27 Mayıs 2011, Cuma

Öcalan: Seçimlerden sonra çatı partisi kurulabilir

Çarşamba günü avukatları ile görüşen Öcalan seçim sonrası için değerlendirmelerde bulundu. Daha önce yaptığı 'Çekilebilirim' açıklamasının tehdit olmadığını söyleyen Öcalan seçimlerden sonra emek eksenli bir 'çatı partisi' kurulabileceğini kaydetti

25 Mayıs'ta avukatları ile görüşen Abdullah Öcalan'ın seçim çalışmaları, İmralı'daki görüşmeler, AKP iktidarının yürüttüğü politikalar ve 15 Haziran uyarısına ilişkin açıklamalarda bulunduğu öğrenildi. ANF'de yer alan habere göre Öcalan, 15 Haziran'dan sonra çekilme yönündeki açıklamalarının "tehdit ve şantaj" olmadığını belirtti. "Bir yeşil ışık bekliyorum" diyen Öcalan, heyetle yaptığı görüşmelerden bir sonuç çıkarsa demokratik çözüm yolunun devreye gireceğini söyledi. Öcalan, "Sonuç almamız durumunda 15 Haziran'dan itibaren yeni bir süreç başlayacak" dedi.

SEÇİMLERDEN SONRA ÇATI PARTİSİ

Seçimlerden sonra bir çatı partisi girişimi olabileceğini söyleyen Öcalan sözlerini şöyle sürdürdü: "Seçimden sonra bir çatı partisi girişimi olabilir. Ertuğrul Kürkçü bu çalışmalarda da yer alabilir. Bu çatı partisi tek başına milliyete dayalı olmayacak, etnisite sorunlarını çözmüş, kendi içinde milliyetlere ve kültürlere duyarlı olan, emek eksenli bir çatı örgütü olur. Türkiye'de böylesi yeni bir çatıya ihtiyaç var. Seçimlerden hemen sonra bütün kültürleri bir araya getiren, bu kültürlere açık, emek eksenli bir çatı partisi çalışması başlayabilir. Türkiye'de bu anlamda ciddi bir boşluk var. Saldırgan kapitalist tekelciliğe, tekelci kapitalizme karşı ancak bu tarz örgütlenmelerle cevap olabiliriz. Bundan sonrası öyle klasik partilerle gitmez. Bugüne kadar varolan klasik partiler, hayati sorunlara cevap olamaz, çok fazla başarı şansları da yoktur. Oluşturulacak yeni parti, ciddi bir alternatif olacaktır. Hemen olmasa da % 20-30'larda bir oy rahat alır. İktidarın alternatifi olacaktır."

TÜZEL VE ÖNDER MUTLAKA SEÇİLMELİ

İstanbul'daki adayların seçilmelerinin de önemli olduğunu belirten Öcalan, aslında İstanbul'un daha fazla aday çıkaracak kapasiteye sahip olduğunu kaydetti. Öcalan şöyle dedi: "İstanbul'daki adayların seçilmeleri de önemlidir. Levent Tüzel'in, Sırrı Süreyya Önder'in, diğer arkadaşların seçilmelerini önemsiyorum, mutlaka seçilmeleri gerekir. Aslında İstanbul'da daha fazla aday çıkaracak kapasite de vardır."

15 HAZİRAN TEHDİT VE ŞANTAJ DEĞİL

Öcalan, daha önceki haftalarda 15 Haziran'da çekileceği yönündeki açıklamalarının hem Kürtler hem de Türkiye kamuoyunda yeterince anlaşılmadığını belirterek, bunu tehdit ve şantaj olarak değil çözüm için söylediğini vurguladı. Öcalan şunları ifade etti: "15 Haziran'da çekileceğim yönünde yaptığım açıklamaların gerek Kürtler gerek Türkiye kamuoyu tarafından yeterince anlaşılmadığını düşünüyorum. Uzun zamandan beri ve şu an omzumda oldukça yük var. Üzerimde çokça düğüm var. Benim burada, bu koşullarda daha fazla rol almamın, pratik önderlik yapmamın doğru olmadığını düşünüyorum. Ben daha önceleri de pratik önderlik yapamayacağımı, bunun doğru olmadığını belirttim. 15 Haziran'da çekileceğim derken, bu, tehdit, şantaj olarak değerlendiriliyor. Tehdit amaçlı değil, Kürt sorununun çözümü için bu açıklamaları yaptım. Mevcut koşullarla pratik önderlik yapmam faydadan çok zarar veriyor. Gerek devlet gerek Kandil ve BDP, bütün sorunları benim üzerime yıkmış, Kürtler de benden pratik önderlik bekliyor. Bundan sonra kendi durumlarına ilişkin kendi kararlarını kendileri almalıdırlar. Benim burada zaten sonumun ne olacağı da belli değil. Bir deprem olsa burası üzerime yıkılsa ne olacak. Bu durum ömür boyu süremez. Bir kayanın bile fiziksel bir ömrü vardır. Fiziksel açıdan en fazla ne kadar dayanabilirim, bilemiyorum. O yüzden herkes kendi önderliğini yapmalıdır. Aynı şekilde Kandil'dekiler de hepsi 60'lı yaşlarına gelmişler, belli bir tecrübeye sahipler, kendileri önderlik yapabilecek tecrübeye ve olgunluğa sahiptirler."