Gazeteciler özgürlük için ayağa kalkıyor
Gazetecilere Özgürlük Platformu üyeleri, "5 Kasım Gazetecilik için Ayağa Kalk Günü" dolayısıyla yaptığı eylemde, cezaevlerinde bulunan gazetecilerin derhal serbest bırakılması için yasalarda köklü değişiklikler yapılması istedi.
23 gazeteci örgütünün oluşturduğu Gazetecilere Özgürlük Platformu, 5 Kasım Gazetecilik İçin Ayağa Kalk Günü vesilesiyle Güvenpark'ta eylem yaparak, tutuklu gazeteciler için özgürlük talebinde bulundu. "Gazetecilere özgürlük, hemen şimdi adalet, 50 gazeteci cezaevinde" yazılı büyük boy pankartlar ile aralarında 166 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Azadiya Welat Gazetesi Genel Yayın Yönetmesi Vedat Kurşun'un fotoğraflarının da bulunduğu çok sayıda döviz açıldı. Birçok gazetecinin katıldığı eylemde, açıklamayı Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel yaptı.
100'Ü AŞKIN GAZETECİ TEHDİT ALTINDA
Gazetecilere Özgürlük Platformu adına açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, 30 Eylül itibariyle Türkiye cezaevlerinde 44'ü tutuklu 6'sı hükümlü olmak üzere 50 basın emekçisinin bulunduğunu hatırlattı. Sertel, 100'den fazla gazetecinin ise yakın vadede hapis cezası tehdidi altında olduğunu vurguladı.
Sertel, TCK ve TMK'nın basın özgürlüğünü kısıtlayan hükümlerinin yürürlükte olması nedeniyle, cezaevlerinde gazeteci sayısının attığını, gazeteciler hakkında açılan dava ve soruşturmaların binlerle ifade edildiğini belirtti.
Gazetecilere Özgürlük Platformu'nun verilerine göre, hakkında dava açılmış ve mahkumiyet kararları verilmiş gazetecilerin çalıştıkları kurumlar arasında, Akşam, Atılım, Aydınlık, Cumhuriyet, Evrensel, Radikal, Taraf, Azadiya Welat, Günlük, Özgür Radyo, İşçi-Köylü, Dicle Haber Ajansı, Gerçek Gündem gibi toplumun her kesimine hitap eden, yaygın yada yerel düzeyde yayın yapan çok sayıda gazete, dergi, televizyon ve radyo kanalının yer aldığını açıkladı.
SERTEL: GELECEĞE DAİR ENDİŞELERİMİZ ÇOĞALDI
Sertel, gazeteciler hakkında açılan davaların bir çoğunun, TCK'nın "gizliliğin ihlali" başlıklı maddesi ile "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" başlıklı maddesine dayandırıldığını ifade etti. Gazetecilerin iş güvencesinden yoksun olmasının, editoryal bağımsızlık üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirildiğinde, "gazeteciliğin etrafını saran korku ortamının gelecekte daha da kötüleşeceğine dair endişelerimizi çoğaltmaktadır " dedi.
Tutuklamaların kanayan bir yara haline geldiğini vurgulayan Atilla Sertel, " Tutukluluk, cezalandırma yerine geçirilmektedir. Tutuklamalar vasıtasıyla erken gelen yanlış adalet, geç gelen adaletle telafi edilmesi mümkün olmayan ağır sonuçlar doğurmaktadır" şeklinde konuştu.
TÜRKİYE GAZETECİLERİN CEZALANDIRILDIĞI ÜLKEYE DÖNÜŞTÜ
Türkiye'nin gazetecileri cezalandıran bir ülke haline dönüştüğüne dikkat çeken TGF Genel Başkanı Atilla Sertel, başta Anayasa, TCK ve TMK olmak üzere ilgili mevzuattaki tüm kısıtlamaların kaldırılmasını, temel hak ve özgürlüklerin omurgası olan ifade özgürlüğünün, tüm yasal ve idari düzenlemelerde temel ilke olarak kabul edilmesini istedi.
Avrupa Gazeteciler Federasyonu'nun aldığı karar doğrultusunda tüm Avrupa ülkelerinde gazeteci örgütlerinin bugün Türk meslektaşları ile dayanışma amacıyla basın açıklamaları gerçekleştirdiğini açıklayan Sertel, örgütlerin kendi ülkelerindeki Türk Büyükelçiliklerine mektup göndererek, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik tehdit, açılan davalar ve tutuklamalardan duydukları endişeleri ilettiklerini açıkladı. Sertel, duyarlılıklarından dolayı başta Avrupa Gazeteciler Federasyonu olmak üzere tüm gazetecilere teşekkür etti.
MESLEKTAŞLARIMIZI AYAĞA KALKARAK SELAMLIYORUZ
Sertel konuşmasını, "Ve hep birlikte, demokrasi mücadelesi uğruna, mesleki faaliyetlerinden dolayı tutuklanan, yargılanan, gözaltına alınan, mahkum olan veya haklarında soruşturma açılan tüm meslektaşlarımızı, Gazetecilik için Ayağa Kalkarak selamlıyoruz ve onurlu duruşları önünde saygı duyuyoruz" diyerek sonlandırdı.
Önümüzdeki günlerde Silivri'de Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ı platform olarak ziyaret edeceklerini ve İsmail Beşikçi ile Filiz Koçali'nin önümüzdeki günlerde görülecek davalarına katılacaklarını belirten Sertel, Türkiye'nin düşündüklerini yazdıkları için gazetecilerin hedef haline geldiği bir ülke olmaya başladığını söyledi. Platform olarak, cezaevindeki bütün gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını isteyen Sertel, bunun içinde yasalarda köklü değişiklik yapılması ve harekete geçilmesini istedi. Sertel, ayrıca Avrupa'daki bütün gazeteci örgütlerinin de Türkiye'deki meslektaşlarıyla dayanışma içinde olmak için bugün eylem yapacaklarını ifade etti.
EmekDunyasi.Net
Ankara -