20 Mayıs 2011, Cuma

Öcalan: ABD ve Türkiye Kürtlere karşı anlaştı

Abdullah Öcalan, 15 Haziran'dan önce heyetle son bir kez daha görüşeceğini belirterek, hükümetten yeşil ışık gelmesi halinde silahlı çatışmanın devreden çıkacağını söyledi. "Artık ondan sonra yaşanacak olan başkaldırıdır, isyandır, her şey olabilir" dedi.

Abdullah Öcalan 18 Mayıs günü İmralı cezaevinde gerçekleşen görüşmede Kürtlere karşı yeni bir Gladyo'nun devrede olduğunu söyledi. Kendisiyle görüşen heyetin de "iyi niyetli" olduğunu belirterek, görüşmeleri konusunda bilgi verdi.

Öcalan ,ABD ile Türkiye arasında Kürtler üzerine anlaşma sağlandığını ifade ederek, ABD'nin etkisi altına girmeyeceklerini vurguladı. Öcalan, Erdoğan'ın açıklamalarını da değerlendirirken, "Çillerleşti" ifadesini kullandı. 15 Haziran'a kadar çözüm sinyali verilmesi durumunda ise gerillaların uygun bir pozisyon alacağı ve silahlı çatışmaların devreden çıkacağını kaydeden Öcalan, aksi halde "devrimci halk savaşı"nın başlayacağını tekrarladı.

Abdullah Öcalan'ın ANF' de yer alan görüşme notlarında şu ifadeler yer alıyor:

HEYETLE 15 HAZİRAN ÖNCESİ SON KEZ GÖRÜŞECEĞİM

Heyetle 15 Hazirandan önce son bir kez görüşeceğini belirten Öcalan bu görüşmede bazı şeylerin az çok netleşeceğini belirterek , "Şimdiye kadar bize karşı uygulanmakta olan NATO gizli ordusunun, gladiosunun bir komplosu devam etmektedir." Dedi.

KÜRTLERİN YOK EDİLMESİ ÜZERİNE ABD İLE ANLAŞMIŞLAR

Daha önce de Türkiye'de Gladio dönemleri olduğunu hatırlatan Öcalan Türkiye NATO gladiosu ile, ABD ile anlaştığını söyledi. Kürtleri topyekün bitirme, tasfiye etme planlarının devrede olduğunu belirten Öcalan "Ortadoğu'da Türkiye desteğine karşılık Kürtlerin kellesi Türkiye'ye verilecek. Bu konuda ABD ile anlaşmışlar, bu anlaşma Kürtlerin yok edilmesi üzerinedir. ABD elçisi gördüğünüz gibi Erdoğan'ı helikopter pistinde yakalıyor, ona talimat götürüyor." dedi.

ORTADOĞU'DAKİ TÜRKİYE DESTEĞİNE KARŞILIK KÜRTLERİ KELLESİ

"Ortadoğu'daki Türkiye desteğine karşılık Kürtlerin KCK şahsında kellesi verilecek. Anlaşma budur! Bu tüm kamuoyuna ve aydınlara bu şekilde anlatılmalı. Bu yeni bir durumdur, Kürtler bunu aylarca tartışmalı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında bir ittifak, bir ortak politika oluşturulmuştu."

LADİN'İ ASIL DESTEKLEYENLER TÜRKİYE, PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN

"Bin Ladin'in meselesi de bu politikalarla bağlantılıdır. El Kaide lideri Ladin'in öldürülmesi fasa fisodur. ABD diyor ki "Biz birkaç senedir Ladin'i, gözetim altında tutuyorduk". Doğru söylüyorlar. Zaten Ladin'i etkisiz hale getirmişlerdi. Yıllarca gözetim altında tuttu. Ve en son silahlı çatışma görüntüsü vererek öldürüldü. Aslında Ladin'i asıl destekleyen devletler Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'dır. Bu devletleri Ladin arkalamıştı. Bu devletler Ladin'i destekliyordu, kendi güdümlerinde tutuyordu. ABD bunu biliyordu, bu devletleri zorlamaya başladı, bu devletler de zorlanınca Ladin'i satıp Amerika'nın hedefine bıraktılar."

BEŞAR ESAD'I GÖTÜRECEKLER, SIRA İRAN'A GELECEK

"Amerika'nın Ortadoğu'da yeni politikaları söz konusudur. Türkiye de bunu görüyor. Beşar Esad'ı götürecekler. Artık fazla dayanamaz. Ya onu teslim alacaklar ya da Kaddafi gibi direnecektir. Muhtemelen direnecektir de. Ama sonunda düşürülecektir. Zaten Libya'yı sattılar. Suriye'nin düşmesinde ise Türkiye ağır hareket ederek bunu sürece yayıyor, öyle ani yapılmasını istemiyor. Aynı şekilde sıra İran'a da gelecektir. Belki İran geciktirilecek ve İran da direnecek ama sonunda İran da düşürülecektir. İran'ı sürece yayacaklar ama sıra oraya da gelecek."

ABD İLE AB ARTIK ORTADOĞU'DA BİRLİKTE HAREKET EDİYOR

Daha önce ABD ile AB ülkeleri arasında Ortadoğu politikaları konusunda bir fark vardı. Bazı ufak nüanslar vardı, bir makas aralığı vardı. Ancak şimdi o makas aralığı da kapandı. Birlikte hareket ediyorlar.

AKP ABD'NİN AYAKLARINA KAPANDI

AKP de bu nedenle kendisini kurtarmak için Amerika'nın bu politikalarına tam teslim olmuştur. Adeta ayaklarına kapanarak kendi iktidarını sürdürme peşindedir. Bu nedenle Kürtleri satıyor. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, Suriye ve Libya'yı sattıkları gibi İran'ı da satacaklar. Beşar Esad da bu nedenle şu an Türkiye'ye öfkeli. Pakistan ve Suudi Arabistan'a politikalarından dolayı menfaatler sağlandı. Şimdi de Suriye politikaları için Türkiye'ye 18 milyar dolar para sağlanıyor. Libya'ya müdahale sürecinde Türkiye ilk birkaç gün farklı konuştu. Ancak on gün geçmeden Türkiye tam tersi bir tutum sergiledi.

TÜRKİYE KADDAFİ'Yİ SAATI

"Türkiye ABD ile anlaşarak Kaddafi'yi sattı. Şu an NATO'ya sağlanan İzmir'deki askeri üs de gösteriyor ki, Türkiye tamamen ABD ile anlaşmış durumda ve bütün imkanlarını seferber etmiştir. Kürtleri de bu politikalarla bağlantılı olarak satmıştır. Buna bütün Kürtler dahildir. Suriye'deki, İran'daki, Irak'taki Kürtler de dahildir."

KÜRTLER SURİYE İLE DE İRAN İLE DE ANLAŞMAYA ÇALIŞABİLİR

"Bu süreçte Kürtler Suriye ile de, İran ile de anlaşmaya çalışabilirler. Suriye ve İran'a şu söylenebilir; sakın Kürtleri kullanmaya kalkmasınlar. Bu, onlar için bir felaket olur, onların sonu olur. Ben onları sert bir şekilde uyarıyorum: Kürtlerle anlaşmalıdırlar. Demokratik özerklik temelinde bir anlaşmaya gidilebilir. Şayet Suriye devleti kabul etmezse Kürtler muhaliflerle hareket edebilirler. Ancak Suriye'deki muhaliflerle birlikte hareket etme durumunda da çaba Suriye'yi demokratikleştirmek yönünde olmalıdır. Şayet bunlar gerçekleşmezse Suriye ve herkes bilmelidir ki Kürtler soykırım kıskacındadırlar. Kürtler bu süreçte var olma-yok olma mücadelesi vermektedirler. Kürtlere imha dayatılmaktadır, ölüm-kalım meselesidir."

KÜRTLERİN POLİTİK OLARAK İKİYE BÖLÜNME TEHLİKESİ VAR

Öcalan bugünden sonraki tabloyu ise şöyle çizdi: "Bugünden sonraki tabloyu şöyle görüyorum. Bunu halkımız, herkes bilmeli. Suriye ve İran'daki Kürtler özgürlük çizgisinde kalacak ve daha da gelişecekler. Irak'taki Kürtler ise özellikle bir kesimin İran'la derin ilişkileri var ve İran'ın etkisi çok fazla. İran'ın buradaki etkisi köklü olduğu için tamamen İran'dan kopmazlar. Bu nedenle oradaki Kürtlerin politik olarak ikiye bölünme tehlikesi vardır, bu şimdiden görülmelidir.

ABD'NİN ETKİSİ ALTINA GİRMEYECEĞİZ

"Biz bugüne kadar hiç kimsenin boyunduruğu altına, etkisi altına girmedik, girmeyiz de. Bugüne kadar hep bağımsız kaldık. ABD'nin etkisi altına hiç girmedik, bugünden sonra da girmeyeceğiz. Türkiye, İran, Irak, Suriye de bunları iyi bilsin. Ama Kürtlerin daha fazla üzerine gelirlerse, daha fazla imha, daha fazla tasfiye dayatırlarsa, başka ittifaklar gelişebilir. Kürtler daha farklı ittifaklara yönelebilir. Nasıl ki ABD Türkiye ile ittifak geliştirip Kürtleri imhayı planlıyorsa, Kürtler de bu imhalara karşı ittifaklar geliştirebilirler."

HÜKÜMET ŞU AN TAMAMEN SAVAŞ POLİTİKALARINA TESLİM OLMUŞ

Öcalan şöyle devam etti:"ABD ve Türkiye'nin bu ittifakına, bu anlaşmasına karşı benimle görüşmeye gelen heyet bir şey yapabilir mi? Heyet veya devlet içinde savaşın gelişmesini istemeyen, barışı arzulayan kimseler Kürtlere karşı geliştirilen bu politikalara karşı gelebilir mi, bu politikaları durdurabilir mi, bilemiyorum. Tekrar ediyorum, buraya gelip benimle görüşen heyet iyi niyetlidir. Bu meselelere de hakimdir. Ancak bu şeylere gücü yeter mi, onu da göreceğiz. Hükümet şu an bu savaş politikalarına tamamen teslim olmuştur. ABD ve Türkiye Kürtlerin kellesi karşılığında anlaşmışlar diyorum. Bunun için tüm aydınlara diyorum ki; "buna karşı çıkılmalı, sessiz kalınmamalıdır." Bugün radyodan dinlediğim kadarıyla Erdoğan'ın üslubu gösteriyor ki ABD ile anlaşmışlar. Türkiye'nin Ortadoğu'da ABD'ye vereceği destek karşılığı Kürtlerin kellesi kendilerine verilecektir.

ERDOĞAN ÇİLLERLEŞTİ

"Eskiden teslim almaya çalışıyorlardı, şimdi teslim olunsa bile böyle bırakmazlar, siyaseten yok ederler. Ben daha önce Recep Tayyip Erdoğan için Özal mı olacak, Çiller mi olacak diye sormuştum. Recep Tayyip Erdoğan Çillerleşti. Tercihini Çiller olmaktan yana kullandı. Bu bir taktik midir, bilemiyorum ancak şu anki yürüttüğü politikalar Çiller olmaktan yana tercihini kullandığını gösteriyor. Kürtleri sürekli tasfiye ediyor, hem askeri hem siyasi operasyonla her gün Kürtleri tasfiye ediyorlar. Benim şu andaki duruma ilişkin yorumum; Kürtler soykırım kıskacındadır."

15 HAZİRAN'A KADAR BEKLİYORUM

"15 Haziran tarihini kullanmakla, 15 Haziran'da mutlaka çözüm olur demiyorum. Hemen 15 Haziran'da çözüm gelişir demiyorum, beklemiyorum. Burada önemli olan husus şudur: 15 Haziran'a kadar başbakanın -büyük ihtimalle hükümet yine onlar olacak- Kürtleri çözüm sürecine dahil ederek sorunu çözeceklerine ilişkin bir açıklama yapmasıdır. Bu konuda Başbakanın bir adım atması, yeşil ışık yakması önemlidir. Ben bu nedenle 15 Haziran akşamına kadar bekliyorum bu mesajı. Buraya benimle görüşmeye gelen heyet de bana bu konuda herhalde bir ipucu verecektir. ABD ile anlaşma kesin yapılmış mı, bu konu önemli. 15 Haziran'a kadar bekliyorum. Eğer bana bu konuda yeşil ışık yakılırsa, Kürtleri de dahil ederek -çünkü daha önce dahil edilmeyerek yol katedilmeye çalışılmıştı- ben de buna büyük öfke duymuştum.

ÇÖZÜMÜ DEKLARE EDERLERSE SİLAHLI ÇATIŞMA DEVREDEN ÇIKAR

"Ama şimdi sorunu çözeceklerini deklare ederlerse, ben de gerillaları bir yere toplamak için devreye girerim. Gerillalar uygun bir pozisyon alır, silahlı çatışma devreden çıkar, demokratik çözüm süreci de başlamış olur. Başbakan 15 Haziran'a kadar çıkıp konuşsun ve bana: "Silahlı güçlerini bir yere çek ve biz demokratik anayasa çözümü üzerinden çözüm geliştireceğiz" desin. O zaman bu savaşı durdurmuş olur."

HALKA ÇAĞRI

Burada halka örügtlere çağrıda buluna Öcalan "15 Haziran'a kadar bu söylediğim çerçevede bir yeşil ışık yakılmazsa, çözümün gelişeceğine dair bir bildirim yapılmazsa, beni ölmüş bilin! Artık ondan sonra yaşanacak olan başkaldırıdır, isyandır, her şey olabilir. Ben buna devrimci halk savaşı diyorum. Tarihi günler yaşıyoruz, tarihi süreçteyiz, önemli gelişmeler olur. Herkes bunların farkında olmalı. Umarım savaş olmaz, çözüm gelişir, barış olur." dedi.

 

İSTANBUL-EmekDunyasi.Net/ANF

Anahtar Sözcükler