Erdoğan'ın açıklamaları
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçimlere üç gün kala katıldığı televizyon programında pervasızlığını sürdürmeye devam etti. Televizyon programına küçük bir taşla gelen Erdoğan Hopa'da yaşamını yitiren Metin Lokumcu'nun kendisine taş attığını söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk'te katıldığı programda gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı. Başbakan Erdoğan, Hopa'da polis müdahalesinde yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu'nun ölümünü "taş atıyordu" diyerek meşrulaştırmaya çalıştı. Hopa'da öldürülen Metin Lokumcu ile ilgili olarak daha önce yaptığı açıklamada "Bir tanesi de kalp krizi geçirerek, kimliğini bilmiyorum, üzerinde durma gereğini de duymuyorum, kalp krizi sonucu ölmüş" diyen Erdoğan, Hopa'daki protestolar sırasında kendisinin önüne gelen küçük taşı koydu.
Erdoğan Lokumcu'nun ölümüne ilişkin soru üzerine şunları söyledi: "Ölmüş olan insanla ilgili gelen bilgiler, belgeler o insanla ilgili varsa buna ne dersiniz? Taş atarken çekilmiş resimleri var. Bunları hiç görmüyoruz. Medya o şahsın üzerinde dururken, benim Servetim'in üzerinde neden durmuyor? Polis halen yoğun bakımda. Ben hedeftim. Ufak taş geldi, benim önüme. Büyük taş da sürücümün önüne geldi. Kan revan içinde kaldı. Bunlar medyada yer almıyor. Hopa'nın içinde bizim yüzde 40 oyumuz var. "Tek yol sokak, tek yol devrim" pankartları vardı. Orada emniyet zaaf gösterdi. Medyanın bu mücadeleye destek vermesi lazım. Medyanın bu propagandayı yapmaması lazım."
'KADIN MIDIR KIZ MIDIR'DA PİŞMAN DEĞİL
Erdoğan, Metin Lokumcu'nun katledilmesinin proteste edildiği gösterilerde polis müdahalesinde kalça kemiği kırılan Dilşat Aktaş için "kadın mıdır kız mıdır" sözlerinin hakaret olmadığını savundu, "Pişman değilim" dedi.
Kendisinin gümbür gümbür konuştuğunu belirten Başbakan, "Sertlik başka bir şey. Benim hitabetim farklıdır. Ben gümbür gümbür konuşurum. Kız ve kadın ifadesinde, kadın dersen kızsa hakaret kabul eder. Bunu farklı yerlere çekenlere şaşıyorum. Özellikle diğer liderlerin benimle ilgili hakaretleri var. Bunlar gündeme gelmiyor. Ana muhalefet dişlerini sökeceğim diyor, AKP'ye oy verenleri beyinsiz ilan ediyor. Bunlar gündeme gelmiyor. Ama benim sözlerimde hakaret varsa bunlar için özür dilerim. Ama hakaret yok. Bu benim tarzım." Dedi.
MUTSUZ OLDUĞUNUZ MİTİNG OLDU MU?
Erdoğan mutsuz olduğunuz miting oldumu sorusuna Hakkari mitingini örnek göstererek halka zorla kepenk kapattırıldığını savunmaya devam ett.
Tek şikâyetimiz Hakkari mitingi oldu. Hakkari'de halk tehdit edilmemiş olsa, esnaf kepeklerini kapatmamış olsa... Sizinle yarış içinde olan bir ilçe başkanına istifa et çağrısı yapıyorlar. Tabela asamazsınız diyorlar. Ama biz er ya da geç tabelaları asacağız."
'İMRALI'DAKİNİN İŞİ BİTMİŞTİR'
Başbakan Erdoğan, "BDP'yi terör örgütü ilan etmesinin" hatırlatılması ve "Bu seçim dili mi" diye sorulması üzerine "barış dilini kullandıklarını" iddia etti.
Erdoğan, ayrıca "Yeni bir şey daha uydurdu. İmralı'dakini bırakacaklar falan diyor. Daha çok beklerler. AK Parti iktidarında böyle bir karar beklemesinler. BDP'liler o ifadelerle nasıl oy toplarız diyorlar, Leyla Zana da öyle... İmralı'dakinin işi bitmiştir. Ben vatanıma ihanet edemem. Öyle bir şey söz konusu değil" dedi.
NURAY MERT TARTIŞMASI
Başbakan Erdoğan, daha önce "namert" dediği Nuray Mert tartışmasına ilişkin "Sınırsız özgürlük olmadığı" sözünü tekrarladı. Erdoğan, "Dersim'de yapılan yolların harekatlar için yapılan yollardır, duble yollar da güvenlik kaygısıyla yapılan yollardır çıkışını bizim mantıklı kabul etmemiz mümkün mü? Bir hükümet yapacağı yatırımı bölgedeki bir siyasi partiyle mi oturup konuşacak. DPT ne iş yapar? Biz bir hizmet aşkıyla koşuyoruz, siz diyorsunuz ki uzlaşın. Terörün çözümünde bu barajların, yolların yapımında müsaade mi alacağız. Ben halkıma bakarım. Bu zikrettiniğiz isimler bundan dolayı böyle bakıyorlarsa, baksınlar. Benim vatandaşımın içme suyu yok, gidip bunların resimlerini çekiyorsunuz. Dağın başında okul yok haberlerini getirip haber yaparsınız. Ama yapılanları göstermezsiniz. Biz hizmet için kimseden müsaade almayız" dedi.
'TÜSİAD'IN NE OLDUĞU BELLİ DEĞİL'
TÜSİAD tartışmasına yönelik soruya Erdoğan "TÜSİAD'ın ne olduğu belli değil. Bir anayasa çalışması yaptılar, tepkiler geldi; geri adım attılar. Bu doğru bir yaklaşım mı?" şeklinde cevap verdi.
BEN TÜRKÇE DIŞINDA BAŞKA BİR RESMİ DİL TANIMIYORUM.
Devlet Bahçelinin Diyarbakır mitingi ve anadilde eğitime ilişkin soruları yanıtlayan Erdoğan şöyle dedi:"Bütün liderlerin gitmesi lazım. Ben Türkçe dışında başka bir resmi dil tanımıyorum. Ana dil konusunda kurslar açtık. Ana dil eğitim konusunda ise üniversitede önünü açtık, orta ve lisede bu mümkün değil. Ama ilerde bunlar seçmeli olarak konuşulabilir. Bir çok üniversitede Kürtçe öğretilebiliyor. Kürtçe propaganda yapabiliyorlar."
BEDELLİ ASKERLİK
Erdoğan, bedelli askerlik konusunda ise "Silahlı kuvvetlerin düşüncesini önemsiyorum. Biz bir kaç kez görüştük. Tek endişemiz şehit aileleri. Şehit aileleri bizim çocuklar kurban mı seçildi, biz fakirdik bu yüzdün mi başımıza geldi falan diyorlar. Milletimin ne dediği önemli. Bedelliyle ilgili olarak önümüzdeki dönemde yine Genelkurmay'la konuşup, mutabakat sağlarsak adımlarımız atarız. Sırtımda küfe var. Şehit ailelerinin de belli bir adım atması lazım. Bunun belli bir çözüme kavuşması lazım. Milli Savunma Bakanlığı'nın da bu konuda çalışması var." dedi.
BALKON KONUŞMASI
Seçim sonrası yapacağı balkon konuşmasına iliş kin soruya cavep veren Erdoğan bı konuşmanın sürecin bir özeti olacağını söyledi. Bunları şimdi açıklayamayacağını belirten Erdoğan "Biz balkonu boşuna yapmadık, bugünler için yaptık. Arkadaşlar ön hazırlığı yapıyorlar, çerçeve belli. 12 yılı hedefleyen bir konuşma olacak. Bu mesajın içerisinde iç ve dış gelişmeler olacaktır. " dedi.
İSTANBUL-EmekDunyasi.Net