02 Ocak 2011, Pazar

"Yerli Dizi Yersiz Uzun!" kampanyası sonuç veriyor

"İlk defa sektörün bütün bileşenleri bir slogan altında birleşti"

SENDER'in başlattığı, "Yerli dizi yersiz uzun" eyleminin yankıları sürüyor. RTÜK, Çalışma Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı bu konuda çalışma başlatıyorlar. Süreci SENDER Genel Sekreteri Sinan Biçici'ye sorduk.

Senaryo Yazarları Derneği SENDER'in başlattığı, "Yerli dizi yersiz uzun" eyleminin yankıları sürüyor.Yönetmeninden senaristine, oyuncusuna set işçisine kadar dizi çalışanlarının 24 Aralık 2010 'da AKM önünde yaptığı eylem büyük etki yarattı. RTÜK, Çalışma Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı bu konuda çalışma başlatıyorlar. Süreci SENDER Genel Sekreteri Sinan Biçici'ye sorduk.

RTÜK Başkanı, Çalışma Bakanı ve Kültür Bakanı'nın yaptığı açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

8 Kasım tarihinde bir basın açıklaması yaparak 30'dan fazla ilgili kuruma dilekçe göndermiştik. Aralarında cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, çalışma bakanlığı, kültür bakanlığı, RTÜK, yayıncı kuruluşlar bulunuyordu. RTÜK başkanı, çalışma bakanı ve kültür bakanının açıklaması bizim bu başvurumuza cevap niteliği taşıyor. Gerçi bu ilgili kurumlar bize resmi bir yanıt vermediler ama bunu kamuoyuyla paylaşmaları da önemli.

"Tamamıyla piyasa koşullarına bırakılmış, kontrolsüzce büyüyen bir sektör doyma noktasına geldi.  Müdahale edilmezse gerileyecek. Şu an karşımızda gibi görünen tv kanallarının da bunu görmesi lazım."

Bu sorun sektörün bir iç meselesi midir, yoksa devletin müdahalesi gerekir miydi?

Aslında sektörün bu sorunu kendi içinde çözebilmesi daha iyi olurdu. Bu konu daha önce de birkaç kez gündeme geldi fakat yayıncılar bütçeleri düşüreceklerini söyleyerek geri adım attırdılar. Belki sorun bu kadar dayanılmaz bir halde değildi ya da sektörün çalışanları buna dur diyecek bir enerji hissedememişlerdi. Tamamıyla piyasa koşullarına bırakılmış, kontrolsüzce büyüyen bir sektör doyma noktasına geldi.  Müdahale edilmezse gerileyecek. Şu an karşımızda gibi görünen tv kanallarının da bunu görmesi lazım. Birbirleriyle yaptıkları o amansız rekabet yüzünden sağduyulu düşünmüyorlar. Eninde sonunda kendilerini yok edecek bir sürece girdiler. Artık bunun farkına varmaları lazım. Belki de bu eylemi senaryo yazarlarını başlatması, başladıkları hikayenin finalini de öngörebilmelerinden kaynaklanıyor.

Bu aşama sizi tatmin ediyor mu?

Tabii sevinmek için henüz erken. RTÜK ve diğer ilgili kurumların bu konuda somut olarak ne yapacakları önemli.  Her şeyden önce günlük bir şikayeti geçiştirecek kısa vadeli bir çözümü biz de istemiyoruz. Bizim amacımız, kontrolsüz ve el yordamıyla hormonlu bir şekilde büyüyen bir sektörün  endüstrileşmesini sağlayan çözümler üretmek. Yapısal ve uzun vadeli değişimler yapmak. Aksi halde bu sorunun çözüm yolu başka yeni sorunlar yaratacaktır. Biz bu konuda çalışma yapıyoruz. Yeni düzenlemelerin yapılmasında kurumları yönlendirmeye çalışacağız.

"İlk defa sektörün bütün bileşenleri bir slogan altında birleşti"

24 Aralık eyleminiz amacına ulaştı denebilir mi?

24 Aralık eylemi sektör açısından bir ilkti. İlk defa sektörün bütün bileşenleri bir slogan altında birleşebildiler. Meseleyle doğrudan ilgili olmasalar bile destekleyen kurumlar ve kişiler var.  Bu şunu gösteriyor; sorunların dile getirilmesi için ortak bir zemin arayışına herkes ihtiyaç duyuyor.

Kampanyamızdan sonuç alındığı görülünce, bundan sonra diğer sorunlar için de böyle kampanyalar başlatılacaktır. İnsanlar için bir umut olacaktır. Bu da çok sevindirici. Sorunların gerçek muhatapları, hem sorunu dile getirip hem de çözüm önerilerinde bulunmalı. Sürekli olumsuz yana vurgu yapıp, dayanağı olmadan protesto etme biçimini hiçbir zaman desteklemedik. Biz daha çok çözüme odaklanan bir eylem biçimini tercih ettik.

"Televizyon sektörünün büyük bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı var. Bu sadece sektörün değil herkesin meselesidir. "

En önemli sorununuz dizi süreleri mi?

Her ne kadar biz kampanyamızı dizi süreleri başlığı altında topladıysak da, gönderdiğimiz geniş dilekçede sektörün içinde bulunduğu diğer sorunlara da değindik. Özellikle çalışma koşullarının dayanılmaz olması, ki bu bizden çok set çalışanlarının temel meselesi, dizilerdeki kalite düşüklüğü, seyircilerin zamanının haksız bir biçimde çalınması, televizyonun eğitim kültür gibi konuları ihmal etmesi vs.

Televizyon sektörünün büyük bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı var. Bu sadece sektörün değil herkesin meselesidir. Türkiye televizyon izleme alışkanlığı ve süresi açısından dünyada ilk sıralarda geliyor. Türkiye hızla değişen bir ülke. Çok genç ve dinamik bir nüfus yapısı var. Televizyon bu değişimin yönlendirilmesinde sanıldığından çok daha etkili bir mecra.

Dolaysıyla bu konuda tüm ilgililerin dikkatli olması lazım. Biz bu konulara dikkat çekiyoruz. Sürelerle ilgili meselenin çözümü bizim diğer konulara odaklanabilmemiz için gereken ortamı sağlayacak ilk aşama.

EmekDunyasi.Net