05 Haziran 2010, Cumartesi

SAĞLIK HAKKI

AKP sağlığı özelleştirme planını adım adım uyguluyor

AKP, hastaneleri işlemez hale getirerek bu alanı özelleşmeye açarken, önümüzdeki dönem çıkaracağı Kamu Hastane Birlikleri Yasası'yla da sağlığı paralı hale getirme sürecini hızlandıracak.

AKP'nin sağlıkta dönüşüm programlarının sonucunda halk sağlığı ve sağlık emekçilerinin iş güvencesi açısından hiç de iç açıcı olmayan iki temel değişim oldu. Türkiye'de 1990'lı yıllara kadar sağlığın temel hak olduğu yönünde politikalar belirlenirken, AKP Hükümeti ile birlikte sağlığın bireyler için temel hak olmaktan çıktığı vurgulanıyor. Sağlık çalışanlarının ise iş güvencesi, iş barışı getirilen performans sistemleri ve sağlık emekçilerini yarıştıran mantıktan dolayı kalmadı.

SAĞLIK ALANINA İLİŞKİN ONLARCA DÜZENLEME


AKP kendi programı çerçevesinde şimdiye kadar çoğu kez devrim olarak takdim ettiği çok sayıda yasal değişiklik gerçekleştirdi. AKP döneminde, kamu sağlık birimleri Sağlık Bakanlığı'na devredilmesi gibi mevzuat değişikliklerine gidilirken, dönemin önemli düzenlemelerinden biri de 19 Haziran 2005 tarihinde 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair Kanun oldu. Yine Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde Genel Sağlık Sigortası ve Aile Hekimliği'ne ilişkin Kanun ve Yönetmeliklerde AKP döneminde yapılan değişiklikler oldu. 9 Eylül 2004 tarihinde Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun ve 16 Haziran 2006'da çıkarılan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu emekçilerin ve yoksul kesimin, "sağlık piyasallaştırılıyor" gerekçesiyle karşı çıktığı düzenlemeler oldu. Yine sağlık alanında gidilen belli başlı değişiklikler arasında 6 Haziran 2005 tarihli Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmelik, 12 Ağustos 2005'de Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Şartları Hakkında Yönetmelik, 15 Eylül 2005 tarihli Aile Hekimliğinin Pilot Uygulandığı İllerde Toplum Sağlığı Merkezleri Kurulması ve Çalıştırılmasına Dair Yönergeler bulunuyor.

AKP ÖZELLEŞTİRMEYİ VE SAĞLIKTA DÖNÜŞÜMÜ PROGRAMINA ALMIŞTI

AKP sağlıkta dönüşümü zaten işe başlarken programına almış, "sağlıkta devrim" sloganlarının gölgesine sıkıştırılmış bir şekilde, "Devlet, herkesin temel sağlık hizmetlerini, gerekirse özel sektörle işbirliği" yapmayı "sağlık alanını gönüllü kuruluşlara ve özel sektöre" açmayı taahhüt etmişti. AKP aynı programda, "Sağlık çalışanlarının hakları yeniden düzenlenecek, uluslararası standartlara uygun hale getirilecek ve bu sektördeki ücret politikası yeniden ele alınacak. Tüm vatandaşlarımızı kapsayacak etkin bir genel sağlık sigortası sistemine geçilecek" vaadinde bulundu ve bunları gerçekleştirmek içinde iktidarın fırsatlarını değerlendirdi.

'EMEKÇİNİN İŞ GÜVENCESİ KALMADI'


AKP'nin sağlık sistemine getirmiş olduğu uygulamalar hakkında değerlendirme yapan Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Uzmanı Cahide Sarı, kimsenin sağlık alanında yaratılan tahribatın farkında olmadığını belirterek, "Sağlık alanında metalaştırma, özelleştirmeden önce başladı. Hastaneler satılmadığı için kimse uygulamaların farkında bile değil. Biz bunu sendikalara bile anlatamadık" diye konuştu. Taşeronlaşma ile birlikte, şirketlerin iş güvenliği olmayan insanları diledikleri gibi çalıştırıp, işten çıkardıklarını, hekimden, temizlik işçisine kadar hiç bir sağlık çalışanının iş güvencesinin kalmadığını belirten Sarı, Aile Hekimliği yasasıyla birlikte, sağlık ocaklarının aile hekimlerine devredilerek, çalışanlara ait kararları hekimin inisiyatifine bıraktığını söyledi.

'HER YEŞİL KART SAHİBİNE PARA ÖDEME ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ'

AKP iktidarından önce yoksul yurttaşlar tarafından kullanılan yeşil kartın geniş bir alana sahip olduğunun altını çizen Sarı, yoksulların hastalık ciddi boyutlara ulaşmadığı sürece bir sağlık kuruluşuna gitmediklerini hatırlattı. SGK'nın gelir gider dengesine göre yurttaştan alınacak para miktarının da değişeceğini belirten Sarı, "Sağlık Ocağı 2 TL, devlet hastanesi 6 TL, özel hastanelerde ise 15 TL alınıyor. Bunlar doktor karşısına çıkmadan önce alınan paralar. Doktordan sonra tahlil, tetkikler, ilaç için her aşamaya para ödeniyor. Devlet bu insanları resmi olarak yoksul kabul ediyor. Bu yüzden bu insanlara yeşil kart veriyor. Ama yine de hastaneye gittiğinde ondan para alıyor" dedi.

'657 SONA ERDİ PERFORMANSA DAYALI PRİM SİSTEMİ GETİRİLDİ'

Sarı, SSGSS kapsamında yer alan Kamu Hastaneleri Birliği yasa tasarısının meclisten geçmesi halinde ise 40 tane kamu hastanesi birliği oluşturulacağı bilgisini vererek, Sağlık Bakanlığı'nın da bu hastanelere bütçe ayırmayacağını dolayısıyla kendi yağında kavrulan bu hastane çalışanlarının hastaya 'yolunacak kaz' gözüyle bakacaklarını söyledi. 40 ilde uygulanmaya başlayan bu sistemle, hastanelerin tamamen özelleşip, A, B, C, D, E sınıflarına ayrılacağını ve yoksul insanların ancak E sınıfı hastanelere bile gidemeyeceklerini vurguladı. Aynı yasa tasarısının çalışanların temel ücretleri yerine performanslarına dayalı prim sistemi uygulanmasını öngörüyor. Çalışanların belirli bir maaşa sahip olamayacaklarını belirten Sarı, memurları kapsayan 657 uygulamasının son bulacağını dile getirdi.

'TEDAVİ MASRAFLARININ YÜZDE 10'U HASTAYA YÜKLENDİ'

Yeni sağlık politikaları ile birlikte bir bireyin genetik hastalıklar dışında kalan bütün hastalıkları parayla tedavi edeceğini dile getiren Sarı, hastanın tedavi masraflarının yüzde 10'unu ödemek zorunda olduğu bilgisini verdi. Ayarıca AKP sağlık politikaları, sözleşmeli hekimler 8 saatlik tam gün çalışma zorunluluğuna tabi olmadan, istedikleri saatte hastaneden çıkmasına, yanlış teşhis ve tedavi yapan doktora sadece sigorta primimin yarısını ödeme cezası verilmesine, kanser riski taşıyan radyoloji çalışanlarının çalışma süresinin 5 saatten 7 buçuk saate çıkarılmasına, doğum izninin kaldırılmasına, aile hekimimin aşı yapma zorunluluğunun ortadan kalkmasına neden oldu.

'BU POLİTİKALAR BİR NESLİ HARCAR'

Sağlık gibi ciddi bir konunun AKP tarafından sadece paraya endeksli bir şekilde belirlenip uygulanmasının geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açacağını dile getiren Sarı, "Sağlıkta yapılan hataların geri dönüşü olmaz. Bu hatalar nesilden nesile geçer. Sağlıksız anne babanın çocuğu da sağlıksız olur. Bu politikalar bir nesli harcar" dedi.

Ankara - DİHA