumların ardından kapanış oturumu gerçekleştirilecek.

(EmekDunyasi.Net)