15 Mayıs 2010, Cumartesi

Köşe yazarları örgütlenen Bilgi’yi yazmıyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki sendikalaşma faaliyeti ve işten atılan çalışanlar ana akım medyada yer bulamıyor. Bilgi Üniversitesi'ndeki pek çok etkinliği köşelerine taşıyan yazarlar sendikalaşma söz konusu olunca kalemlerini oynatmıyor…

Şu ana kadar Bilgi’deki örgütlenme ile ilgili yazılmış iki köşe yazısını kısaltarak ilginize sunuyoruz:

“Bilgi Üniversitesi'nin sendika sınavı” Ahmet İnsel (Radikal)

“Birkaç aydan beri Bilgi Üniversitesi’nde çalışanlar toplusözleşme hakkı elde etmek için sendikada örgütlenmeye çalışıyor. Görüldüğü kadarıyla, üniversite yönetimi bu örgütlenme çabasından memnun değil. Açık biçimde buna karşı çıkmasa da üniversite, çalışanlarının sendikalaşmasına karşı bazı önlemler alıyor. DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası’nda örgütlenmek isteyen öğretim elemanları, idari ve teknik personel bu engellemeleri protesto etmek ve işten çıkarılan bir öğretim üyesi ve üç idari personelin işe yeniden alınmasını sağlamak için uğraşıyorlar.”

“Bilgi Üniversitesi Türkiye’de yüksek öğretim dünyasında çığır açan kurumlardan biridir. Bugün bu kurumun çalışanlarının gene çığır açıcı bir girişimde bulunmaları bir rastlantı değil. Bilgi Üniversitesi yönetiminin önünde, toplusözleşme hakkına sahip sendikalı personeliyle, daha iyi hizmet üretmek için yeni bir hamle yapma olanağı var. Bunun alternatifi ise, sendikal örgütlenmeyi bastırmış bir yönetim olarak bu kurumun uğrayacağı prestij kaybı riskini almak.”

Yazının tamamı için tıklayın.

 

Bilgi sokakta!- Ahmet Öncü (Birgün)

“Şubat ayından bu yana Laureate International Universities şirketi tarafından satın alınmış olan Bilgi Üniversitesi'nde anayasal haklarını kullanarak DİSK'e bağlı Sosyal-İş'te örgütlenen çalışanlarla üniversite yönetim arasında bir gerginliktir sürüyor. Geçtiğimiz hafta bu sürecin yeni bir kritik evresine gelindi. Yönetim, ahşap atölyesinin ‘düşük karlılığının’ bu kararın alınmasının belirleyici nedeni olduğunu ileri sürdü.”

“Yetersiz açıklamalar karşısında başta işten atılan üç emekçi olmak üzere Sosyal-İş üyesi Bilgililerin tümü, büyük bir dayanışma örneği göstererek, tek bir ağızdan yönetimi samimi bulmadıklarını kamuoyuna yaptıkları eylemlerle duyurdular. Onlara göre, yönetim uzunca bir zamandır sendikalaşma girişimini engelleyebilmek için bir dizi klasik işveren taktiğine başvurmaktaydı, örneğin, işten çıkarılanlardan Kadir Karabulak sendikal örgütlenmenin liderlerinden birisi olarak öne çıkmaya başlayınca, önce teknik personel direktörlüğü görevinden alınıp, ahşap atölyesine atandı. Böylelikle Kadir Karabulak'ın hareket alanı daraltılmış ve dolayısıyla örgütlenme sürecine katkısı azaltılmış oldu. Daha sonra Kadir Karabulak, kendisi gibi sendikalaşma sürecinin önemli eylemcilerinden Bülent Karaçeper ve Rıza Karaçeper ile birlikte inanılması zor bir nedenle işten atıldı.”

Yazının tamamı için tıklayın.

ED Foto Galeri: 'Bilgi sokakta!'